Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
629
 

Güçlülerin dünyası

Güçlülerin dünyası
 

Üniversite’de öğrenci olmak, öğrencinin ailesine ve öğrenciye çok büyük maddi zorluklar yaşatabiliyor. Kalacak yer masrafı, kitap masrafı, kırtasiye masrafı, yiyecek masrafı, sosyal aktivitelere katılma masrafı… Bu masraflar listesi, böylece uzayıp gider, gider de; masraf listesinin asıl muhatabı öğrenci değil, ailedir. Aileler, çocuklarını okutabilmek için bin-bir zorluklar çekerler; ama bir defa bile ağızlarını açmazlar.

Üniversite öğrencilerinin masraflarının bir kısmını karşılanması ve ailelerin sırtına binen yükün biraz daha hafiflemesi amacıyla, Kredi ve Yurtlar Kurumu, öğrencilerin başvuruları üzerine, öğrencilere geri-ödemeli kredi imkanı sağlamaktadır. Fakat bu kredi, başvuran her öğrenciye verilmez. Kredi alabilmek için birçok form doldurmak gereklidir. Doldurulan formlar sonucunda kurum yetkilileri, hangi öğrencilere kredi imkanı sağlanacağına, kendileri karar verirler.

2006-2007 yılında kredi için kuruma, yaklaşık 425 bin öğrenci başvurmuş; ancak başvuran bu öğrencilerin, yalnızca 154 binine kredi imkanı sağlanmış. Buraya kadar, her şey normal gibi gözüküyor. Aynı dönemde kurum, on bir milletvekili çocuğuna; yirmi sekiz Yargıtay, Danıştay, Denetim Kurulu üyesi çocuğuna ve seksen Hakim-Savcı çocuğuna kredi verdiği belirlenmiş.

2007 yılı baz olarak alındığında, basit bir araştırma sonucunda, milletvekili maaşlarının 8 bin 220 YTL olduğunu görürsünüz. 2006 yılı göz önüne alındığında ise, Yargıtay ve Danıştay Başkanlarının maaşlarının 4813 YTL olduğunu görmekteyiz. Aynı yıl içerisinde Danıştay Başsavcısının maaşı ise 4715 YTL’dir. Yine aynı yılda birinci sınıf hakimlerin maaşı 3788 YTL, Hakim(8/1) maaşı ise 2038 YTL olarak yansımaktadır.[1] 2006 yılında en düşük emekli maaşı ise ortalama 450 YTL’dir.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2006 yılı araştırmalarına göre, bu ülkede hala yaklaşık 593 bin kişi açlık sınırının altında yaşıyor. Üstelik TÜİK’in açlık ve yoksulluk sınırı açıklaması da çeşitli sendikalarca gerçekçi bulunmuyor.[2] Açlık ya da yoksulluk sınırında yaşayan ailelerin çocukları da üniversitelerde öğrenim görüyorlar. Diğer yandan milletvekili çocukları ya da büyükelçi ve müsteşar çocukları da…

Kredi ve Yurtlar Kurumu, öğrencilere kredi verirken hangi şartları göz önünde bulunduruyor? Ailelerin gelir durumları mı? Yoksa Türkiye’deki sosyal şartları mı? Öğrencilerden kredi başvurusunda istenen belgeler, hangi amaçla isteniyor? Güçlüyle güçsüzü, fakirle zengini, aç ile toku birbirinden ayırmak için mi? Geçim sıkıntısı içerisinde olup, ayrıca üniversitede çocuk okutan ailelere yardım etmek için mi? Yoksa, güçlülerin güçsüzleri iyice ezebilmesi için mi?

Sonuçlar gösteriyor ki, devletin kurumuna, yüksek öğretimini tamamlamak için borçlanabilmenin temel şartlarından birisi zengin (güçlü, elit) olmaktır. Eğer güçlüysen, bu ülkede, her yerde kazanma şansın daha yüksektir. Yaşamak, güçlü iken daha da güçlü olmak; güçlülerin hakkıdır zaten. Güçsüzler ise genellikle arka planda kalmaya mahkûmdur. Yukarıdaki istatistikî bilgiler zaten her şeyi açıklıyor. Başka söze gerek yok. Bu dünya, maalesef güçlülerin dünyası.

[1]Ayrıntılı bilgi için:http://www.memurlar.net/haber/47934, 17.01.2008

[2] http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=14643, 17.01.2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 31
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1025
Kayıt tarihi
: 10.12.07
 
 

Karadeniz Teknik Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Kitap okumayı, yazı yazmay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster