Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '10

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
613
 

Güler misin? Ağlar mısın?

Güler misin? Ağlar mısın?
 

Bir kaç zamandır Türksat'tan arayıp, Teledünya adı verdikleri bir paket hakkında bilgi verip pazarlamasını yapıyorlardı. Aslında uzun zamandır kablolu yayın kullanıyorduk. Bu verecekleri kutu ise ilave bir çok kanalla birlikte bazı yayınları HD olarak izleme olanağı sağlıyordu. Belli bir süre abonelik taahhüdüyle birlikte cuzi bir fark ödeyecektik. Teklif gayet uygundu. 5 gün içinde randevu alarak decoteri getirecekler ve montajını yapacaklardı. Randevuyu İstanbul dışında olduğumuz bir sırada istediler: Biz evde olmayacaktık ama randevu saatinde oğlumuz evde olacaktı. Ancak kablolu yayın eşimin adına kayıtlı olduğundan onun kimlik fotokopisini fakslamamızı istediler. Bu aşamadan sonraki olayları tarih sırasıyla yazıyorum.

25.10.2010 tarihinde kimlik fotokopisini Çınarcık/Yalova'dan 2122214xxx no'lu numaraya faksladık.

27.10.2010 tarihinde teledünya montajı yapıldı.

12.11.2010 tarihinde Hasan bey isminde bir yetkili cep telefonundan arayıp, kimlik fotokopisinin fakslanmasını istedi. Biz de daha önce 2122214xxxx no'lu faksa gönderdiğimizi söyledik. Ancak kendilerine ulaşmadığını söyleyerek eğer, bu işlemi yapmazsak yayını keseceklerini söylediler. Ellerine geçebilecek bir fax numarası söylemesini istedim. Kendi yanındaki 2125052xxx nolu faksa göndermelerini isteyince ben de bir telekom bayiine giderek o numaraya fakslayıp, faks çıktısını aldım. Yolda birden aklıma geldi. Bunlar yine almadık derlerse diye cep telefonundan adamın beni aradığı telefonu aradım. Telefona bu defa bir bayan çıktı. Faksı alıp almadıklarını sordum. Almadıklarını söylediler. "Nasıl olur? Daha 5 dakika önce gönderdim" dedim. Bayan "Ben faksın yanındayım, gelseydi alırdım dedi. Tekrar telekom bayiine gittim. "Gönderdiğiniz faks gitmemiş" dedim. Oradaki görevli "Bizde gitti görünüyor" deyince tekrar beni arayan numarayı aradım. Telefona yine aynı bayan çıktı. "Bizim faksımız bozukmuş, onun için gelmemiş" deyince, "Kardeşim siz dalgamı geçiyorsunuz? O zaman başka bir faks numarası verin" dedim. Bayan bu defa yine 212214xxxx nolu faksı verdi. Kimlik fotokopisinin üzerine "Elmas hanımın dikkatine" yazın dedi. Ben de bu defa dediği şekilde verdiği numaraya faksı gönderdim. Faksın gidip gitmediğini sormak için tekrar kendilerini aradım. "Faksı aldınız mı?" Telefondaki bayan "Bir dakika bakayım" deyip, 2 dakika kadar beni telefonda bekletti. Sonra "Tamam teşekkür ederim. Faksınız gelmiş" dedi. Neyse artık işlem bitmişti.

Tarih 27.11.2010 Telefonum çaldı. Arayan kişi "Ben Türksat'dan arıyorum."

"Evet buyrun"

"Abonenin kimlik fotokopisini fakslar mısınız?"

******

Kimlik fotokopisini bugün Türksat'ın Bahçelievler şubesindeki abone merkezine elden verdim. Bu blog yazısını yazarken aynı zamanda Barcelona-Real Madrid maçını izleyecektim. Teledünya cihazından televizyonu açtığımda ise yayının olmadığını gördüm. Bir gün önce çalışan cihaz şimdi çalışmıyordu. Acaba yayını kestiler mi? diye ilgili birimi aradım. Yayının açık olduğunu söyleyen yetkililerle yaptığımız konuşma sonunda bize verdikleri decoterin arızalı olduğu anlaşıldı. Şimdi cihazın değiştirilmesini bekliyoruz.

Maçı da decoteri devre dışı bırakarak izledim.

Maç sonucu mu?

Barcelona: 5 Real Madrid: 0

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Benim de benzer TiViBu maceram olmuştu. O nedenle ben de görüştüğüm kişilerin isimlerini mutlaka alıyorum. Gerçi sonuç değişmiyor ama uydurmadığım kanıtlanmış oluyor. İyi seyirler Erol Bey, sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 30.11.2010 7:30
Cevap :
Zaten ben de en son yaptığım görüşmede bu olayları yazıp, blog linkimi de sizin firmaya göndereceğim dedim. Belki bundan sonra daha dikkatli olurlar. Sevgiler Ata bey....  30.11.2010 10:29
 

Siz de az gol yememişsiniz.. Ne bu yahu.. Ben okurken yoruldum, siz neler çektiniz kimbilir? Sevgi, hürmet ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 30.11.2010 7:07
Cevap :
Bütün bu veya buna benzer işler, kişilerin sorumsuzluğundan kaynaklanıyor. Bir mal veya hizmeti satana kadar verilen emeğin değeri daha sonra böyle aksaklıklarla tamamen sıfırlanıyor. Aslında en büyük yatırım insana yapılan yatırımdır. Zamanla bizim insanlarımız da bunu öğrenecek. Teşekkürler. Saygı ve selamlarımla.  30.11.2010 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3247
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster