Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '06

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
1463
 

Gül olmak

Gül olmak
 

Bizim kültürümüzde ayrı bir yeri vardır gülün. O en başta yüce yaratıcının habibinin (SAV) sembolüdür. En büyük payeyi ve en büyük değeri de bu sembolünden alır o. Aşkın sembolüdür, güzelliğin sembolüdür ve sevginin sembolüdür gül. Sevgilidir, candır, canandır gül. Onadır bütün bülbüllerin ötüşü ve en güzel nağmeler...

Lakin, beton yığınlarının göğe ulaştığı günümüz dünyasında güller çiçekçilerde, sevgilerse pembe dizilerde kalmış. Altüst olmuş; altüst olmuş değerlerimizle birlikte, gül de sevgi de... Sosyal yaşamda ise gülün yerini kaktüs, sevginin yeriniyse kin ve nefret almış. Güller kokmaz, bülbüller ötmez olmuş...

Bir de, her şeye rağmen sevginin bir kıvılcım olduğu yürekler vardır. Onlar, bu dejenere olmuş dünyada özünü koruyabilmiş nadir simalardandır. Onların, gül görmek istediklerinde yapmaları gereken tek şeyleri vardır. Evet, yapmaları gereken sadece bir aynaya bakmaktır. Ve aynaya bakarlar gülü özleyip, güle susadıklarında... Aslında bu, onların iç alemleri ve yüreklerindeki güzelliğin yüzlerine yansımasından başka bir şey değildir. Hafif meltemle salınan bir güldür, jestleri mimikleri...

Fakat kolay değildir gül olmak, büyük sorumluluklar ister. Hele bir de güzelliklerin itici, kötülüklerin çekici geldiği bu günde. Ne büyük görevler düşer ona... Ama bükemez belini bazılarının görünce kaçtığı bu yük. Ulu bir çınarın gücü vardır, onun çelimsiz bedeninde...

Kolay değildir gül olmak... O, etkilemelidir güzelliğiyle çevresini. Hoş kokular yaymalıdır, is ve kir tutmuş havaya inat. Temizlemelidir rayihasıyla küf bağlamış gönülleri, paslanmış yürekleri... Eritmelidir onun sevgi iklimi, taş kesilmiş kalpleri... Su gibi zarif ve su gibi inat olmalıdır, mermere taşa karşı...

Kolay değildir gül olmak... Dökülebilir yaprakları ve kırılabilir boynu. Dahası o da solar her çiçek gibi. Doğar, büyür ve ölür her canlı gibi. Buna rağmen o, tohumlar saçmalı toprağa, solmadan ve ölmeden önce... Bilmelidir ki; bir başka bahar gelir, giden her kışın ardından... Bir başka günün başlaması gibi, biten her gecenin ardından...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 157
Toplam yorum
: 488
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 11954
Kayıt tarihi
: 22.08.06
 
 

1996-2000 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü, Psikolojik Danış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster