Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '07

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
1794
 

Güle güle internet'in karanlık tarafında kalan çakallar

Güle güle internet'in karanlık tarafında kalan çakallar
 

Hayat ilginç sürprizlerle ve olaylarla dolu. Yaşam boyu; hepimiz erdemli yaşayabilmek adına önümüze hedefler koyar, sahip olduğumuz değerleri geliştirebilmek, daha değerli hale getirebilmek daha doğrusu insan onuru ve ahlakına uygun insanca yaşayabilmek üzere didinir dururuz.

İlişkilerimizi de azami oranda bizimle aynı düşünsel düzlemde olan insanlar ile kurmaya çalışır ve yol alırız. Ancak ilişkilerimizi her ne kadar seçmeye çalışsakta , bazen seçtiğimiz insanların seçtiği başka insanlar , o insanla olan ilişkimizin niteliğini dolaylı da olsa olumsuz anlamda etkilemeye çalışabilir. Ya da seçtiklerimiz arasında da sizin aynı yollarda yürüyemeyeceğinizi zamanla anladığınız birileri de çıkabilir.


Onurlu olmak, erdemli kalabilmek, vicdan sahibi olmak ve ahlaklı kalabilmek birinin yaşama ilişkin temel prensipleri iken bunların tersi istikamette hareket eden birileriyle de karşılaşmanızın kaçınılmaz olduğu durumlarda olabilir. Asıl soru şu;

Tersi istikamette hareket edene karşı sahip olunan değerler ile karşılık verildiği durumlarda bile bu kişi/kişiler hala bunu anlamamakta ısrarcı bir tavır izliyor ve bu durumdan küstahça faydalanmaya çalışıyor ise ne yapılması gerektiğidir.

Böyle biri/birileri kazayla da olsa insan yaşamının içinde yer almış ise

1- Arsızlık , yüzsüzlük yaşam biçimi olmuş ise

2- Sürekli bu arsızlığa kendince erdemli ve onurlu eklektik teoriler giydirmeye çalışıyor ise

3- Siz, onun yaşamınızdan uzaklaştırdıkça, o sizin yaşamınızın orta yerinde kalmak üzere ahlaksızlığına sahtekarlıkla şekillendirdiği “dört ayak üstüne “ düşebilme teorileri üretiyor ise

Eyvallahınızı anlamıyor ise ,

ya ;

a.) Psikolojik bir rahatsızlığı olduğunu düşünürsünüz

Ya da

b.) İflah olmaz bir yüzsüz ve arsız olduğunu

Birinci durumda yardım bile etmek isteyebilir, psikiyatra yönlendirirsiniz.

İkinci durumda yapabileceğiniz en iyi şey, o kişiyi hayatınızdan köklü bir şekilde silme kararlılığı göstermeniz ile olacaktır.

Yok silinmemek üzere ısrar ediyor ise siz de onun tüm ilişkilerini onun ahlaksız-kişiliksiz-sanal gizli yöntemleriyle değil, kendi erdemli yöntemleriniz ve açık bir yüreklilikle deşifre ederseniz.

Ancak, o buna rağmen asla kendi gerçek kimliğiyle ortaya çıkabilecek cesarette ve yürekte olamaz. Ama bilir ki ; herkes artık onun ne türden bir yüzsüz ve ahlaksız olduğunu biliyordur ve çevresinde oynadığı hangi türden oyun yada kişilik olursa olsun her defasında anlaşılacak ve her defasında kendini var etmek üzere başka avlar bulmak üzere hareket etmek zorunda kalacaktır.


En kötüsü tabi bu türden biri/birilerine karşı kısa dönemlerde olsa, erdemli ve ahlaklı birinin zan altında tutularak idare edilmeye çalışılmasıdır.

Bu türden insanlar geçici süreler için etraflarındaki insanları kışkırtabilir ve sevimsiz gerçeklerini, arkasına sığındıkları çeşitli maskeler ile gizleyebilirler.

Ancak maskeler yırtılmak içindir er ya da geç yırtılırlar. Hoş bunların maskeleri de yırtılsa zamk gibi olduklarından yapıştıkları yerden kazımak zordur. Ancak bir fark vardır artık, o da , o kendisini ne kadar gizlemeye çalışsada artık kimse için bilinmez ve anlaşılmaz değildir.

İşte internet dünyasının karanlık çakalları diye adlandırdığımız bu tip insanlar aslında gerçek yaşamında karanlık çakallarıdır. Ve asla iflah olmazlar.

Ve bunların hayatlarında oldukları normal-sıradan kendi halinde onuru ve ahlakı ile yaşayan insanlar bir süre bu çakalları anlamaya çalışırlar.

-Gerçek yaşamdan sanal yaşama akan çakallardır bunlar,

- aynı zamanda sanal yaşamdan gerçek yaşama akan çakallardır bunlar.

-Her iki durumda da karanlık iç dünyaları ile aydınlık iç dünyaları olanların felaketleridir bunlar.

Yıllarca başını aynı yastığa koyduğu birini internetin karanlık dünyası çakallarına kaptıran ve internet dünyasının çakalı olan eşinin yüzlerce insanla yapmış olduğu pornografik konuşmayı, yazışmayı aylarca yüreğinden sızılar midesine ine ine tanık olan sıradan-normal kendi halinde erdemli insanların bu türden çakallara verebilecek yanıtı ne olabilir ki ?

Yanıtı ; muhattabı olan internetin karanlık dünyasının çakalı olan eşini önce uyarmak olur. Eş ; öylesine çakallaşır ki bir yandan evliliği kurtarmak ister diğer yandan pornografik görüşmelere devam etmekten geri kalmaz.

Ve birgün eşiyle de aynı düzeyde bir sohbete girer eşi olduğunu bilmeden. Ve geriye boşanmaktan başka bir seçenek kalmamış olur ki çakallaşan eş buna da itiraz eder.

Çünkü öylesine kendi ahlaksızlıklarına sözde iyi niyetli teoriler giydirilir ki ;

-birisi üniversitede profesördür bir araştırma yapıyordur bu yüzden yüzlerce kişiyle farklı cinsel kimlik ve kişilikler oynayarak görüşmüş ve yazışmıştır,

-diğerinin kötü bir niyeti yoktur öylesine masumane bazı talepler ve değişiklik isteği içindedir,

-berikisi internet dünyasının karanlık çakalları nasıl olur merak etmiştir,

-diğeri aşk için olduğunu iddia edip, yine internetin karanlık dünyası içinde tanıdığı birini başka birilerine kaptırmamak amacıyla kendisiyle aynı dünyada olanları dağıtmak ve aşık olduğu kişinin gerçekteki ilişkilerini dağıtmak üzere girmiştir ancak adı aşktır, tutkudur vs vs ‘dir. ve yüzlerce gerekçe bulunur yapılan ahlaksız tavra ve harekete. Aşkın ne olduğunu bilmeseniz bunu da yutturacaklar aşk diye sanki.

İnternetin karanlık dünyasının beyleri, hanımları gün olupta sabaha vardığında etraflarındaki insanları geçtik , varsa çocuklarına, sevdiklerine, eşlerine , dostlarına, akrabalarına, sosyal ilişkilerde olunan tüm arkadaşlarına, iş arkadaşlarına hangi onurdan, hangi ahlaktan, hangi vicdandan, hangi erdemden bahsediyordur acaba ki bu tip insanların gerçek yaşam içinde kraldan daha fazla kralcı olup bu değerlerin savunucusu olduklarından kuşku yok çünkü böyle davranarak internetin karanlık dünyasının çakalları olduklarını gizleyebileceklerini düşünürler.

Ancak er ya da geç bu çakallık gerçek yaşamdaki yerini de bulacağından bu çakallığın sonuçları hep kendilerine hemde bu çakallıktan ötürü hiçbir suçu günahı olmayan insanlara pahalı ödetilmiş olacaktır.


Çakallık; fırsatının bulunduğu anda birilerinin hayatını mahvetmek adına da olsa sırf o an ki anlık zev-ü sefa için ya da o kişilik bölünmesinin yaratmış olduğu hastalıklı kalbi ve düşünceyi bertaraf edebilmek için başkalarının hayatları üzerinde oynama hakkını kendinde görebilecek kadar kişiliksiz ve ahlaksız olmayı gerektiriyor.

Çakallığın gerçeği sanalı olmaz. Çakal her yerde çakaldır. Çakallık aynı zamanda inanılmaz bir gerizekalılık örneğidir. Çünkü aklını, zekasını köklerinde sevgi ve insanlık bilinci olan bilimden, özgür düşünce ve fikirden, felsefeden yana kullanabilme yeteneği olamayan , bu anlamda kendilerini denetleyemeyecek kadar da mongol olan insanların doğmatik ve lafazanlık üzerine kendilerini iğrençlikle ifade edebilecek yapıdadırlar. Ancak bu kadar iğrençleşebilme kapasiteleri vardır.

Hangi çakal insan olabilme özelliğinde olduğunu söyleyebilir ki, ya çalıyorlardır, ya sapıklık yapıyorlardır, ya da bir şekilde bulaştıkları insanların hayatlarını karartıyorlardır.

14 yaşındaki bir kız çocuğunu kaçıranda, insanların duygu ve düşüncelerini sömürüp lümpen eğlencelere girip grup seksten yoz ve bayağı fantezilere girip, cinselliği meta haline getirip fuhuşu körükleyende, çalanda, çırpanda, hertürlü kataküllide parmağı olanda bu çakallar.

Şimdi bu çakalların sanalda farklı gerçek yaşamda farklı olduğunu kim söyleyebilir . Her iki alanda da maskeleriyle dolaşan ve ağlarına düşürdükleri ile oynaşan ve onların hayatını zindana çeviren, onları soyup, soğana çeviren çakallar bunlar.

Sonra, millet oturup düşünüyor, neden bunlar oluyor diye, kim bunları yapıyor diye. Tüm bunları yapanları okur-yazar olmayan cahiller yapıyor diye düşünmek büyük bir aptallık olur, bunları yapanlar aynı zamanda çeşitli meslekleri olan, evine bilgisayarını alacak parayı da kazanan okur-yazar insanlar aynı zamanda.

Mesleklerinin , statülerinin, rollerinin haklarını nasıl verdikleri ortada. Organize ahlaksızlar çetesi niteliğinde çakallar bunlar. Bu çakallara yem olmamak için herkesin vicdanı ve fikri özgür bir aklıbaşındalık ile bunlara fırsat vermemesi gerekiyor, bu çakalları yaşam içinde bulundukları her alan içinde deşifre etmek lazım.

Onlar; onursuzluk ve ahlaksızlıklarına kulplar bulup teorilerini yaymaya çalıştıkça siz onların karşısında onların onursuzluk ve ahlaksızlıklarını ortaya çıkarabilecek bilinçte ve yürekte olmalısınız.

Yarın çocuklarınıza iyi bir şeylerden bahsetmek ve onların erdemli çocuklar olmasını istiyorsanız çocuklarınızı da bu türden çakallara karşı korumak üzere bilinçlendirin ve koruyun.

Çocuklarınıza söyleyecek bir şeyleriniz olsun istiyorsanız siz de bu çakallardan uzak durun.

Sapla samanı ayırabilmeyi iyi bilin. Çakalı koruma çalışırken elinizdeki değerlerden olmamak için çakalı iyi anlayın.

Çakal mı ? Elinizdeki değerler mi ? Buna karar verip ona göre hareket etmek zeki ve erdemli ve analitik düşünebilen insanların öznel yetenekleridir.

Ya çakallara meydan verip onlarla yaşarsınız ya da onların kendilerini var etmelerine kesin bir dille resti çeker , erdemden ve insan olmaktan bahsedebilecek durumda olursunuz .

O zaman bu millet nereye gidiyor sorusu yerine bu gidişe bir dur demek tavrı göstermiş olup yaşadığınız dünyayı güzelleştirmek üzere katkıda bulunmuş olursunuz.


Dünyamızı kirletmeyelim, kirletme konusunda bu kadar kararlı davranan çakallara karşı kirletmeme konusunda da bir kararlılık ile yanıt vermek gerekiyor .

İnternet'in karanlık tarafında kalan çakallar aslında dünyamızında ne kadar kirlendiğinin ve kirletildiğinin göstergelerinden biri değil midir ? Giderek yozlaşan ve bayağılaşan kişilikler gün be gün artıyor , Neden yanıbaşındaki insanlara daha az güvenir hale geldi insanlar ? Bu bir toplumsal çöküşün göstergelerinden biri değil midir ? Toplumca çıldırıyor muyuz yoksa ?


Ahmet Altan " Chat Kadınlarını " yazdı. İnanılmaz beğenerek okuduğum yazarlardan bir tanesidir. Ve chat kadınlarında yazdığı herbir satırın altına imzamı da atarım.

Can Dündar " Chat " ile hayatı karartılmış bir işadamı ve inşaat işçisini yazdı .Aynı şekilde yazdığı her satırın altına imzamı atarım.

Biraz daha İnternet'in karanlık tarafına tepki artmaya başladı ise artık herkesin kendisini de sorgulaması gerekmiyor mu ? Kendimiz için olmasa bile çocuklar için, çocuklarımız için .

Ben mesela bu yazıyı yazarken çocuklarım olmasada dünyalar tatlısı iki yeğenimi baz alıp tüm çocuklar için duyarlı olan herkese yazdım

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1812
Kayıt tarihi
: 24.06.07
 
 

72 istanbul doğumluyum.  Yağmur yüklü buluttan pamuk şekeri, Yağmurdan sonraki gökkuşağı, to..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster