Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '14

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
26
 

Günahkâr kaleler arkasında ölüm

Günahkâr kaleler arkasında ölüm
 

savaşlara son


Ben gözlerimle, sözlerimle şehir şehir gezindim
Güneşin unuttuğu sokaklarda defalarca kayboldum
Karanlık tablolar; parlayan ateşler, yanan, yıkılan evler gördüm
Ne geceyi tüketebildim, ne gündüzün acısını dindirebildim
Barut kokulu bu gezegenin içinde şaşkına döndüm!

Boğuldum, vazgeçtim çoğu zaman kendimden
Utandım bu dünyanın, bu zulmün insanı olmaktan
Karalar giydim, yasa büründüm, çaresizliğime isyan ettim
Ölen her canla, kaybolan her düşle yıkıldım...

Gördüklerimle, duyduklarımla savruldum
Atılan silahlar, bombalanan binalarla onlarca kez vuruldum
Binlerce tondaki çığlığa tanık oldum
Çoluk-çocuk, yaşlı-genç demeden ölümü kucaklayan
Zamansız yere düşen o masum canlar için toprağı öptüm
O kirli, o kapkara beyinlere güneşimi ödünç verdim!..
Yetmedi aydınlığım o gözü dönmüşlere...

Evet ben gözlerimle, sözlerimle yaralandım
Yalnızlığı ve acıyı kendime siper ettim
Başaramadım, kahroldum
Pencere önlerinde devrilen saksıları
Boyun büken çiçekleri, gencecik fidanları gördüm
Kuşları gördüm havada vurulup
Döne döne yaprak misali yere düşen kanatsız kuşları...

Ben gözlerimle, sözlerimle dipsiz kuyulara indim
Utanç perdesinin, ruhu, bedeninden arsızca, hayasızca
Nasıl da ayırdığını gördüm
Ve nefretime nefret ekledim, öfkemi göğe haykırdım!..

Canlı-cansız her şeyin yok oluşunu izledim
Yerdekilerle, göktekilerle, karanlığın ve silah seslerinin
İnsanı nasıl parçaladığını, güneşin nasıl kirlendiğini gördüm
Dünyanın nasıl da acımasızca yırtıldığına tanık oldum!

Sağırlaşan kulaklarda hâlâ silahların nasıl patlatıldığını
Körleşen gözlerde hâlâ savaşların nasıl da hız kazandığını
Akla ziyan çığlıklar arasındaki perişanlığın nasıl da büyüdüğünü gördüm...

Kan kokan topraklarda ölüm üstüne ölüm yağdığını
Yüzlerce canla yerin utançtan kıpkırmızı kesildiğini gördüm
Ve gördüm ki; gökyüzü ağlıyor
Mavi çehresindeki yıldızlar kapkara bir taş misali yere iniyor...

Ben hâlâ gözlerimle, sözlerimle savaştayım
Ben hâlâ ölü düşlerle, yakılan, yıkılan insanlarla ölümlerdeyim
Dünyayı, dünyaya kırdıran zalimlerle
Zulmün askerleriyle, savaşçılarıyla kavgadayım
Nefretlerlerini günahkâr kaleler arkasına gizleyen acımasızlarla
Aynı gezegendeyim ve utançdayım... Utanç da!..

Susturun, durdurun artık yanlış çarpan kalplerinizi,
Gözden geçirin yeryüzünü kirleten dengelerinizi...
Hainler! ..'Benim dengemi bozmayınız!..'

 

 

26 temmuz 2014/ANKARA
 Rukiye Çelik

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 250
Kayıt tarihi
: 26.12.08
 
 

Köy Enstitüsü mezunu bir öğretmenin kızı olarak 10 Kasım 1953 yılında Posof'un ücra bir köyünde a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster