Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
269
 

Güneşimi kaybettim

Güneşimi kaybettim
 

Geçimsizim, çaresizim. Kendimden geçtim, kendimi kendime terk ettirdim.. Hayatımın her anı herkese yetişmeye çalışmakla geçti gel gör ki kendime yetişemedim.. Hayatımın dönüm noktasında gelen fırsatı kalabalıklar içinde yaşayıp, ona buna koşturarak kaybediyorum... Elimde mi evet. Kısmen.. Beceremedim... Gücümü kaybettim. Güneşimi kaybettim..

Hep başkaları mutlu olsun diye ben gerçekten didindim lafta kalmadı, icraate geçti, yazıya döküldü. İçime döktüm, kendi suyumda kayboldum.. O su ki hep bireyle dolu hepsi de sevdiklerim tamam da ben neredeyim. Neden artık umudumu kaybettim. Nerede hırsım, azmim, gülüşlerim nerede benim mutluluğum. Ben neredeyim anne... Ben niye böyle yetiştim. Neden bu kadar yufka bu yürek neden bu kadar duygusal, bu kadar acizim. Neden savunamıyorum neden tutunamıyorum. Niye hemen titriyorum. Küçük bir çocuk gibi ürperiyorum, korkuyorum. ''Bir ben miyim acaba?" diye herkesin kendine sorduğu soruyu soruyorum. O zaman kendimi daha bir çıkmazda hissediyorum. Her yönden gene başa sarıyorum. 

Mutluluğumun uçtuğu bir noktadayım. Herkes birşeyler soruyor ya da bir şeye takılmışlar. Elimde olmayan cevaplarımla nefes alamıyorum. Boğuluyorum... Sanırsam böyle gelmiş böyle gidecek. Kader denen bir şey var ya hani hayırlısı diyip geçtiğimiz işte eski ben, o kadere kafa atan ben o da gitmiş benden.. atamıyorum..

Hep gülerim çok gülerim. Hani şu en ağır üzüntüler kendilerini gülüşlerle gizler tabiriyle. Bir o kadar da ağlarım, ağlarım da gene içimin yandığını günden güne eridiğimi, söndüğümü, anlamazlar. Çünkü hep ağlarım. Sulugöz der çıkarlar. Varsın böyle olsun ben alıştım duyduğum ya da hissettiğim şeylere, hayatımı adadığım her şeye, kendi gezmelerimi, yaşımı, yaşımın verdiği çocukluğu ya da olgunluğu yaşayamamayı, sürprizleri, heyecanları, niye bana da olmuyor niye ben değil niye diye şımarmayı, imrenmeyi,özenmeyi, istemeyi, vazgeçmeyi hepsini unuttum.

Bir boşlukta sallandığım küçük bir bedenim var. Onu da zayıflıktan sanıyorlar. Gözümü kapıyorum, uyuyorum ve gülüyorum.

Şimdilik bu kadar. Benden bu kadar. Aksın hayat aktığınca ben kaybolmuşum akış neye yarar. 

Zehra Nur Sarıoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 605
Kayıt tarihi
: 02.08.13
 
 

"Ah Müzeyyen" kitabının yazarı.  1988 Mersin doğumlu, Selçuk Üniv. İletişim Fak. Halkla İlişkiler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster