Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '14

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
829
 

Günde 5 kez seni çağıran sesi duymuyor musun?

Günde 5 kez seni çağıran sesi duymuyor musun?
 

İnsanlar zaman zaman kendi yaradılış amaçlarını bulmaya çalışır. Varoluş gizemlerini keşfetmek isterler. İşte namaz kişiye, yaradılış amacının, fizyolojik, bedensel arzuların ötesinde bir hal olduğunu hatırlatır. Yaşamın maddesel hazlar, dünyasal  menfaatlerden öte,  bir içe dönüş yolculuğu olduğunu hissettirir. Kıldığı her namazla  kişi, Yaratıcısına daha fazla bağlanarak, dünya esaretinden  özgürlüğe doğru yol alır.

Namaz, aynı zamanda bir duadır. Dua ise  insanı pozitif bir titreşime sokan en şifalı terapidir. Her duayla beyin, bir kez daha uyarılır. Bu da bedensel ve  ruhsal iyi olma durumu yaratır. Dua, insanların hayata daha pozitif bir açıdan bakmalarına katkı sağlar. Sağlık problemi olan  kişilerin, vücut direncini artırarak,  iyileşme sürecini hızlandırır.

 Amerika’ da yayınlanan Journal Psychiatry dergisi, yaptığı araştırmada, tedavilerde inanç unsurlarının kullanılmasının, hastanın iyileşmesinde olumlu sonuçlar doğurduğunu ortaya koymuştur. Aynı araştırma, inançlı, Yaratıcısıyla bağlantılı bireylerin, ruh sağlığında %92 iyileşme olduğunu tespit etmiştir. San Francisco’da yapılan bir çalışmada da kalp krizi nedeniyle yoğun bakımda yatan hastalardan, dua edenlerin daha az komplikasyon yaşadıkları belirtilmiştir.

Namaz, sonu gelmeyen arzuların sakinleşmesinde, kişinin daha kanaatkar ve şükür sahibi olmasında etkili bir ilaçtır. Ruhtaki karaltıları siler. Kişiyi vesveselerden, dünya aleminin gürültü yüzünden, kendi dinginliğine yol aldırır. Kişinin gün içersinde sık sık kullandığı bir pusuladır adeta. İnsan ne zaman rotasını şaşırır, namaz ona yolunu hatırlatır.

Namaz, beden -zihin-ruh üçlüsünün dengesi için önemlidir.  Bedenin her daim zinde ve esnek olabilmesi, zihnin geçmişin tortularından,  geleceğin kaygılarından sıyrılıp, ana konsantre olması ve ruhun derinlerindeki cevhere ulaşması daimi namazla  mümkün olur. 

Namaz bir zihin eğitimidir. Zihnin susmayı öğrendiği, sessizliğin derinliklerine daldığı bir içsel yolculuktur. Namaz,  bir kalp eğitimidir. Kalbin mecazlardan sıyrılıp, hakiki olana yönelmeyi öğrenmesi sürecidir. Namaz, günde beş kez sevgiliyle buluşmayı seçmektir.

 Kişi düzenli namaz kılma isteğinde olabilir. Ancak namaz vakti geldiğinde, dünyevi bir takım etkenler onu bu eylemi yapmaktan alıkoyabilir. Gazetedeki bir haber, TV deki bir film, telefonda arkadaş sohbeti , daha cazip görünebilir. Uykusu gelebilir. Karnı ağrıyabilir. Çocuğu acıkabilir. Daha yüzlerce binlerce sebep, kişinin salat etmesini engelleyebilir. Bu süreçte insanın içine dönüp kendisine hayattaki değer sıralamalarını sorması gereklidir. Ne zaman ki namaz, kişi için dünyevi arzuların önüne geçer, o zaman birey kararını namaz kılmak yönünde kullanabilir.

Namazın bedensel, zihinsel ve ruhsal şifasının manasını, her birey kendi nasibi ölçüsünde anlayabilir. Anladığı ölçüde eyleme geçebilir. Hiç kuşkusuz ki sonsuz güç sahibi Yaradan’ın, yarattıklarının dualarına ihtiyacı yoktur.  Açılan eller, okunan dualar, kişinin öncelikle  kendisini arındırması için gereklidir. Kaygılardan uzaklaşıp, özünü hissetmesi için önemlidir. Bu şekilde bir bakış açısı belkide insan odağının yerinden kalkıp acil bir eylem planı yapmasını sağlayabilir.  

Allah her daim salatta olmayı her kuluna nasip etsin. Sonsuz nur, secdede olanların üzerine yağsın. Bedenler dik, zihinler dingin, ruhlar kaynağına bağlı olsun. Tüm dualar yaşanır olsun İnş’Allah. Hamd Alemleri Rabbi Allah’a aittir.

                                                                                            Ayperi Ferda Oral

                                                                                                Eğitimci Yazar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli yazarımız... Yorumuma verdiğiniz cevabın sonundaki bir ifade için tekrar yazmak istedim.Celcelutiye diye bir dua hiç duymamıştım .İnternetten biraz araştırdım.Bu dua ile ilgili bir Süryani papazın açıklamalarının da yer aldığını gördüm.Siz de, "bab" terimini kullanmışsınız.Sanırım bu, İncil için kullanılan bir terim.Bab,bizde "ayet" olarak geçer. Tabiki, bu dua Kur'an'da olmayan bir dua ama yine de, bu şekilde adlandırma bana tuhaf geldi. Sizin bu konuda araştırmanız varsa, konu ile ilgili bir blog yazmanızı öneririm.Burada çok değerli yazarlarımız var.Tartışmak,görüşlerimizi açıklamak, doğruları yanlışları ayırt etmek bakımından faydalı olacağını düşünüyorum.Umarım bu konudaki hassasiyetim için sizi kırmamışımdır...Sevgilerimle...

Nur Eşmeli 
 18.10.2014 15:43
Cevap :
İnsanların bilmedikleri konularda sorup araştırmaları kadar doğal bir durum yoktur.Bu konudaki duyarlılığınızı takdir ediyorum. Celcelutiye Duası, Hz.Muhammed’e mana olarak inmiş, kaside olarak, bablar şeklinde düzenlemesini Peygamber Efendimiz, Hz.Ali’ye bırakmıştır. Celcelutiye’nin amacı, kişiyi tüm bağımlılıklardan kurtarmak, kendisine bağlamaktır. Kim yüksek farkındalıkla bu eserin içine girerse, kendisini keşfetme yolculuğunda çok önemli bir yol katedebilir.Duanın içinde yer alan bir takım bilgiler çok yüksek mana içerdiğinden, vakıf olmayanların ulaşamaması için Süryanice ve İbranice olarak üstü örtülmüştür. Bu konuda makalelerimiz mevcuttur.Okumanız niyetiyle...Saygılar. http://blog.milliyet.com.tr/celcelutiye-sufilerin-sakli-hazinesi/Blog/?BlogNo=445215 http://blog.milliyet.com.tr/yasayan-canli-kitap-konusuyor/Blog/?BlogNo=415388 http://blog.milliyet.com.tr/dalgalari-asip-nur-okyanusuna-dalmaya-var-misin--/Blog/?BlogNo=452702  19.10.2014 0:50
 

Namaz çok güzel bir ibadet, aynı zamanda da çok önemli bir ibadet, bende bu konuda bir yazı ayzdım, okumanız dileğiyle. Hürmetler.

ErkanArkut 
 13.10.2014 21:10
Cevap :
Allah herkese idrakini nasip etsin.Yorumunuz için teşekkürler.Son zamanlarda takip ettiğim yazarlar arasındasınız.Yolunuz aydınlık olsun.  14.10.2014 20:08
 

Merhaba Ayperi Hanım, sizin gibi hem modern dünyayla uyumlu hem de inançlı insanlara gereksinimi var ülkemizin. Bir yanda; din üzerinden rant sağlayan, Allah'ın lanet ettiği ,namazı riya için kılanlar, bir yanda; inanç nurundan nasiplenmemiş, nasiplenenlerle alay edip aşağılayanlar...Ben gerçek Müslümanlığın nasıl bir şey olduğunu Y.Nuri Öztürk vasıtası ile öğrendim. Onu dinledikçe,kitaplarını okudukça dünyada ve ülkemizde yaşanan Müslümanlığın Emevi zulmünün devamı olduğunun ayırdına vardım.Emeviler, İslamın gerçek özünden ayrılıp tamamen şekle ve riyaya dayanan kuralları insanlara zorla kabul ettirmişler.Gerçek İslam adeta unutturulmuş onların etkisiyle.Gelenek, din olup çıkmış yüzyıllar boyu...Zaten Kur'an'da da, gerçek inananların, çok az olduğundan söz ediliyor. Yazınızı ve sizi yeni farkettim, takip edeceğim sayfanızı. Sevgiler,selamlar...

Nur Eşmeli 
 13.10.2014 10:40
Cevap :
Farkındalıklı yorumunuz ve şahsıma özel güzel cümleleriniz için teşekkürlerimi sunuyorum.İslamın dengenin kendisi olduğunu,islam-selam-teslim-selamet bağlantılarının hissedişini yaşamak her yolcuya nasip olsun.Allah hepimize ilim,irfan ve iman gücü nasip etsin de nimet verdiklerinin yoluna ulaşalım İnş'Allah. Allahım bütün çalışmalarımızı bize bereketli kıl. Ve herşeyi kolaylaştıran Hu isminle bütün zorluk düğümlerin çöz.Amin (Celcelutiye 31.bab)   14.10.2014 19:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 95
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5980
Kayıt tarihi
: 06.02.13
 
 

Hacettepe Üniversitesi  İngiliz Dil Öğretmenliği mezunu Ayperi Ferda Oral, üstatlardan, Metafizik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster