Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '07

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
476
 

Gün ola bayram ola!

Gün ola bayram ola!
 

Bugün bayram hazırlıklarından fırsat bulup bilgisayarımın başına bir türlü geçemedim, akşamüstü şöyle bir iletilerime göz attım, çok sevindim. Eski zamanlarda olsa, bak postacı gelse ve selam verse, bana bu kadar bayram kutlama kartı getiremezdi. Arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Ben "seyir defterine" mesaj olarak yazmıştım ve tüm arkadaşların bayramını kutlamıştım, mesajım henüz yayınlanmadı. Sanki hiçkimsenin bayramını kutlamıyorum gibi algılanmasın lütfen!

Bana yazanlara ve birkaç arkadaşıma yazdım, hiç ayrım yapmadan herkese yazmak istiyorum, fakat bugün iş yapmaktan kollarım çok yoruldu. Hem temizlik, hem bayram hazırlığı derken epeyce yoruldum. Zaten biz kadınların alın yazısı; analarımız bizi iş yapsın, diye doğurmuş. Ölene kadar iş. "Ömür biter, işler bitmez!"

Neyse, sağlık olsun da iş yapılır nasıl olsa...

Benim bayramlarla bu yüzden aram pek iyi değildir. Önhazırlık, sonhazırlık derken, bir hafta kendime gelemem. Aslında kapıyı kapatıp bir yerlere gitsem, hiç iş çıkmayacak. Ama ben böyle günlerde evde kalmayı tercih
edenlerdenim. Bak evden kaçtı, dedirtmemek için elaleme, hep misafir kabul eden durumunda kalıyorum. Gençken de öyleydim, yaşlandım hala öyle. Aslında bayramlarda büyükler ziyaret edilip, elleri öpülür ya bizde tersine oldu...

Akşamüstü babamla telefonda konuştum. Babaannemin mezarına ziyarete gitmiş. Bana annesinin adını verdiği için, sitem ediyor. Yol uzak ve zaman kısa, gitmem mümkün değil. Oğulları daha yakında sık sık gidebiliyorlar. Hem bayramlarda nedense erkek evi öncelikli oluyor. İşte bu kargaşaya neden olduğu için de bayramları sevmiyorum.

Şimdi kaç evde, önce senin ailene mi gidilecek, yok benimkine mi tartışması yapılacak?

Dün bizim site görevlisi ile sohbet ettik, her bayramda önce kendi köyüne sonra hanımın köyüne gidiyorlar ve farklı güzergahta. Ben ona çözüm önerileri sunarken;

-Abla sen bayramlarda memlekete hiç gitmiyorsun , benim hanımla bir konuşsan da biz de öyle yapsak, hem yorucu oluyor hem de masraflı , dedi.

-Tek taraflı olmaz, bir bayram oraya, bir bayram buraya, dedim.

-Yok, o mümkün değil,olmaz, dedi. Benim ailem bekler.

-O zaman ben de konuşmam, dedim.

Biz ilk yıllarımızda bu konulardan çok çektik, vaktiyle yolda oyalandığımız yarım saatlik gecikmelerin bile hesabı soruldu. El öpmenin sırasının bile tartışıldığı zamanlar oldu. Birikintiler zamanla göl oldu. Ben de çözümü her iki tarafa gitmeyip, eve çakılı kalmakta buldum. İsteyen bize gelsin... Nasıl çözüm ama? Kayınpeder rahmetli oldu. Kayınvalide de yaşlandı, gidip alıyoruz, sonra götürüp bırakıyoruz evine.

Yine bu bayram evdeyim. Fırsat bulabilirsem ziyaretlerinize gelirim, görünmezsem bilin ki işlerden. Sizler arasıra uğrarsanız boş dönmeyin, diye rengarenk şeker ve lokum resmi koydum, resimle idare edin artık. Sanal ağırlama ancak bu kadar yapılabiliyor.

Sözü fazla uzatmayayım, misafirimin uykusu geldi.

Tüm Milliyet Blog'da yazan arkadaşlarımın,sevgili editörlerimizin, yüce ulusumuzun bayramını en içten dileklerimle kutlar, ateş düşen yüreklere sabır, vakitsiz giden şehitlerimize rahmet, kalanlarımıza sağlık ve afiyet dilerim!

Daha sevinçli bayramlarda buluşmak umuduyla!

Hepinize teşekkür ederim!




Not: Bayram sevinç günümüz olsun, diye karartma eylemimi sona erdirdim.



Resim alıntıdır:

http://cocukken.blogspot.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geç kalmadım umarım. Bu gün üçüncü günü masadaki her şey harika. ama benim sadece 1 şeker hakkım var. Diyet işte.Bayramınız kutlu olsun. sevgilerimle.:))

ay.şe 
 14.10.2007 21:37
Cevap :
Geç kaldınnn,küstüm sana...öbür bayram barışırız...Olsun teşekkür ederim...diyeti boşver,bir dirhem et,bin ayıp örtermiş...sevgilerimle..  14.10.2007 22:11
 

Lokum sevdiğimi nerden bildin.) nice tatlı bayramlara sevgi ile

Halide 
 13.10.2007 12:07
Cevap :
Bilmem mi,canım benim...yorgunum...sevgilerimle  13.10.2007 15:48
 

parmak kadar bir kız geldi (kızkardeşim doğurdu), bize mi öyle geliyor bilmiyorum, küçücük ağızlı, kocaman ayaklı, kibrit çöpü parmaklı, aynı senin ikram için koyduğun lokumların tadında, ben de onun sıcaklığında ve yumuşaklığında sevgiler yolluyorum sana arkadaşım.

kevser şekercioğlu akın 
 13.10.2007 0:34
Cevap :
Benim iki kız da öyle parmak bacaklı geldi,8 aylık..bilirim ve severim parmak bebekleri,ömürlü olsun,analı-babalı büyüsün ve senin gibi tatlı olsunlar..sevgiler...  13.10.2007 15:50
 

Bayramlar sevdiklerimizle bir arada olmanın anlamlı olduğu zamanlar... Ama sizin de bahsettiğiniz gibi "önce şuna gidilir" ya da " şöyle olması uygundur" gibi kurallara saplanıp kalmak bana da saçma geliyor. Bir arada olmanın yolu ne şekilde uygunsa öyle olsun, önemli olan bu değil mi? Ben de bu vesileyle sevdiklerinizle şeker tadında bir bayram diliyorum size... Sevgilerimle...

Yeşim Özdemir 
 12.10.2007 10:47
Cevap :
Teşekkürler Yeşim Hanım,ailenizle mutlu bayramlar ve esenlikler dilerim...  12.10.2007 12:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1966
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster