Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Temmuz '11

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
458
 

Güncele mahkum olan hukuk

Güncele mahkum olan hukuk
 

Devam eden davaları televizyon ekranlarında çözümlemek, farklı görüşteki hukukçuları ekranlarda "kapıştırmak" reytingi yüksek televizyon programlarının vazgeçilmez konusu haline geldi. Ergenekon davalarını bu " Sanal Mahkemeler" vasıtasıyla zaten bir süre önce çözmüştük. Tam da hukuki konularda reyting sıkıntısı çekeceğimizi düşünürken "Futbolda Şike" iddiaları herkesin imdadına yetişti. Ancak bu olay, ülkemizdeki hukuk uygulamasına dair bazı gerçekleri görmemize neden oldu. Medyanın hukuk üzerindeki etkisi ve medya-hukuk ilişkisi bu soruşturma ile daha net bir şekilde gün yüzüne çıktı. 

Birinci perdede, Yargı makamları, soruşturmanın gizliliği kavramının içini boşaltarak, medyaya servis yapmaya başladılar. Yasaları uygulama konusunda açık ve kesin yetkisi bulunan Emniyet ve Savcılık Makamlarının neden medya desteğine ihtiyaç duydukları sorusunun cevabını vermek oldukça zor. Fakat, ülkenin hukuk tarihine geçebilecek hassas bir soruşturmanın sadece bazı detaylarının medyaya servis edilmesi ceza yargılamassı açısından son derece sakıncalı bir uygulamadır. Özellikle şüpheli kişilerin aleyhine olan bazı delillerin magazinsel bir süsleme ile medyada yer alması kanaatimce Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Adil Yargılanma Hakkı ilkesine aykırıdır. Çünkü Ceza Yargılamasında "Hakim Kanaati" yargılamanın temel unsurudur. Şüphesiz ki, hukuki süzgeçtten geçmeden yapılan söz konusu yayınlar, Hüküm makamının haksız surette etkilenmesi sonucuna yol açabilir. Şüphelilerin sadece aleyhine olan bazı hususların medya malzemesi yapılması, lehine olan hiçbir delilin yayınlanmaması derin bir hukuki eşitsizlik yaratacaktır. 

Soruşturmanın neden medya ile eşgüdüm halinde yürütüldüğü sorusunun cevabı kanaatimce birkaç kavram altında incelenebilir. Medyanın toplum üzerindeki etkisi ve güncele olan bağımlılık bunlardan birkaçıdır. Medyanın bu tahakkümü, meselelere geniş açıdan bakmamızı engellemekte ve orman yerine sadece tek bir ağacı görmemize neden olmaktadır Avrupanın en çok televizyon izleyen ülkesi olduğumuz düşünüldüğünde medayanın toplum üzerindeki subjektif etkisini açıkça görebiliriz. 

Bütün bunların sonucu olarak, en hassas soruşturmalar arkası yarın tadında izlenen bir dizi film formatında ekranları işgal etmekte ve malesef, Yargı Makamları da bu sarmal dışında kalmak yerine başrolde yerlerini almaktadırlar. 

Bunun en güzel örneği, şike soruşturmasında pek çok konu varken en çok reyting getirebilecek "şike için fetva istenmesi" olayının medyaya servis edilmesidir. Yargı Makamları daha da ileri giderek, rolünün hakkını verip belki de Oscar heykelciğine ulaşmak istercesine, fetva veren imamın ifadesini alması ve bunun da medyaya yansımasıdır. Bu olaylar, resmi bir soruşturmadan ziyade, televizyonlarda yayınlanan Polis dizilerinden birer bölüm zannı uyandırmaktadır. Bir hukukçu olarak, bu gelişmelerden hicap duymamak mümkün değildir. 

Milyonlarca izleyiciyi ilgilendiren bir konuda, Futbol Federasyonuna belge vermekten imtina eden Emniyet makamlarının, konu medya ile eşgüdüm olunca nasıl cömert davrandıklarını izlemek pek çok şeyi sorgulamamıza neden olmaktadır. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1451
Kayıt tarihi
: 16.07.11
 
 

Kentsel Dönüşüm Hukuku alanında faaliyet göstermektedir. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster