Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
817
 

Gündüz TV programlarını beğeniyor musunuz?

Gündüz TV programlarını beğeniyor musunuz?
 

Ben televizyon kanallarının gündüz programlarını her ortamda eleştirmekten utanıyorum artık.
Acaba bu programları yapanlar da utanıyorlar mı?

Utanıyorlarsa niye doğru dürüst programlar yapmıyorlar? Niye derslerini çalışmıyorlar?

* Çoğu eğitimsiz, çirkin görünüşlü, kültürsüz ve kalitesiz kadınları otobüslerle toplayıp stüdyolara dolduruyorlar.

* Stüdyoya konuk ettikleri misafirlerin bol bol ağlamalarını sağlayıp vatandaşların içini karartıyorlar.

* Stüdyo seyircilerine mikrofon uzatarak her konuda bilinçsizce ahkâm kesmelerine izin veriyorlar ve bunu da Türk kadınının düşüncesi olarak sergiliyorlar.

* Bu programları yabancı ülkelerde yaşayan vatandaşlarımızın da izlediklerini, dolayısıyla onların birlikte izledikleri arasında o ülke vatandaşlarının da olacağını düşünmüyorlar.

* Stüdyo seyircileri yüzünden Türk ırkının dünyaya çirkin ve sevimsiz olarak tanıtılmasına katkıda bulunuyorlar.

* Türkçe'si düzgün olmayan, genel kültürden yoksun, eğitimi ve becerisi yeterli olmayan sunuculara emanet ediyorlar bu programların çoğunu.

* Program sunucusu kadınlar kendilerini ''Küçük dağları ben yarattım'' havalarında görüyorlar. Sponsor firmaların, reklam amaçlı olarak verdikleri hediyeleri kendileri veriyormuş gibi davranarak iyilik meleği pozlarına giriyorlar.

* Bu programların sunucularının çoğu özel yaşamlarıyla, cinsel tercihlerinin başkalığıyla bilhassa gençlere kötü örnek oluyorlar.

* Halkı biraz olsun bilinçlendirmeyi kenara itip, dedikoducu bir nesil yetişmesine, toplumun yozlaşmasına katkıda bulunuyorlar. Paparazzi konularından öte gidemiyorlar.


LERZAN MUTLU SORUYOR: "- Mayına bastığınızda kaç yaşındaydınız?''

FOX TV'de ''Lerzan Mutlu'' programını seyrediyorum. Hangi kanalı açtıysam Vatan, Millet, Sakarya konuları işleniyor. Geçen hafta Mehmetçiklerimiz şehit düştüklerinde İBO SHOW, POPSTAR vs göbek atmalara, eğlenmeye ara vermedikleri için eleştirildiler ya bu hafta hepsi vatansever kesildi. İnşallah samimidirler.

Sol ayağının kısa olduğu belli olan bir şarkıcı geliyor sahneye. Lerzan hanım topallayarak gelen bu genci selamlıyor ve en masum pozuyla konuşmaya başlıyor.

"- Siz mayına bastınız değil mi, bacağınız protez?"

"- Hayır, ayağıma kurşun sıktılar."

"- Allah Allah, bana protez diye bildirmişler. Notlarıma bakıyorum da..."

Tamam bacım, diyelim ki bu gazimizin bacağı protez, niye kısa? Malzeme mi yetmemiş de kısa yapmışlar? Protezin ne olduğunu biliyor mu acaba? Yani kesilen bacağın yerine yenisi yapılırsa, bu yapma bacağa protez denir Lerzan Bacı. Kısa yapılmışsa düzeltip öyle takarlar gazilerimizin kopan bacağı yerine. ''Kusura bakma, malzeme yetmedi de biraz kısa oldu, idare et artık!'' demezler.

Neyse, gazimiz şarkısını okuyup oturuyor yerine. Bir başka gaziye veriliyor mikrofon. O şarkı söylemiyor. Anlatıyor başına geleni 1990 yılında Güneydoğu Anadolu'da askermiş, kahpe teröristlerin döşediği mayına basmış ve bir bacağını kaybetmiş. Protezmiş.

"- Ha... protez bacaklı sizdiniz. Ben demin karıştırdım , kusura bakmayın!" diyor Lerzan Bacı.

Pot kırmaya alıştı ya duramıyor.

"- Kaç yaşındaydınız o zaman?"

Allah Allah, bu bacı Türkiye'nin içinden mi acaba? Bu memlekette gençlerin 20 yaşında askere alındıklarını bilmiyor mu? Bedelli askerlik, kısa devre askerlik yapan insanlarımız da cepheye gitmeyeceğine göre... 20 yaşında askere alınan bir genç bu mayına basan. O sıralarda da 20-22 yaşları arasında. Bunu, sormadan da bilmek gerekir.

Biraz sonra Tuğba isimli genç İstiklal marşı şiirinin marşa dahil olmaya kıtalarını okuyacak. Onu da "Kendi yazdığı şiiri okuyacak!" diye anons ediyor.
Kız hemen atılıyor ve şiiri kendisinin yazmadığını söylüyor. Bunun üzerine Lerzan Bacı hatasını düzelterek,

"- Kendisi yazmamışsa daha büyük bir alkış!" diye ekliyor.

Neden acaba? Şiiri kendisi yazmış olsaydı niye daha az alkışlanacaktı? Bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var, o da şu: gündüz programları almış başını gidiyor. Çoğu niteliksiz ve baştan savma. Teknolojik imkânlar har vurup harman savruluyor. Özenle hazırlanmıyor. Her gün aynı yüzler veya yüzsüzler ekranlarda. Yüzsüzler diyorum çünkü kim bir yerlerde skandal yaratacak davranışta bulunmuşsa ertesi gün bu programlarda ağırlanıyor.

NOT: Dünden beri tüm gündüz programlarında gerçekten duygusal anlar yaşanıyor. Demek ki istendiğinde sadece paparazzi konularıyla değil de, daha güzel konularla da seyirci kitlesi kazanabiliniyor. "Bugün" örnek alınmalı, bundan sonraki günlerde de gündüz programları ülkemiz insanlarına daha güzel konular sunmalılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

cok eskiden esra ceyhan,seda sayan'in programlarini severek izlerdim,kendilerini de cok severdim dogrusu ama bu son 2,3 yil icerisinde programlari "Yasemin'in Penceresi" programina dönüstü,insanlarin derdiyle,onlari kullanarak reyting yapmaya calisiyorlar...sabah programi dedigin eglence programi olmali ama bu tur program artik mazide kaldi,fakir,caresiz insanlar program sunucularin kurbanlari,reyting icin kullanilacak malzemeleri oldu ne yazikki... saygilarimla..

melda yildiz 
 29.10.2007 0:11
Cevap :
Sevgili Melda Hanım, yorumunuz için teşekkür ederim. Sabah programları niye eğlence programı olmalı. Kusura bakmayı bu düşüncenizi anlayamadım.Gündüz programlarında işlenecek o kadar güzel konular var ki. İnsanlarımızı eğlendirir, düşündürür, bilgilendirir vs. 70 milyonluk koskoca bir ülkeyiz. Konu sıkıntısı yok. Ama popolarını yerlerinden kaldırmayan sunucular bu konulara asina değiller tabii. Çoğu programa katılacak misafirlerin özelliklerini o anda ellerindeki notlara bakarak tanıyorlar İşlerini ciddiye alıp da, seyircinin karşısına çıkmadan önce amatörce çalışanı çok az. Kıvırtarak, dekoltelerini göstererek seyirciye yardımlar, hediyeler sunarak işi götürenler çok. Yasemin Bozkurt'u beğeniyorum. İşini en ciddi yapanlardan biridir. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.  29.10.2007 11:33
 

, sanırım şu yazma ve okuma işinin en keyifli tarafı bu. Sözgelimi söylemek istediklerimi tam da istediğim şekilde öyle güzel dillendirmişsin ki. Özellikle ciddi bir çalışmanın ürünü bir yazı olduğunu düşünüyorum. Profesyonelce gözlemlenmiş, belli bir teorik düzenlilikte ve hatta belki de minik notlar alınarak, okuyucuya, faydalanması için en kaliteli bir şekliyle bir ürün oraya konmuş. Süpersin, hislerimize tercüman olduğun için.

Baver Ergun 
 28.10.2007 15:23
Cevap :
Sevgili dostum Baver, yazdıklarımın senin gibi değerli bir insan tarafından beğenilmesi tabii ki beni fazlasıyla mutlu etti. Teşekkür ederim. Gerçekten yazmış olmak için yazmıyorum. Yazdıklarımın okuyana bir faydası olmasını düşünüyorum hep. Ama bazen yanlış anlaşılıyorum, ukalâlık yaptığımı düşünen değerli arkadaşlarımız bile oluyor ve bu beni çok üzüyor. Bu sebepten de sadece rica mahiyetinde olan 2 yazımı (Yazım kuralları ile ilgili) yayından kaldırdım. Şu anda 2 haftadan fazla bir zamandır da MB BLOG YAZARLARI ANTOLOJİSİ ile ilgilendim. Editörler ve diğer yöneticiler engellemezler, aksine biraz destek verirlerse hepinizin beğeneceği kitap 656 sayfa ve çok kaliteli olarak çıkacak. Yarından sonra bu konuyla ilgili bloğumu yayına göndereceğim. Tekrar teşekkür ederim güzel yorumun için. Saygı ve sevgilerimle.  29.10.2007 0:18
 

eğitimli, eleştirel akla sahip bir insan kapitalizzm için "makbül bir tüketici" değildir. malum tv.ler reklamlarla ayakta kalabildiğinden. kazın uyanmasını kim ister ki sayın abim.

mahalle baskıcısı 
 26.10.2007 5:52
Cevap :
Sevgili kardeşim, yorumunuz için teşekkür ederim. Almanya da bir tüketim toplumundan oluşuyor. Her şey tüketim üzerine. Reklam ön planda tabii. Tüketim mallarının tanıtımı için reklam şart. Ama halkının kendini geliştirmesinden hiç korkmaz hükümetleri. İş bulamayanlara bile başka branşlarda ücretsiz mesleki eğitim verirler. Her türlü kurslar desteklenir. Onların politikacıları da et, kemik, sinirden oluşan bedenlere sahiopler. Kapitalizmin en önde gideni uygulanır Almanya'da. Yıllarca yaşamama rağmen bizimkilere benzer, uyutucu, ninniler söyleyen gündüz programları dikkatimi çekmedi. İnsanı rahatsız etmeyecek kadar az. Bence dış güçlerin parmağı da var bu işlerde. Toplumu yozlaştırma politikalarının bir parçası uygulanıyor bizim TV'lerde. Saygılerımla.  26.10.2007 11:04
 

Erdal Aydın 
 26.10.2007 0:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3171
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster