Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1242
 

Gündelik haberler

Gündelik haberler
 

Gündem de ki en güzel referandum sonucu :)


Çok uzun süredir günlük haber ve gazete okuma alışkanlığımı işyerinde internet üzerinde güne başlamadan önce ayırdığım bir zaman diliminde okurum. Daha sonrada fırsat buldukça da MB Blog yazılarını ve de gün içerisinde ki gündem değişikliğinden oluşan haberleri okurum.

Bu haberlerden 3. sayfa haberlei olarak adlandırılan ve genelde iç acıcı olmayan haberler olarak bakılır. Ama bu haberlerin bence hayatın tam içinden tam da ülkemizin gerçek portresinden kareler olarak görürüm.

Ve genelde okudukça da sorularlar bulurm kendimi.

Bugün dikkatimi çeken bir kaç haber ve sorduğum sorulara kalan yanıtsız cevaplara kendimce yorumlar yazacağım

1-) Haber

http://www.milliyet.com.tr/4-okuldaki-ataturk-bustleri-arcalandi/turkiye/sondakika/02.09.2010/1284158/default.htm

Haberin başlığı ve içeriği şu Bolu’da 4 ayrı okulda Atatürk büstleri kırılmış ve zarar verilmiş.

Kendimce Neden? diye sordum Neden? ….

Suçlulular aranıyor bulunca sorulması gereken tek soru bu olmalı. Neden?

Sonra düşününce bu tür vakaların şuanki idari yönetim zamanında oluşmaya ve yaygınlaşmaya başladığı hatırladım Başbakanımız R.T.E (artık marka ya bende öyle kullanmak istedim) her konuşmasında demokrasi ve laik olan ülkemizin güzellikleri anlatıp durur ya.

Hiç düşündümü acaba bu lüks yaşamı kimin sayesinde yaşıyoruz.

Tabiki tek cevabı Atatürk ve silah arkadaşları tarafında.

Eee neden Atatürk’e ait olan portre ve de büstlere karşı bu kadar saygısız ve kin içerisinde saldırılır.

Neden? …

Cevapsız değil biliyorum ama artık bu kadar da sağır olmamak gerekiyor ki anlaşılsın.

2-) Haber

http://www.milliyet.com.tr/isyerinin-onunde-kendisini-asti/turkiye/sondakika/02.09.2010/1284194/default.htm

Haberin detaynı okuyamadım bile . Sadece Adana’da 45 yaşında bir adamın biriken borçlarına karşı işyerinde borç istemiş sanırım verilmeyincede o iş yerinin önünde kendisini asmış.

Neden diye sordunuz mu?

Neden?

Sormak artık imkansız çünkü cevabı verecek olan çoktan öldü ve muhatabı yok artık bu dünyada.

Son 8 yıldır bizim ülkemizde ki yönetim mükemmelliyetçi idaresi ! olabilir mi ?

Şaka dedim tabi ki.

Doğru bizim ülkemizde hiç ama hiç kriz olmadı. Sadece teğet geçti.

Aç insan sadece karnını doyurmaya bakar başka da şey düşünmez. O kadar aç insan var ki ülkemizde sonuç ortada zaten initharla çoğalır.

Neden , yapmamalıydı sonuç değişmeyecek o aile için diyenler var ama!!

İşte; ama olduğu sürece sorgulama ve cevapsız kalan sorular çoğalacak.

3-) Haber

http://www.milliyet.com.tr/-seni-munevver-gibi-yaparim-/turkiye/sondakika/02.09.2010/1284209/default.htm

Bu haber akıllara ziyan. Bizleri koruma görevinde ki bir polisin yaptığı dehşet. Gerçi kendisi emekli olmuş ve 54 yaşında 27 yaşında bayana silah zoruyla cinsel ilişikiye zorlaması ve eğer yapmasan ‘Münerver gibi yaparım’ diye tehtitler savurması.

Nasıl bir akıl ziyanlığı ki aylarca insanın kanını donduran bu cinayeti örnek göstererek kendi seks zevkine alet etmesi.

Okumadım haberi içeriğini belkide adam zarar gördü bu kadar kötü bir örneği kendine örnek alıyor belkide kadın haksız ama beni ilgilendiren insanın ruhunda zararlar veren bir ölüm haberini bile tehtit unsuru olarak kullanılıyor olması.

Ne acı demi.

****

Tamam burda :) bıraktım.

Haberler insanın içini burkan haberler doğru ama Türkiye’nin bu gerçekleride var ve yaşanıyorlar.

Tek dileğim var ülkemde huzur ve ferah yaşamlarımızın çok geçikmeden geri gelmesi

Sevgilerimle.

Gelincik.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Maalesef insanın olduğu her yerde bu tür iğrençlikler olabilmektedir. Bu yüzden de ben artık insanın yaptığı hiçbir şeye şaşırmıyorum. Sadece daha iyi bir insanlık nasıl küresel bir yaşam kültürüne dönüştürlebilir ona kafa yoruyorum. Şimdilik hukuka saygılı bir demokratik özgürlük ilkesinden ileri geçemedim. Sözünü ettiğin olayların daniskası bu ülkede hükümet öncesi de yaşanmaktaydı. Atatürk2ü koruma kanunu boşuna durduk yerde boşuna çıkarılmadı. Ta Kurtuluş Savaşı'ndan beri maalesef "yüce Türk Milleti" içinde Atatürk düşmanları vardır. Bu yüzden sorunun nedeni olarak hükümeti göstermek yanıltıcı bir hedeftir. Çünkü hükümetin bunları teşvik edici bir uygulamasına şahit olmadım. ANCAK, burasıdır asıl önemli olan, sorunun çözümü için HÜKÜMETİ hedef göstermektir doğru olan. Hükümet Atatürk sevgisini ilerletmek ve onu milli bir sevgi kültürü olarak yaşantımıza katmak için elinden gelenin bile fazlasını yapmalıdır. sevgilerle

Muharrem Soyek 
 10.09.2010 12:02
Cevap :
Öncelikle teşekkürlerimi ileteyim ilgin için ...Hep fikirim senle ...Hükümet Atatürk sevgisini ilerletmek ve onu milli bir sevgi kültürü olarak yaşantılmasını sağlamak için elinden geleni yapmalı...ama gördüklerim ve yaşananlar Atatürkün yaratıığı Laik Türkiye den eser kalmıyor nedense...gittikçe götüye gidiyor çokta olumlu düşünemiyorum hükümetin görüş ve yaptıkları konusunda...bakalım bugün ki günlerimizi aramaz isek çok şükür diyeceğiz...Duygusal gelincik :) sana sevgi ve selamlarını iletti...  12.09.2010 12:16
 

eski günlerin geri gelmesi zor! Ben bile zaman zaman, "keşke bir 20 yıl daha erken gelseydim dünyaya." diyorum. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 05.09.2010 18:52
Cevap :
Günaydın Ata Kemal Bey, Umutlarımız hiç ama hiç kırılmasın dilerim oda elimizden kayıp giderse inanın bu dünyayı kendimize iyice cehennem etmiş oluruz...Keşkelerimizin hiç olmayacağı sağlıklı günler diliyorum....sevgilerini gönderdi gelincik size.  06.09.2010 8:02
 

Yoğun bir yazım döneminden sonra ilk defa bugün dostların bloglarını okuma ve yorum yazma şansım oluyor. Çok güzel konulara değinmiş ve kısa fakat net çıkarımlarda bulunan yazın güzel bir sosyolojik analiz örneği olmuş. Dediğin gibi, gözlerimizi kapatmakla bunları yok sayamayız. Biz görmüyoruz diye dünya dönmüyor değildir. Selam ve sevgiyle kal.

Ahmets 
 05.09.2010 11:22
Cevap :
Teşekkürler...Dünya kendi ekseninde dönerken kaybettiklerimiz içimi açıtıyor...duyarsız kalmak olası değil ki...ilgine teşekkürler...sevgilerini gönderdi ankarada ki dosta gelincik.  05.09.2010 13:28
 

"muhafazakar yapı" nedeniyle maruz kaldığı mahalle baskısı, yalnız yaşamayı hor ve hakir gören toplumsal yapı, "Kışkırtılmış erkeklik, bastırılmış kadınlık"(E.Atabek), erkeklerde ve kızlarımızda çocuk yaşlardan gelen baskıcı yapıya dayalı korkular vb...Bunların tümü okuma-yazma özürlülüğü ve cehalet ile birleşince bu türden olaylar giderek artmakta! Maalef öyle. Bir toplumsal yaraya parmak bastınız. Kaleminize sağlık. Teşekkürler, selamlar ve daimi esenlik dileklerimle...

Ersin Kabaoglu 
 04.09.2010 3:14
Cevap :
Yazdıklarınız hep var olan sorunlar ancak üstesinden sadece gerçek eğitimle olur...ama bu sadece 2*2 ?=4 eder şeklinde değil....toplumun gerçek ön yargılarını ve de birey olarak nasıl ayakta kalmak gerektiğinin gereklerini öğretecek okul ve aile eğitimi ile gerçekleşir...Aile eğitimin çok önemli olduğuna inanlardanım ...yeni nesil bu şekilde yetişirse şu mahalle baskıcılığı gittikçe azalır diye düşünüyorum...katkınıza teşekkürler...gelincik selam ve sevgilerini gönderdi ank.daki güzel dosta.  05.09.2010 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 601
Toplam mesaj
: 63
Ort. okunma sayısı
: 2083
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

Kendimle ilgili ne yazabilirim diye düşündüm uzunca... Aslen Malatyalıyım.. İstanbulda yaşıyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster