Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '14

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
859
 

Gülzade Ninem ve Ahmet Dedem

Gülzade Ninem ve Ahmet Dedem
 

Benim babamın ninesiydi ben küçücüktüm ve o benim gözümde çok kocamandı. Babamın dedesi Ahmet Dede'de hayattaydı. İki yaşlı insan babaannem ve dedemle yaşadılar ölene kadar. Babaannem ve dedem “ana” derdi O'na babamla annem ise “ nine” ben Ahmet Dede min dediği gibi Gülzade derdim Ahmet Dedem, çok iyi davranırdı Gülzade Nineye.

“Sen yorulma, ben yorganı katlarım Gülzade”

“Su içer misin Gülzade ?” Der ve su dolu bardağı verirdi.

Şubat tatilinde köye gittiğimizde özellikle geceleri çok soğuk olurdu ev, dur Gülzade derdi elinden odunları alıp. Sobaya ben odun atarım.

Şehre indiği her sefer güllü lokum alır getirir Gülzade sen çok seversin bu lokumu. Al ye de dişlerin zıngıldamasın der Gülzade Nine dedeme kocaman güler, Sağ ol Hacı deyip güllü lokumu götürürdü ağzına ve dünyanın en mutlu insanı oymuş gibi gelirdi bana. Bazen oturduğu yerde uyuklar kalırdı korkardım, sonra gidip dedemin omzuna dokunurdum, Gülzade Nine'ye bi şey mi oldu Ahmet dede? diye sorardım. Şşt. derdi Ahmet dedem. Uyuyor kuzum, ne olacak? Hadi gel, biz de şu kitabın resimlerine bakalım seninle. Alırdı beni kucağına, işaret parmağıyla göstere göstere okur, anlatırdı.

Yanlarına gittiğim her yaz bir şeyler öğrenirdim. Sağılan ineğin arkasında durulmazdı. Uyuyan köpeğin yakınından geçilmez, elma ağacına tırmanılmaz, örümcek, kelebek öldürülmezdi. Karıncalara basılmazdı. Ayakta su içilmez ve birşeyler yerken kim görürse paylaşılırdı. Bir ürün hasat edilirken görüldüğünde Bereketli olsun denirdi mutlaka.

Öğrenirdim.

Gülzade Nine macirdi. Macir ne demek dede? Göçmen demek kuzum. Göçmen ne demek? Başka memleketten gelmiş insan demekti.

Okul gibiydi benim için köy, kocaman bir okul.

Macir in macir değil muhacir olduğunu çok sonra öğrendim okula başladığımda.

Gülzade Nine'nin gözünün içine bakan Ahmet dedem evlatlarını da kendi gibi yetiştirmişti. Hepsi hanımlarına ve beylerine saygılı ve değer veren insanlardı.

Ahmet Dedem, bazen Gülzade Nine yi babamın amcası olan olan Hüseyin Amcamlara gönderir ve sonra iç çeker ev bomboş derdi. En çok da onun oturduğu cam kenarındaki köşeye bakarak derdi bunu. O gelince de gözleri güler hoş geldin Gülzade. Otur köşene dinlen derdi. Bakar öğrenirdim ben. Güzel şeyler öğrenirdim ikisinden de.

Bir kış vakti babam okuldan erken döndü eve. Okula telefon geldi dedi. Annem bir köşede hem ağlıyor hem toparlanıyordu. Konuşma sırasında anladım ki Gülzade Nine ölmüştü.

Yol boyu Gülzade Nine yi düşünmeye çalıştım ama hep Ahmet dedem geliyordu gözümün önüne. Kime su getirecekti? Kim yorulmasın diye çabalayacaktı? Tek başına ne yapacaktı?

Cenaze gömüldükten iki gün sonra Ahmet Dedemin elini tutup köyün küçük kabristanlığına gittim. Başucuna bir tahta dikmişler, toprak kocaman kabarmış, Baksene içinde yatıyordu. Ama ben gene ona veremedim aklımı. Gözüm de dedemdeydi gönlüm de. Ne zaman başucu tahtasında ki yazıyı sorduğumda aklım başıma geldi  “Hatice Yılmaz  Ruhuna Fatiha” yazıyor dedi Ahmet dedem, anca o zaman Gülzede Nine ye gitti aklım.

Hatice?

“Acaba…” diye düşünüyordum dua edermiş gibi yaparken, Gülzade neden yazılmamıştı. 

Üç gün kaldık köyde. Herkes ağlayıp duruyordu. Ahmet Dedem donmuş gibiydi bir tek. Gözü hep Gülzede Nine'nin camın önünde oturduğu köşesinde o nu ne kadar özlediğini bilmeseler  gülüyor derlerdi belki de, yüzünde de yumuşacık gülümser gibi bir ifade.

Annemler babaannemlerin evine gidince cesaretimi toplayıp yanaştım Ahmet Dedemin dizinin dibine.

Dede?..” dedim, Gülzede mi Hatice mi?

Anlattı. Gülzade canım ve daha yüz binlerce güzel söz, güzel şey demekmiş.

İlk Hatice dese çok resmi, soğuk olur demiş. İlk Gülzade demiş O'na

Hatice dönüp bakmış.

Dedem bütün söyleyeceklerini unutmuş, öylece kalmış.

Beklemiş beklemiş Gülzedesi, gülümsemiş, dedemin elini tutmuş, bakmış ki dedem yutkunup duruyor, “Anladım Ahmet….” demiş. “Anladım… Sen bana Gülzede de bundan sonra, ben anlarım senin ne demek istediğini.”

Çok değil Gülzede Nine'den 4 ay sonra Ahmet dedemi kaybettik. Gülzadesi ile yanyana şimdi. Allah rahmet eylesin inşallah..

Şimdi düşündüğümde aşk, aşık olduğunla hep bir olmaktı. Ölüm gelse bile... 

 

...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

harikaydı...gözlerim nemlenerek okudum ellerinize yüreğinize sağlık ..

ijlal 
 25.09.2014 15:41
Cevap :
Teşekkür ederim Jilal Hanım. Saygılar..  26.09.2014 16:44
 

Sabah kendi kendime düşünüyordum önceki günün kırıntılarını sevgi eksik dedim toplumda ve bunun eksikliğinde nahoş durumlar yaşanıyor.Anlatmak lazım keşke satılsaydı alınır mıydı alınmazdı derken yazını okudum ne zamandır yorum yazmak istiyordum ama yorum kısmımda sorun vardı bugüne nasipmiş. Dedelerimiz ninelerimiz şimdiki zaman insanından farklı onların sevgisi bambaşka bizlerde şimdi bu sevgiyi arıyoruz.Eksikliğimiz bu işte , kendi adıma desem daha doğru olur da :) ben hala ninemin dizlerini arıyorum o küçük kızın huzurla ninesinin dizlerinde oturuşunu ninemin ellerini hiç bir zaman da kimse dolduramayacak ayy ne iç döktüm sevgimle nerelere gidip geldim izleyerek okudum zaten yeniden sevgimle :)

Tülay EKER 
 22.09.2014 10:06
Cevap :
Sevgili Tülay Hanım, eskinin insanının sevgisi de hoşgörüsü de saygısı da merhameti de bereketliydi bana göre. Eksilmez vedikçe çoğalırdı. Bende özlüyorum kaybettiklerimi. Sevgilerimle..  22.09.2014 20:30
 

Ah o eski insanlar...Yokluk içinde nasıl da mutluluk üretmeyi bilmişler. Şimdiki insanların telaşı ve modern hayatın keşmekeşi, tv, bilgisayar, araba gibi hayatı kolaylaştıran ama insanın özgürce yaşamasına ket vuran objeler... Bu köy neresiydi Hocam, bilmek isterdim? Neyse; onlara rahmet, sizlere esenlik diliyorum. Saygılarımla.

Rıfat SOYDAN 
 14.09.2014 22:20
Cevap :
Değerli Rıfat Bey maalesef modern dünya biz insanları daha çok köleleştiriyor. Bu köy Balıkesir e bağlı Sındırgı ilçesinin Eşmedere köyüdür. Saygılarımla..  15.09.2014 6:46
 

Eskiden KÜÇÜK dünyalarında daha MUTLU idi insanlar; şimdi dünya BÜYÜK dünya,ama maalesef, yazmak istemiyorum ama, ne yazık ki daha KÖTÜ insan, MUTSUZ.

Şahin Yamaner 
 05.09.2014 18:44
Cevap :
Değerli Şahin Bey evet insan dünyasını genişlettikçe daha mutsuz oluyor. Şehirler büyüdükçe insanlık küçüldü. Saygılar..  05.09.2014 20:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 1191
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 657
Kayıt tarihi
: 02.05.14
 
 

İnsanları ve yaratılmış tüm canlıları severim. Yazmak amatörce de olsa hayatımda bir süredir var...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster