Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '18

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
242
 

Gülüşkâr

Gülüşkâr
 

"Bu dakka bu saniye
Sen beni seviyordun canım
Hiç kimseyi  hiçbir zaman sevmediğin gibi"

Ve ben  yanakları al basmış bir  çocuktum. Yatakta  ellerim iki yanda, sonsuz  uykular öncesinde bir çocuk.  Bedeni  boşlukla sınanmış  kollarını sana doğru uzatan çocuk.

Bir fanustaydım çünkü önceleri. Ne dert ne tasa, çepeçevre seninleydim, senin içinde.

Su muydun üstüne yazıldığım?

Derken bir çığlıkla geldim  içinden, düştüm bu  bilinmeze. Ne büyük korku tanrım!  Yine sarmıştın beni. Sarmalamıştın.  Yaraydı, kahkahaydı, gözyaşıydı;  hepsinin   sarılacağı  ilk o  zaman  damlamış olmalı içime.

Gün ışığı dadanmıştı camdan içeri, billur bir esin perisi gibi. Ve bilmiyordum uzayan geceleri,  başka türlüsünü,  ötede  büyüyeni, bende  kök salmış o hercai menekşeyi.  

Neydi bu ışık, neyin nesiydi?

 Sesine  koşuyordum senin. Körler  gibi bakıyor, dilsizler gibi konuşuyordum.  Durmuyordu  dudaklarım. Göğsüne bastırıyordun beni. Öpüyordun.

Bu dakka bu saniye
Sen beni seviyordun canım
Hiç kimseyi  hiçbir zaman sevmediğin gibi

Ve ben sesinin  esiniyle  yüzüne  bakıyordum. İki elin   bir su küresini  tutar gibi yüzümü çevrelemişti, gözlerin  eğilmişti üstüme. Diyemiyordum  gör kendini  gözlerimde. Herkesçe sevilen bişeyini değil; çırılçıplak yüzünü  gör diyemiyordum.

Görüyordun ama. Gözlerin üstümde,  parmakların bir kelebek kanadıydı  yüzümde. Okşarken  ne desenli  hikâyeler  düşerdi  içime.  Ellerin titrek, çıt  desen uçacak.  Daha çizgilerden çok uzak, daha   yüzünü  çevireceğin  korkusu  çok uzak. Okşardı. Sınırlar, olmazlar, yasaklar uzak.

Gülüyordum. İki parça göz menevişleniyordu o zaman. Suda yanan  çakıl taşları gibi.

Sen gülüşkâr.  Büyüdükçe büyüyordu parıltılar, tavanda raksediyordu. Kayıtsız bakıyordum sana, kayıtsız ve şartsız. Yargısız ve hesapsız. Bir şey akıyordu  senden içime. Neydi bu akan şey, neyin nesiydi? Seyrele seyrele azalıyor sonra   birden  yoğunlaşıyordu. Bir eriyik  oluyordu,  bir külçe. Ama bitmiyordu hiç, duruyordu öylece.

Bu dakka bu saniye
Sen beni seviyordun canım
Hiç kimseyi  hiçbir zaman sevmediğin gibi

Şimdi anlıyorum

Işık neydi, akan ne!  Bir ömür koşup durmuşum o dakka o saniyenin peşinde.

Ve şimdi ne kadar uzağım hepsine.

Ne kadar yakın.  

Bırakma beni, sımsıkı sarın.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 1389
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1263
Kayıt tarihi
: 02.12.06
 
 

Eğitim, meslek, ilgi alanları... Günbegün ötede büyüyeni merak ediyorum. Bunları çıkardığında ger..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster