Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
194
 

Gündemi değil, çareyi yazalım sayın yazarlar.

Gündemi değil, çareyi yazalım sayın yazarlar.
 

Maden ocağı patlar, çöker, yanar madeni yazarız,

Deprem olur, depremi yazarız.

Kadın şiddet görür, şiddeti yazarız.

Bol bol tenkit ederiz. 

Gündemdeki olayı birbirimizden biraz farklı olarak yazarız çizeriz.

AMA, evet ama, ÇARE KONUSUNA  hiç değinmeyiz.

Soma madeninde facia meydana geldi. Çoğumuz bu konuda bir çok yazı yazdık. Ama "madenler konusunda kesin bir çözümden bahsettik mi?". Ben böyle bir yazıya rastlamadım. 

Şimdi soruyorum "maden işçiliği yapılacak bir iş midir?"

Onun için yapılacak tek şey kömür maden ocaklarını kapatmaktır, yanlış okumadınız "MADEN OCAKLARINI KAPATMAK ".

Biraz ayıp olacak ama hepinizin  "OHA " dediğinizi duyar gibi oluyorum. VE SORUYORUM:

"OĞLUNUZUN, KARDEŞİNİZİN, BABANIZIN MADEN İŞÇİSİ OLMASINI İSTER MİSİNİZ?.

BİR TEK KİŞİNİN DAHİ İSTERİM" diyeceğini zannetmiyorum. Hatta adım gibi biliyorum. Zira el'le gelen düğün bayram.

Bir işçiyi düşünün.Yerin yüzlerce metre altında, karanlıkta, yüzü gözü kapkara, ciğerleri kömür tozu dolmuş ve iki büklüm dizlerinin üstünde sekiz saat çalıştığını. Patlama, yangın ve gazdan boğulma tehlikesi ile her an karşı karşı ya olarak ,

İster miniz çocuğunuzun bu şartlarda çalışmasını?

Ben istemem beyler ve bayanlar.

Ekonomi ne olacak diye sorabilirsiniz.

Bakınız ithal kömürün fiyatı yerli kömürün fiyatından daha düşük. Yani kömürle üretim yapan sanayi kuruluşlarında maliyet düşüşü olacaktır demektir.

Nitekim Belçika'da bu nedenle maden ocakları kapatılmıştır.

İstihdam ne olacak diyebilirsiniz. 

SOMA'ya dört tane fabrika yapsanız, dörtbin kişiye iş sağlarsınız. Oluşacak yan sanayi istihdamını ve yeni pazarlar açılmasını  hesaba bile katmadan en az dörtbin kişiye iş sahası açılabilir.

DEPREM konusuna gelince. 

Kentsel dönüşümle bir yere kadar çare bulmaya çalışıyoruz.. Esas yapılacak şey tek katlı PREFABRİK evlere dönüşümü sağlamaktır. Tabii gerçek tedbir almak istiyorsak.

Zira herkesin bildiği gibi ÜLKEMİZ GERÇEK BİR DEPREM ÜLKESİDİR. Bu gerçek, fasa fiso bir gerçek değildir. Büyük can kaybı, mal kaybı, travmalarla çöken insanlarımızın olduğu ve olabileceği toplumsal tehlikelerle karşı karşıya olmayı gösteren bir gerçektir..

Ne pahasına olursa olsun, TEK KATLI PREFABRİK EVLER YAPMAK ZORUNDAYIZ. 

Kaynak nerede diye sorabilirsiniz? Bakınız, 2014 yılı ilk ilk dört ayında tahsil edilemeyen vergi tutarı kırk milyar eski parayla kırk katrilyon Türk lirası.

Acaba 2013 yılı içinde tahsil edilemeyen emlak vergisi ne kadardır? 10 milyar TL desek, 1999 depreminden sonra her yılki bu kaçak emlak vergilerini toplasak 150 milyar liralık bir kaynak daha elde ederiz. Beyler yeter ki isteyelim.

Bunlar ilk akla gelen kaynaklar. Deprem tehlikesinden bahsetmak herhalde abes olacaktır. Onun için bu işi çok ciddiye alıp kaynak yaratmak zorundayız.

Oysa biz ne yapıyoruz  ve ne yaptık. Ege denizinde dün bir deprem oldu,yine onlarca yaralanan, kalp krizinden ölen vatandaşlarımız var.

Yani hep aynı yardeyiz. DASK'a sığındık. Keşke aklımıza sığınabilsek. Allah o zaman yardı edecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'de 15 milyon bine varmış.Tek katlı prefabrik ev olsa belki 100 milyon ev olacak. Dağlar taşlar ev dolar.Aşağıda linkini verdiğim KOLONİ adlı yazımda bu sorunun nasıl çözüldüğünü göreceksiniz. http://blog.milliyet.com.tr/koloni/Blog/?BlogNo=358007

Kerim Korkut 
 07.03.2017 21:48
 

Sayın Çetingöz! Ülkemiz deprem bölgesinde olduğu için her an deprem olabilir, o nedenle depreme dayanıklı binalar yapmak gerekir. Sizin öneriniz çok güzel evet tek katlı prefabrike evler iyi.Selam ve saygılar, depremsiz, acısız günlere inşallah. NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 26.05.2014 18:58
Cevap :
Sayın Hocam,depreme dayanıklı evlerle beraber prefabrik tek katlı evlerin olması muhtemel bir depremde can kaybının azalmasına neden olacaktır.Ancak bu konulardaki çalışmalar çok yetersiz seviyede.Selam ve saygılar.  27.05.2014 11:01
 

Akılcı çözümler üretmektense, günü kurtarıp, ölen ölür kalan sağlar bizimdir havasındayız. Keşke madenler kapatılabilse. Hiç olmazsa orada çalışanların canı pahasına oy avcılığı da kısmen azalır.Doğal afetlerin de Allah'tan geldiği inancı da yaşatıldığından, ölenlerin de hesabı sorulamıyor. Körfez depreminde kime ne soruldu ki bundan sonrakilerde kime ne sorulacak. Fakir fukaraya yapılan ucuz apartman daireleri de yakında olası bir depremle yerle bir olacaktır ama sorun hemen Allah'a havale edilerek, onların sırtından zengin olanlar yine kollanacaktır. Amaç çözmek değil, çözümsüzlük yaratıp birilerini zengin etmek.Aksi takdirde çoktan çözülürdü yıllar içerisinde...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 26.05.2014 12:25
Cevap :
Yorumunuzda haklısınız Ayşegül hanım.Ancak MB olarak bizim bu konuya sahip çıkıp,yazılarımızla bir çare aramalıyız.Başarılı olur muyuz? Bilemiyorum.Saygılar.  27.05.2014 19:06
 

DVM sonuncu grup çap ve nitelik (kalibre) gerektirdiğinden yok denecek kadar azdır. TIPKI futbol yorumcuları gibi çık oyna desen yapamam ki der...

Kadri KANPAK 
 26.05.2014 11:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 425
Toplam yorum
: 2146
Toplam mesaj
: 120
Ort. okunma sayısı
: 993
Kayıt tarihi
: 26.01.10
 
 

1945 yılında Adana'da doğdum. Galatasaray Lisesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster