Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1029
 

Güle güle 2006

Güle güle 2006
 

Daha dün umutla, güzel dileklerle karşılamaya hazırlanırken bugün yolcu ediyoruz 2006 yılını. Ne tesadüftür ki, yeni yılı, Kurban Bayramı ile karşılıyoruz.

Mutlu olduğumuz, üzüldüğümüz, tepki gösterdiğimiz olaylar, ''gidenlerin dönmediği seferlere uğurladığımız''sanatçılar, yazarlara veda ettik. Seri cinayetlerle tanışti ülkemiz, hırsızlık, gasp arttı, çocuklara uygulanan istismasların en kötü örneklerinden birini günlerce televizyon ekranlarından izleyip, gazetelerden okuduk. Sınırlarımızın ötesinde patlayan bombaların, evsiz, kimsesiz, yaralı bıraktığı masum çocukların, insanların gözyaşlarına, savaşın bir başka çeşidi olan yoksulluğun, açlığın, kuraklığın öldürdüğü Afrika'daki milyonların mücadelesine,çaresizliklerine üzüldük, yüreklerimiz sızladı ama sonuç değişmedi, değiştirecek hiçbir şey yapılamadı, yapılamıyor.

Tek tek incelemeye satırların yeterli gelemeyeceği sevinçler, hüzünler, ayrılıklar, tepkiler vardı 2006'da. 12 Dev Adam'ın Japonya'da dünya altıncısı olduğu, çeyrek final ve sonrasındaki derece maçlarının heyecanını, Murat Kosova'nın unutulmaz performansı ile televizyon ekranlarından izlerken, sesi kısılıncaya kadar yaptığı tezahüratları, ''haydi çocuklar'', ''iyi savunma'', ''inanamıyorum, Türkiye geri döndü'' sözlerini, özellikle, Litvanya, Brezilya, Slovenya maçlarını, kaybedilmek üzereyken saniyelik zamanlarda, ''inanarak, cesaretle, tek yürek'' olunarak gelen galibiyetleri ve elde edilen Dünya altıncılığını daha büyük başarılar, heyecanlar yaşanıncaya kadar unutmayacağım. Basketbol'u sevdiren, bizleri umutlandıran ''12 Dev Adam, 12 Cesur Yürek''le gurur duyduk, avuçlarımız kızarıncaya kadar alkışladık.

Kaybettiklerimiz oldu, ''dönülmeyen yola'' uğurlayıp, kalplerimizde yaşatacak olduğumuz. ''Benim Akşam Sefalarım'', ''Ben Sana Küskünüm İstanbul'', 'Bay Alkolü Takdimimdir'' kitaplarından tanıdığımız gazeteci yazar Halit Çapın ayrıldı önce aramızdan. İki gün sonra da ''sıçra gel kız Duygu. İhalelere girip sana şaraplar alayım....Hamamcı Faris'e söyleyeyim, sana Cunda'dan ıstakozlar, denizkestaneleri, deniz börülceleri, papalinalar getireyim........kızımın kızıl saçlı ''Duydu''su....Benim eski baldızım....''Balkızım''.....Hadi bekliyorum kalk gel....Sövdürme beynindeki tümörlere !..'' dediği ''Balkızı'' Duygu Asena hayata veda ederek Halit ağbisinin yanına gitti.

Kadının Adını yok sayan, ikinci sınıf olarak gören bir topluma, yılmadan, gösterilen tepkilerden korkmadan, bazen hemcinslerinin de yalnız bırakmasına rağmen mücadele eden, gazeteci yazar, güzel kadın Duygu Asena, hayatını adadığı kadınların omuzlarında, çok sevdiği sarı güllerle, ''Kadının Adı Duygu Asena'' denilerek gözyaşı ve tebessümle yolcu edildi.

Türk Sineması, ''Selvi Boylum Al Yazmalım'', ''Adak'', ''Bu Vatanın Çocukları'', Keşanlı Ali Destanı'', ''Taçsız Kral'', ''Bir Yudum Sevgi'', '' Aaah Belinda'', ''Hayallerim Aşkım ve Sen'', ''Nihavend Mucize'', ''Eğreti Gelin'' gibi kaliteli filmlerin unutulmaz yönetmeni Atıf Yılmaz Batıbeki'yi, Öğrenim yıllarında tiyatro ile ilgilenen, Yeşilçam'ın karakter oyuncusu, 125 filmde hafızalara yer edecek roller alan, Tıp Fakültesi, Mühendislik Fakültesi diplomalarına sahip, 1990 yılında ''Karılar Koğuşu'', 1992'de de ''Yağmur Beklerken'' filmleri ile Antalya Altın Portakal Film Festivali En İyi Yardımcı Erkek ödülü alan, ''Zerda'', ''Aşkın Dağlarda Gezer'', ''Hanımağa'', ''Berivan'', ''Yanık Koza'', ''Seher Vakti'', ''Hacı'' gibi televizyon dizlerinden tanıdığımız Tuncer Necmioğlu'nu,

Tiyatro; Birlikte yaşadığı hanım arkadaşı tarafından, bir tartışma sonrası öldürülen, ''Şehnaz Tango'', ''Deli Divane'', ''Eltiler'', ''Gülün Bittiği Yer'' gibi film ve oyunlardan tanıdığımız tiyatro ve seslendirme sanatçısı Mümtaz Sevinç ve , ''Cyrano De Bergerac'', ''Ölümü Yaşamak'', ''Babalar ve Oğullar'', adlı tiyatro oyunları ile, Halit Refiğ'in ''Hanım'', Yavuz Turgul'un ''Gönül Yarası'' filmlerinde rol alan, ''Çalıkuşu'', ''Saat Sabahın Dokuzu'', ''Önce Canan'', ''Uğurlugiller'', ''Dişi Kuş'', ''Yabancı Damat'' dizilerinden tanıdığımız Mübeccel Vardar'ı,

Türk Müziği; ''Aşkın Kanunu'', ''Bak Yeşil Yeşil'', ''Arım, Balım, Peteğim'', ''Adını Anmayacağım'', ''Her Halinle Her Şeyinle Güzelsin'',''Mavi Dünyam Benim'' gibi sevilen eserlerin söz yazarı ve bestekarı Mehmet Erbulan; ''Zeytin Gözlüm'', ''Kız Sen İstanbul'un Neresindensin'', ''Hüzün Zaman Zaman Deli Dalgalarla Gelir'' şarkılarının bestekarı Prof.Dr. Selahattin İçli ve eserlerinin bazıları ''Arabacı'', ''İntizar'', ''Kısmet'', ''Arabacı'', ''Yollar Uzak Gelemedim'', ''Söyleyin Yıldızlar Sevgilim Nerede'', ''Yalan Gözlerim'', ''Sevemez Kimse Seni'' olan, 400'e çalışması olan söz yazarı ve bestekar Suat Sayın'ı,

Türk Halk Müziği; ''Derdim Çoktur Hangisine Yanayım'' , ''Haydar Haydar'', ''Böyle İkranınan Böyle Yolunan'' türküleri deyince ilk akla gelen isim Ali Ekber Çiçek, Aşık Reyhani'yi dönüşü olmayan yola uğurladı.

20.yüzyılın en önemli müzik yapımcılarından, 12 Grammy Ödülü sahibi, Bee Gees, Phil Collins, Aretha Franklin, Chaka Khan, Bette Midler, Modern Jazz Quartet, Barbra Streisand, Norah Jones gibi ünlülerle çalışmalar yapan Türkiye'nin Amerikadaki başarılı müzik adamı Arif Mardin, ünlü Müzik şirketi Atlantic Records'un sahibi, Ray Charles, Aretha Franklin, Rolling Stones'un dünya çapında tanınmalarında büyük etkisi olan, blues,soul, rock müzikte çığır açarak modern müzik kültürünün şekillenmesinde rol oynayan, Eric Clapton, Bette Midler, Roberta Flack, Led Zeppelin, Ruth Brown'u müzik dünyasına kazandıran, 2000 yılında ABD Kongre Kütüphanesi tarafından ''Yaşayan Efsane'' ünvanı verilen, Türkiye'nin Amerika'daki başarılı müzik adamı Ahmet Ertegün'de, bu yıl kaybettiğimiz değerli müzik adamları oldular.

Siyaset ise; 18 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay 1. Dairesi'ne 'a yapılan saldırıda hayatını kaybeden üye, Mustafa Yücel Özbilgin'in cenazesinde fenalaşarak beyin kanaması geçiren, Türkiye Cumhuriyeti eski Başbakanlarından, Kıbrıs Barış Harekatının unutulmaz ismi, adı dağlara, taşlara ''umut'' olarak yazılan ''Karaoğlan'', Mustafa Bülent Ecevit Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ndeki tedavisinin 172. günü olan 5 Kasım 2006'da, 78 yaşında hayata veda etti. Şiirleri, beyaz güvercinler, ''Halkçı Ecevit'' sloganlarıyla uğurlandı son yolculuğuna.

2006 yılının Ağustos ayında, insanlara güvenümü kaybetmiş, işsiz kalmış, sürekli stres yaşarken Milliyet Blog'la tanıştım, benden birkaç ay önce yazmaya başlayan sevgili arkadaşım sayesinde. Önce biraz çekingenken yorumlar, eleştiriler geldikçe rahatlamaya başladım..Yazdıkça mutlu oldum, paylaşmak stresimi azalttı. Sanal ortamda da olsa değerli insanlar tanıma fırsatına sahip oldum. Bu sitede birlikte sevindik, üzüldük, tepki gösterdik, hayatı paylaştık. Dayanışmanın en güzel örneği, arkadaşları anfilerde ders dinlerken, kız arkadaşlarıyla gezerken, hastane odasında iyileşmeyi bekleyen Ferdi Vatansever'in, sağlığına kavuşması için gösterilen gayret oldu. Cılız sesler, yükseldi, koroya dönüştü, ülke içi ve dışına kadar duyuldu sesimiz. Artık finale yaklaştık, 70.000. YTL kaldı, Ferdi'nin ameliyat masrafları için. Biraz daha gayret diyerek devam dedik ve yolumuzun açık olduğunu bilerek, inanarak yürüyoruz hep birlikte....

Güle güle 2006....Acı tatlı, sevinçli,hüzünlü, sabırlı,sabırsız 360 günün ardından yolcu ediyoruz yaşanmış bir yıl olarak...Güle güle 2006.....Umutlarımız, sevinçlerimiz,2007 yılını bekliyor artık.....Güle güle 2006....Senden Ferdi için br isteğim daha olacak. Lütfen onu sağlığına, ailesine, sevdiklerine, onu hiç tanımadan sevenlere kavuşturup git. Evet senin saatlerin kaldı artık ama yeni gelen yıla söylersen, tecrübeli olduğun için sözünü dinler.....Kabul ediyorsun değil mi dileğimi, kavuşturacaksın değil mi bu gencecik insanı sağlığına, canlı hücrelerine?.............Biliyordum sesimizi duyacağını, dileğimizi kabul edeceğini.....

Teşekkürler 2006, yolun açık olsun.......

Ferdi Vatansever'e 70.000 YTL daha lazım...Hadi biraz daha gayret edelim..... http://biryardımeli.bz.tc

resim kaynağı : www.sabah.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

:( Bu kadar gökyüzüne gönderdiğimiz yıldız olduğunu bilmiyordum.Yazı okuyunca çok üzüldüm haliyle.Ferdi için yaptıklarınızıysa bazı blog arkadaşların yazısında da okudum ama tam anlayamadım tüm blogcular birleşip yardım mı ettiniz?Yahut Ferdi iyileştimi şu anda çünkü öyle bir blog okudum.Biraz kafam karıştı yani Tuğbacım.Bu arada Eray'dan haberin var değil mi?Yazın beni derinden etkilese de umudumu kaybetmemeye kararlıyım,birşeyler değişecek yönünde:)Ne yazıkki geçiken yeniyıl mesajımı şimdi yazabiliyorum malum şu geciken tanışma yüzünden:):Yeni yıl yeni bir hayatla gelsin Tuğbacım,yeni umutlar getirsin...Her şey gönlünce olsun...Sevgiyle...

Sıla 
 09.01.2007 16:10
Cevap :
Giden yıldızları gökyüzüne bakarak görecek olsak ta, yoklukları üzüntü veriyor. Ferdi konusunda detaylı bilgi sahibi olmak istersen: http:// biryardımeli.bz.tc. adresi ya da 6 Aralık tarihli blog yazılarını kontrol etmeni tavsiye ederim. Ferdi Vatansever, 22 yaşında, hücrelerinin canlanıp sağlığına; sevdiklerine kavuşmayı bekleyen bir genç. Onunla blog dostlarından Deniz Hn. sayesinde tanıştık. Blog'umuzun dayanışma konusundaki ilk gözağrısı. Yakın zamanda sağlığına kavuşması için herkes bir şeyler yapıyor, yapma çabasında. Umutla bekliyoruz tedavi masrafları için eksik meblağın tamalanmasını.Yazılarını okumaya başladım. Civan Canova'yı severdim daha çok sevmeye başladım. Bilgi ve sevgi paylaştıkça çoğalır...Görüşmek üzere, sevgiler.  10.01.2007 23:57
 

Sevgili Tuğba, ''Güle güle 2006'' başlıklı yazınızı 2007'ye girdiğimizden beri okuyorum. 2006'da insanlık kendi iyiliği için ne yaptı diye düşündüm; bu yazıyı her okuyuşumda. Silah fabrikaları da çalıştı, üretti; bilgisayar fabrikaları da... Açlıktan ölenler de oldu; tok yaşayanlar da... Keşke insanlık geçen yıl kendine iyilik edebilseydi, ama edemedi. Gelecek yıllarda da edecek gibi görünmüyor. Yitiklerimiz oldu, hepsini yazmışsınız: Halit Çapın, Duygu Asena, Atıf Yılmaz, Tuncer Necmioğlu, Mümtaz Sevinç, Mübeccel Vardar, Prof.Dr.Selahattin İçli, Suat Sayın, Ali Ekber Çiçek, Aşık Yaşar Reyhani, Arif Mardin, Ahmet Ertegün, Bülent Ecevit, Erdal Öz, Semih Balcıoğlu... Dış dünyadan da Saparmurat Niyazov, James Brown, Oriana Fallaci, Stanford Sahw yitirdiklerimiz oldu. Yılları konuk uğurlar gibi uğurlayamıyoruz; giden yıllar geri gelmiyor. İzleri kalıyor yılların... Keşke yılları da konuk uğurlar gibi uğurlayabilsek... Yeni yıl, yeni konuk gibi ilk kez tanışılan... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 07.01.2007 19:27
Cevap :
İnsanlık, insaniyet, vicdan, dürüstlük...........Gittikçe azalan, neredeyse yok olduğunu düşünmeye başladığımız kavramlar oluyor hızlı gelişen teknoloji, olumsuz şartlar, rekabet, ...........Doğa'nın kanunu deniyor ya adına onun gibi. Yitiklerimiz oluyor yerleri kolay doldurulamayan, yeniler de geliyor arkalarından ama birşeyler hep eksik kalıyor, tıpkı giden yıllar gibi. Ne güzel olurdu, ''yılları konuk gibi ağırlayabilmek'' sizin dediğiniz gibi. Umut, umut yine de umut. İlginiz, yer vermediğim dış dünyadan kayıplarla ilgili bilgilendirmeniz için çok teşekkür ederim. Sevgi ve Saygılarımla.  08.01.2007 21:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2294
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster