Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
455
 

Gündeme dair

Gündeme dair
 

Bir çocuk feryat figan ağlıyor.

- Benim babam öldü. Senin yerine keşke ben ölseydim babam.

Buna hangi yürek dayanabilir?

Bir çocuğa bu acıyı yaşatmak ve kendi canını hiç önemsemeden “keşke ben ölseydim” diye düşündürmek kimin, kimlerin, hangi görüşün, siyasi akımın veya ideolojinin hakkı olabilir?

Birilerinin çıkıp “nereden gelirse gelsin kınıyorum” demesi o çocuğun acısını hafifletip, hayatında bir daha asla göremeyeceği babasını geri getirebilir mi?

Bir ana…
- Daha on yedi yaşında şehit olunur mu oğlum?

Bir abla
- Bunu niye yaptılar baba, nasıl, neden, niye diye sorguluyor.

Bir baba oğlunun hayallerinden, tuttuğu takımdan, tıp fakültesine gitme hedefinden bahsediyor.

Birileri ise TBMM kürsüsünden gözümüzün içine baka baka “Askeri operasyonlar devam ederse bu tür acılar yaşanacaktır” diyebilmekte.

***

Televizyonlarda yapılan açıkoturumlarda saldırılar kınanmakla beraber gündeme sürekli olarak Kürt sorunu diye altı, üstü, içi, dışı halen doldurulamayan suni bir sorun sunulmakta, kurt puslu havayı sever misali fırsat bu fırsattır diye içlerde biriktirilenler dışa vurulmakta.

Bir yandan hükümet eleştirilmekte, bir yandan AB işleri yavaşladı diye pek üzgün görüntü verilmekte,

Kar yolları kapadı haberlerinin içine, on birinci çocuğunu doğuran bir hanımın "kızakla hastaneye taşınma çilesi bitti " haberleri sokuşturulmakta,

TV’lerde Rating artırıcı programlar tüm hızıyla ve absürdlüğüyle sürerken, malum medyamızda Sarkozy ve sevgilisinin sarmaş dolaş resimlerine “bizim politikacılarımız neden böyle değil” diye manşetler atılmakta.

Falanca gazetenin filanca köşe yazarı ise yılbaşı kutlamalarından bahisle Arapların bile batılılaştığından dem vurarak “Türkiye İslam’ın modern yüzünü temsil ediyordu, acaba bu özelliği kayıp mı ediyoruz” diye sormakta…

Ne demeli bilmem? Allah herkese akıl fikir versin.

Okuduğumuz, dinlediğimiz, seyrettiğimiz - olumlu veya olumsuz- tüm haberleri , bir kenara yığıyorum. Çünkü, kulaklarımda Diyarbakır’daki hain saldırıda babasını kaybeden üzüm gözlü, hüzünlü Merve’nin, feryatları var.

Merve, çocuk yüreğine aldığı bu ölüm darbesi ile acıdan bayılırken, her şey o kadar boş ve anlamsız ki…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

acımtrak olaylar yaşıyoruz acının olmadığı bir dönem yok neredeyse. her gün yaşanan olaylar yüzümüzde, kalbimizde, acımtrak ifadeler oluşturuyor. acımtrak doğru bir kelimemi, yaşananları anlatmak için. bilmiyorum. ama öyle olacak ki, herşeyi çabuk unutuyoruz. sonra, yenileri yaşanıyor....

METİN ÜSKES 
 10.01.2008 12:35
Cevap :
Birşey daha eklemek istedim... Her gün acılar yaşadığımız doğru..Ancak çabuk unuttuğumuza katılmıyorum. Belki insan beyni acıları beyni ötelerine atmayı bizim sağlığımız açısından gerekli görüyordur. Eğer gerçekten unutuyorsak bu o acıları hiç önemsemediğimizi gösterir. Oysa önemsiyoruz.Sadece yok etme çarelerini bilemiyoruz...  10.01.2008 14:27
 

hep taşıyacak üzüm gözlü kız! Ve biz sessizce isyan edeceğiz insan olmak bunun neresinde diye! Üzgünüm ve umudum kırık! Elinize sağlık. Nilgün

nilgun 
 09.01.2008 21:10
Cevap :
Sevgili Nilgun, Elli yaşımı geçtim.60 ihtilalinde dört yaşındaydım ve ilk acıyı o zaman tattım. Zira hiç bir suçu olmamasına rağmen babamı hapse atmışlardı.Sonra hatalarını anladılar ve babama kavuştum ama dört yaşında yüreğime işlenen babasızlık acısını iyi bilirim. O yıllardan bu yıllara hep düzeleceğiz umudumu korudum ve koruyorum. Belki torunlarımız mutlu olacak. Umut fakirin ekmeği derler ya..işte benimki öyle bir umut... Sevgiyle kal.  10.01.2008 14:04
 

sevgili arkadaşım öyle anlatmışsın ki bir kaç gündür gördüklerimizi yaşadıklarımızı, ne diyeyim bilmem ki evet herşey boş ve anlamsız kalıyor sana katılıyorum. Çocuklar analar babalar ağlamasınlar, yürekler yanmasın yeter artık. >Yeter

Özgül Kalkır 
 06.01.2008 21:13
Cevap :
Sevgili Gulloz... Yeter demek çözüm olsa biterdi sanırım. Yeter demek neye yeter ki...  06.01.2008 23:08
 

Maalesef haklısın ve tüm tespitlerin doğru. Zaten amaç maksatlı olarak insanları uyutmak ve istedikleri gibi at koşturmak. Sevgi ve saygı ile kal.

basak_33 
 06.01.2008 2:22
Cevap :
Sevgili Başak_33 İnsanlar uyur ama uyanmayı da bilirler değil mi? ve atlar da bazen koşmaktan yorulurlar... Sevgi ve saygı bizden  06.01.2008 23:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 65
Ort. okunma sayısı
: 1943
Kayıt tarihi
: 17.07.06
 
 

Salyangozları bilirsiniz... Onları görmeseniz bile geçtikleri yerde bıraktıkları izlerden anlarsı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster