Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '14

 
Kategori
Futbol
 

Günah keçisi Alves ve algı operasyonu

Aynı konu hakkında yazmak adetim değildir. Ama bir baktım basında ve sosyal medyada bir kısım avane işi azıtmış. İşler kötü gidiyor ya, bir noktadan talimat ile herkes kötü giden herşeyin sebebinin Alves olduğunda uzlaşmış. Öyle ya kötü gidişte başka sorumlu yok. Şu an ciddi bir algı operasyonuna girişilmiş olduğunu görüyorum. Amaç yine durumdan memnun olmayan taraftarı uyutmak. Bir yorum yazmak ihtiyacı duydum.  

 

Alves bir günah keçisidir. Günahı büyüktür, ancak onun bu ayıbı, daha büyük günahların üstünü örtmek üzere kullanılmaktadır. 

 

En büyük günah; başarılı olmuş, sistemini oturtmuş, kendisini kabullendirmiş, kariyerli bir hocayı yollamak ya da istifa etmesini sağlayacak eylemleri planlayıp uygulamaktır. Esas günah budur. 

 

Bu günahın vebalini, taraftar çekmektedir. 

 

Hangi taraftar?

 

Yönetim ve Başkan Aziz Yıldırım' ın doğru olmayan strateji ve eylemlerini sorgulayan, bunlardan memnun olmayan büyük bir kitle. Bu memnuniyetsizlik zaten açıkça olmasa da üstü kapalı olarak dillendirilmeye başlandı bile. 

 

Şimdi, ortada büyük bir sorun var. Boşluğu bir türlü doldurulamayan bir teknik direktörlük koltuğu var. Bu koltuk doldurulmaz ise, bu sene yarıştan erken kopan bir Fenerbahçe izleyeceğiz. 

 

Ayrıca hoca sorunundan bağımsız olarak bir başka sorun daha var. Bu sene futbolcular dokunulmaz. Kim verdi bu dokunulmazlığı?

 

Başkan.

 

Başkan ve etrafındaki destekçileri tarafından böylesi korunan kollanan, savunulan ve el üstünde tutulan bir futbolcu topluluğu hocasını takar mı?

 

Takmaz. 

 

Alves' in tekmesi rakibe değil, hocasının sırtınadır. Hocasına rağmendir. Hocasına saygısızlığın dışa vurumudur. Alves bu hareketi neden yapmıştır? Bunun en büyük sebebi, bu tür bir taşkınlığı iltimasların doğal sonucu olarak kendinde hak görmesidir. Bu tekme aslında bir zihniyetin ve özgüvenin dışa vurumudur. 

 

Bir kısım algı tetikçisinin (bu güruh, geçen sezon avuçları patlarcasına Yanal' ı, ondan önce Kocaman' ı, ondan önce de Zico' yu alkışlayıp, bu hocalar ayrıldıktan sonra arkasından sallama karakterine sahip bir güruhtur) Yanal konusundaki eleştirileri neydi?

 

Yanal iletişim kurmuyor. Yanal antrenman yaptırmıyor. Yanal disiplin sağlayamadı. Yanal' ın kız arkadaşı var. Yanal' ın yatı var. Fenerbahçe' ye mesai harcamıyor!

 

Peki İsmail Kartal' a bakalım. 

 

İletişim süper. Antrenman tekniği ve dozajı süper. Disiplin anlayışı mükemmel. Düzenli bir hayatı var. Yatı yok. Fenerbahçe' ye de çok mesai harcıyor! Peki alkış. 

 

Ya sonuç? Sahada ne görüyoruz? İyi futbol, galibiyet, pozisyon, gol, puan?

 

Yok.

 

Peki o zaman sorun nerede?

 

Hani bu futbolcular, Yanal'sız da başarılı olurdu. Hani şampiyonluk Yanal' ın eseri değildi. Hani takım çok güçlü olduğu için doğru bir hocanın elinde çok daha yukarı çıkardı?

 

Gelin bir düşünelim.

 

Avane  tayfası bize ne derse desin, bize ne servis ederse etsin, ne sunarsa sunsun, biz biraz düşünme yoluna gidelim. Düşünme opsiyonumuzu kullanalım. 

 

Yanal neden daha iyi futbol oynatıyordu? Neden daha fazla puan toplamıştı? Neden rakipleri kişilikli bir futbolla eziyordu? Neden Yanal' ın takımının fizik gücü daha iyiydi? Neden Yanal' ın takımı daha "takımdı". Neden Yanal' ın takımında göbekli futbolcular, tavırlılar, moralsizler, fizik gücü düşükler yoktu? 

 

Takım içinde bu kadar sevilmeyen, antrenman tekniği kötü, bu işi bilmeyen, bu kadar gezen tozan bir hoca! nasıl başarılı oldu?

 

Aynı hoca bu sene resmen dökülen ve kendisi ile geçinemediği iddia edilen Emenike' yi ve Sow' u geçen sezon nasıl oynatıyordu? (Emenike ve Sow' un Fenerbahçe kalibrasyonuna uygun olmadıkları gerçeği bir tarafa bırakılır ise). Bunlardan nasıl verim alıyordu?

 

Ben söyleyeyim mi? 

 

Çünkü Yanal bu işi yani futbolu biliyordu. Çünkü hocalığı iyi biliyordu. Çünkü dik durabiliyordu. Çünkü kimseye iltimas geçmedi. Kimseyi kayırmadı. Bağımsız bir adam olarak geldi ve gitti. Kimseye eyvallahı olmadı. Camianın çocuğu değildi ama camianın çocuklarının hepsinden fazla iş başardı.

 

Kısaca koltuğu doldurdu. 

 

Şimdi gelin hakemi, Alvesi' i ve ihaneti konuşup kendimizi kandırmaya devam edelim. Alves atılmasa şöyle, Alves oyunda olsa böyle olurdu diye. Tıpkı bir dönem hakemleri mazeret olarak gördüğümüz gibi. 

 

Arkadaşlar, Fenerbahçe bu sezon kaç pozisyona girmiş, kaç gol atmış bir bakın. Fenerbahçe bu sene futbol falan oynamıyor. Kimse kusura bakmasın ama istatistikler ve puan cetveli böyle diyor.  

 

Alves' in günahı büyük. Bence de bir daha bu takımda asla forma giymemeli ama günah keçisi ilan edilmesine ve esas sorunların üstünün bu şekilde bir süre daha örtülmesine isyan ediyorum. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 545
Toplam yorum
: 203
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 589
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster