Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1427
 

Güne başlarken...

Güne başlarken...
 

Sabahın ilk ışıkları ile uyanan biri için, hele de haftasonu gibi tatlı bir rüyadan uyanmışsa, gün zor başlar. Bir bardak çay sıcaklığında kendine gelmeye çalışırken belki pencerenin önünde durup her an yağmaya hazır havaya bakar. Bu sabah benim yaptığım gibi pencerenin önünde sokağın nasıl da böyle sessiz olduğuna şaşarak çayını içmeyi bile unutabilir.

Pazartesi sabahına uyandığımda günün küçük kaygıları, yapılması gereken işler, ne giyileceğine dair oflamalar, bulutlu gökyüzü, odamdaki solmaya yüz tutmuş çiçeklerin gereksiz kederi ile şaşkın oturup kaldım yatağın içinde. "Hadi bakalım hadi seni tembel.Gün başladı ve sen de başlamak zorundasın" dedim kendi kendime.Kendi kendime konuşmama hala alışamamış olan annem "efendiiiim" diye seslendi içeriden. "Yok birşey kendi kendime konuşuyordum" dedim. "İyi o zaman" gibi tuhaf bir karşılık verdi ve günün ilk gülümsemesi yüzümde belirdi.Bir kez gülümseyince başlamak kolay geliyor. Kalkıp işe gitmek için sıradan olan herşeyi yaptıktan sonra pencerenin önüne gidip sokağı izleyerek çayımı içmeye başladım. İşte o anda çok tuhaf, daha önce hiç hissettmediğim bir duygu beni buldu. O sessizliğin içinde düşüncelere dalmışken tüm kaslarımın gevşediğini, beynimin o sıkışmışlık hissinden kurtulduğunu ve hayatın içinde neşeli bir kaygısızlıkla durduğumu farkettim. Bu çok tuhaftı. Gerginliği ancak çözülmeden sonra fark edebiliyordun...

Hangi düşüncenin beni bu jölemsi kıvama getirdiğini bulmaya çabaladım bir süre. Bu tuhaf rahatlama hissinin sebebi ve içimdeki gerginliğin ilacı neydi? O tarifi bulmak için kıvrandım ama ne fayda... İnsan kendi gel-gitlerini çözemiyor bazen. Tıpkı delice yağan yağmurun birden durup bulutların arasından güneşin kendini göstermesi gibi ruh da birden aydınlanıveriyor. Yağmurun neden durduğunu ve güneşin birden bire neden yüzünü gösterdiğini anlamak mümkün mü? Sadece şaşkın bir sevinçle izliyorsun olanı biteni. "Yağmur sonrası toprağın üzerine düşen gün ışıklarını sevinçle karşılayıp "neden" diye soruyor musun?" dedim kendi kendime ve devam ettim "Elbette sormuyorsun.Sadece tadını çıkarıyorsun. O halde bunun da tadını çıkar." Annem mutfağın kapısından içeriye girip "Neyin tadını çıkarıyorsun bakayım?" dedi. Ona tüm bunları anlatsam yüzüme şaşkın şaşkın bakacağını bildiğim için "Çay çok güzel olmuş anne?" diye cevap verdim.Elimdeki yarı dolu bardağa bakıp, kendinden memnun gülümseyerek "Afiyet olsun" dedi.

Dışarı çıktığımda yağmur sonrası toprağın kokusu nefisti. O ferahlık duygusunu her nefeste içime çeke başladım güne...Herşey yolunda...

RESİM: http://www.deviantart.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yaşadığımız tüm durumların sebeplerini aramaktan...sevincin, hüznün, şakınlığın vs.. verdiği anlık duyguları yaşayamaz olduk..oysa 'anı yaşamak' dedikleri bu değilmidir? birde bu duyguları ifade etme zorluğu vardır ki bu durumlarda sanırım en güzeli çay çok güzel olmuş cevabıdır. ifade şekliniz ve yorumunuz çok güzel.. yüreğinize, kaleminize sağlık..sevgiler..

Düş 
 07.03.2007 21:55
Cevap :
Sevgili Düş, Sanırım beni rahatlatan duyguda buydu; sebep aramaktan ve neden diye sormaktan vazgeçmek...Bizi en çok yoran bu "neden" soruları değil midir? Oysa hayat bu şekilde sürüp giderken ve bu kadar güzel şeylere bakarken bu soruları sormanın anlamı var mı? Yine sorular soruyorum değil mi :))) Çok teşekkür ederim bu güzel yorum için.Sevgilerimle...  08.03.2007 8:31
 

Bazen tam bulunduğun yerde sen herhangi bir zaman ya da mekandayken sihirli bir el dokunur sanki sana. Bu el umut doldurur içine...Bir kaç gündür yaşadığın ya da seni sıkan ne varsa çözülüverir bir buz erimesi gibi...O mucizevi dokunuş da o sihirli el de içimizde bir yerlerde ama adını bilmiyorum:)) kucak dolusu sevgiler canım

guguk kuşu 
 06.03.2007 9:06
Cevap :
Canım Hatice'ciğim, O mucizevi el ya da sihirli dokunuş içimizde değişen ve anlamlandıramadığımız birşeyler olabilir mi ne dersin? Bize o çözülmeyi yaşatıp içimizi sonsuz bir coşkuyla dolduran...Belki de birden bire, kapalı duran gönül gözünün açılıvermesidir?Kucak dolusu sevgiler de benden :)  06.03.2007 9:49
 

Ruhun alıyorsa canım kuzenim bu kokuyu bahar geldi demektir ve herşey yoluna girmeye başlamıştır.. Ve o toprak kokusunu sokağımızdaki çiçekler tamamlayacak yakında.. Kocaman bir öpücük apılama..Herşey yolunda...

Hoşsada 
 05.03.2007 22:12
Cevap :
Canım Seda'cığım, Bilirsin o yağmur sonrası toprağın kokusunu ve o kokuya eşlik eden insanın içini coşturan çiçek kokusunu...Hadi kuzen baharın bu güzelliği içinde tasasız iki balık olalım...Sevgiler...  06.03.2007 8:46
 

Herşeyin yolunda olmasına sevindim..yaşamı anlamlaştırmak adına elimize tutuşturulan bir çok dal var..tercih senin Fulya'cım..küçük sevinçlerin mutluluga dönüşmesi dilegimdir..

sema öztürk 
 05.03.2007 18:56
Cevap :
Sevgili Yağmur Zamanı, Aslında birazcık bakmayı bilince ve sessizliğin ortasında öylece durmayı başarınca "herşey yolunda" demek o kadar da zor değil...Sorunlar, zorluklar var evet ama bunları aşabilcek gücümüz de var.Sanırım önemli olan kendine ve hayata inanmak...Sevgiler...  05.03.2007 19:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1084
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster