Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '07

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
1442
 

Güllük

Güllük
 

Ben ona Ege Denizinin en nadide kolyesi, körfezin dilberi diyorum. Gün geçtikçe bakirliğini kaybediyor.

Zeytin ağaçlarının çığlıkları gökyüzüne yükseliyor. Kuşlar ağaçların yasını tutuyor. Havada sessizce dönüyorlar. Sabahları sizi uyandıran en güzel melodilerini de unutmuşlar. Sessizliklerinin çığlıkları kesilen zeytin ağaçlarının arasında kayboluyor.

Günbatımı bile kızıllığını yitirmiş, sessizce denize doğru kayıp gidiyor güneşe.

Kıyıda Yunus’un üstündeki Hermias heykelinin altında oturuyorum. Hermias’a soruyorum; “sen bu denizlerde yunusun üstünde rüzgâr gibi uçarken nasıldı buralar” diye. O mahcup uzaklara doğru dalgın bakıyor, sessizce…

Eski bir efsane Güllükle özdeşleşmiş, Hermias’ın öyküsü;

‘<ı style="mso-bidi-font-style: normal">Iasos'lu gençler, bir yaz günü Gymnasium (spor da yapılan öğretim kurumu) avlusunda oynadıktan sonra kendilerini, Ege Denizi'nin duru mavi sularına bıraktılar. Orada da sürdürdüler şakalaşmalarını oynaşmalarını.
Çocuklar bir süre sonra döndüler kıyıya. Bir de baktılar ki; en yakışıklıları Hermias yok! Önceleri oyun ediyor, şaka yapıyor sandılar. Aradılar taradılar, yok!
Anası dışında herkes umudu kesti Hermias'i bulmaktan. Ana yüreği bu; hem de Hermias gibi dünya yakışıklısı bir delikanlının anası, nasıl yitirir oğlunu bulma umudunu?
Hermias'in anacığı, o günden sonra yirmi dört saat ayrılmaz oldu deniz kıyısından. Hani biricik oğlunun ölüsü, giysisinin bir parçası hatta saçının bir teli kıyıya vurur mu diye... Gözlerini enginden ayırmaz oldu acılı kadın.
Günlerden bir gün, Iasos'lu bir balıkçı sefer dönüşü kıyıya dönerken bağırdı:
-Gördüm, Hermias'i gördüm.
Balıkçı, çevresinde toplananlara anlattı:
“Hermias, bir yunus balığının sırtındaydı. Bana el etti. Varam dedim, yetişemedim. Yunus üstündeki Hermias, ak köpüklü mavi dalgalar arasında ıradı gitti”
Hermias'in anasından başka kimse inanmadı bu balıkçıya.
Öyle ya; Hermias'ı yunus sırtında gördüğünü söyleyen balıkçı ya yalan söylüyordu ya da ona öyle gelmişti!
Çok geçmeden bir başka balıkçı, ardından bir başkası, sonra diğer balıkçılar hep ayni haberi ilettiler:
-Hermias'i yunus üzerinde gördüm...
Gün geldi, Hermias'i yunus üstünde gördüğünü söyleyen balıkçıların sayısı, görmeyenlerin sayısını aştı. “Yunus üstünde Hermias”, söylence gibi dillerde dolaşır oldu...
Aradan nice zaman geçtiyse geçti, bir gün Hermias öldü. Eceliyle mi yoksa boğularak mı öldü, bilinmiyor. Ama öldü...
Yunus balığı, yıllarca deniz yoldaşlığı ettiği Hermias'in cesedini atıvermedi denize. Onu aldı, ilk aldığı yere, Iassos Gymnasium avlusuna getirdi. Kendisi de dönmek istedi de dönemedi mi, yoksa dönmedi mi; bu da bilinmiyor. Bilinen; yunus balığının da, Hermias yanında ölmeye yattığı...
Iasos’lular çok etkilendiler bu durumdan.
Hermias'ı Yunus balığı üstünde gösteren heykeller yaptılar. “Yunus üstünde Hermias” heykellerini daha çok çeşme taşı olarak kullandılar. Böylece demek istediler ki:
-Ey insanlar, bu olaydan ders alın. Balığın dostuna gösterdiği bağlılığı, siz de birbirinize gösterin... Berden ŞENLİK-<ı style="mso-bidi-font-style: normal">http://www.izedebiyat.com

Hermias’ı günlerce kıyıda gözü denizde bekleyen annesidir.

Ondan başka kimse inanmamış balıkçıların;<ı style="mso-bidi-font-style: normal"> Hermias'i yunus üzerinde gördüm...<ı style="mso-bidi-font-style: normal"> sözlerine. Ve bir gün yunus Hermias’la beraber cansız bedenini bırakıvermiş Gymnasium’un avlusuna. İşte böyle bir dostluğun, bağlılığın simgesidir yunus sırtındaki Hermias’ı simgeleyen bu heykel.

İnsanlar şimdilerde bu öyküden ders alırlar mı? Bilinmez. Eğer ders alsalardı yitip giden dostluklar, bağlılıklar, vefalar bu denli kirlenir miydi?

Körfezin en yakışıklı delikanlısı Hermias bir gün yaşadığı toprakların güzelliğinin yok olacağını bilir miydi? Bence düşünemezdi bile…

Yine de Güllük Körfez’inde güneşin batışını seyretmek bir başka güzel…

Gittiğimde bıraktığım gibi bulamayacağımı biliyorum ama orayı çok özlüyorum.

Siz de bir gün yolunuz düşerse, Hermias heykelinin altında güneşin batışını izleyin.

O anı unutamayacaksınız…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hikayeniz Çok Güzelmiş..Paylaştığınız İçin Sağolun...Umarım Dediğiniz Gibi Herkes Bu Yazıdan Kendine Bir Pay Çıkarır... Sevgilerimle...

Beyza'ca Yazılar 
 17.02.2007 12:22
Cevap :
Teşekkür ederim. Ben de umut ediyorum. Onun için yaşama sıkı sıkı tutunduğumu duyumsuyorum...  17.02.2007 22:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 222
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 117
Ort. okunma sayısı
: 1307
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Matematik öğretmeniyim. Liselerde okutulan MEB Talim Terbiye Kurulundan onaylı matematik ders kit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster