Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '06

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1299
 

Güneşin doğduğu an, gecenin en karanlık anıdır

Güneşin doğduğu an, gecenin en karanlık anıdır
 

Güneş batışı mıdır günün bitişinin kanıtı? Uyku mudur bu gün yapabileceklerimin limitini belirleyen? Kardeşim midir hala ayaklarımın üstünde güçlü durmama sebep? Hayat mıdır kalpleri tahtalaştıran?

Güzellik beklediğiniz kişiler vardır hayatınızda. İletişim için ortak bir amaç bulur ve omuz omuza yürüdüğünüzü düşünürken siz, sonra birden sahne kararır.... Maskelerinin altını görürsünüz. ne kadar saf olduğunuza güler, kandırıldığınızı, kullanıldığınızı hissedersiniz. hayatın zorluklarına karşı yanınızda duracak arkadaşınız karşınızda yerini almıştır siz daha ne olduğunu anlamadan. kalkanlarınızı kaldırırsınız, hayat size ne öğretti ise, savaş aletlerinizi toplar meydana çıkarsınız. Dost da olamayacaktır en azından olabildiğince uzağınızda durmalıdır o kişi, size daha çok zarar vermeden önce. biraz kan dökülür meydan savaşında, biraz gözyaşı.

Sonra dostlarınız, ailenize geri döner, huzurun tadını hatırlarsınız. Sadece bir kitap, iki sandalye, bir dondurma kabı, bir çay kaşığı belki ama sizin için daha anlamlıdır artık. Sevdiklerinizle daha güzelleşen ruhunuz, kapı dışına çıktığında tahtalaşmaya başlar.. ve sonra tekrar teşekkür edersiniz hayata, kendisini size bağışladığı ve yanlış yollardan kurtardığı için. kayıplar listesi ne kadar kabarsa da, zararlı * bir milyon, yine zararlıdır. güzel şeyler yaşamaya adanmış bir hayatınız varsa, gördüğünüz, dokunduğunuz, içtiğiniz zehirleri akıtmanın zamanıdır. neler mi yapılır temizlenmek için ? ney ve saksafondur, melodileriyle uçabilmeyi dilediğim. cohen dinlenir, Frank Sinatra dinlenir. spora başlanır, yürüyüşler yapılır geleceğe, umudunu kaybetmediğini itiraf etmek için. bir dans kursuna ya da fotoğrafçılık kursuna yazılır.. güzel insanlarla tanışılır, zıt bir fikir olsa da, inandığını sonuna kadar savunabildiğin dostlarla tadılır hayat. hala kar yağmak için sırasını bekliyor, o bile bu kadar uzun zamana sabredip pes etmedi ise, bizler de edemeyiz. daha nice sahnelerin tozunu yutacak, nice molalarda bekleyişler treninin vagonunda nice hatıralara vakit kalacak... bir tebessümle, iyi ki yaşanmışlar dolu olması dileğiyle..

Bir fırtınada yürüyorsan,
Başını dik tut
Fırtınanın sonunda altından bir gökyüzü
Bir tarla kuşunun gümüşten şarkısı var.
Rüzgarda yürümeye devam et,
Yağmurda yürümeye devam et
Hayallerin felakete dönüşmüş olsa da
Yürü, kalbinde umutla yürü,
Asla yalnız yürümeyeceksin,
Asla ama asla yalnız yürümeyeceksin...*

*Elvis Presley'in You'll Never Walk Alone şarkının sözlerinden alıntıdr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

gerçekten şiir tadında bir blog olmuş..Eline sağlık..Bu kalkan olayını bende düşünmüştüm ve bunun insanı yanlızlaştıran bir şey olduğuna karar vermiştim..Tamam belki insanları bizden uzak tutuyor ama asıl bizi duvarlar arasına sıkıştırıyor..Bizler kusursuz arkadaşlar arıyoruz, bize zarar vermeyecek bizden bişey istemeyecek, bizi karşılıksız sevecek. İnsanlar hiç tanımadıkları birine bu duygularla yaklaşmazlar.yaklaşsa bile biz onu bu duvarların arkasından farketmemiz oldukça güç.Duvarlar arkasında yapacak tek bişey vardır o da televizyon izlemek...

karakalem 
 17.10.2006 20:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 2192
Kayıt tarihi
: 07.09.06
 
 

Yazılımcı. Koç Üniversitesi Matematik bölümü mezunu. Boğaziçi Üniversite Mühendislik ve Teknoloji Yö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster