Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
233
 

Güney'de renkler solmadı. Her şey bıraktığınız yaz tadında...

Güney'de renkler solmadı. Her şey bıraktığınız yaz tadında...
 

Gökova'da her şey, maviye boyalı, masmavi. Rüyalar bile, hülyalar bile maviye boyalı, masmavi


 

Yazdan kalma bir gün, hükmünü, plajlarda hala sürdürüyor. Turistler, giderayak son bir defa, bazıları ise ilk kez denize giriyorlar Ege’de. Doyamamışlar güneşe ve denize.  İngiliz turistler hayatlarından memnundu biz gittiğimizde. Yücelen Otellerinin sahibi Hamdi Yücel Gürsoy, “Ege’yi Ege yapan, işte bu güneş”  diyor. Güneş, Gökova’da hiç batmamacasına körfezi ısıtıyor,

 Bu Akyaka, Muğla İlçesine bağlı bir belde. Gökova’da bulunuyor. İşte bu belde’de  Nail Çakırhan Konakları var aynı zamanda. Yücel Bey, Çakırhan’ın,  çok sıkı dostuydu. Ömür boyu, hemen hemen beraberlermiş. Üniversite hocaları, kendisinden ısrarla, Çakırhan ile ilgili notların birleştirilerek anıların,  kitap halinde  gün ışığına çıkarılmasını istediler. Biz oradayken, TRT,  Çakırhan’ın konağında çekim yapıyordu.

 Gökova’da deniz suyu sıcaklığı 21. Havanın sıcaklığı ise 24 derece. Hava bol güneşli. Yazı aratmıyor.. İngiliz turistler hayatından memnun. Turistler denize giriyorlar.

 Muğla Üniversitesinden  Prof A. Nuri Tarkan, buraya bir deniz müzesi kurulması yolunda kolları sıvamış vaziyette. Böylelikle müze, türlü deniz mahsulü hayvanların nesi tükenmeyecek, türlerde çeşitlilik sağlanacak, çevre temizliği ve tekne  trafiği tanzim edilecek.,,Akyaka Belediye Başkanı Ahmet Calca da “ Azmakların denize döküldüğü yerden yukarı doğru köprüden itibaren tekne bağlama yerlerinin kaldırıldığını,  kıyı boyunca tesislerin azmaklara zarar vermediğinden bahisle “Buraların fosseptiğini hallettik. Mavi bayrağımız hazır. Seneye  buraya dikeceğiz” diyor.

 Muğla’nın Ula İlçesine bağlı Akyaka’nın ikinci bir hamisi de, turizmci Yücel Bey. Bir an önce kendisinden, Nail Çakırhan’la ilgi anılarının yazması bekleniyor kendisinden. Söz verdi. Yazacak da.

 Akyaka’ya hayat veren azmakların  uzunluğu, 1,5 kilometre. Buz gibi suyu hızlı akışlı. Tekneler, akıntıya karşı zorlanıyor yol almakta. Ve tertemiz suyu var. Eskiden, azmak kenarındaki restoranlar, müşterinin gözü önünde, suya daldırdıkları maşrapalarla, masalara su servisi yaparlardı. Her şey doğaldı.

 Bu yöreye mahsus atlar, bellerine kadar burada suya girer, yelelerine kadar başlarını suya daldırarak, dipteki  uzun  bitkileri kökünden kopararak, dişlerini bıçak, dillerini de çatal yerine koyarak “spagetti” yerlerdi. Kökledikleri yeşillik, akıntılı suda süzüle süzüle yüzerken, onlar yavaş yavaş  yendikçe boyları da kısalırdı. O zaman at, bir daha başını soya sokardı.

 Başka yörenin atlarını buraya getirin, bunlar gibi yapmaz. Bilemez, beceremez. Bu spagetti’leri yemek, Akyakalı atlara ait bir şey.

 Gökova’da yaz, kırık dökük de olsa, bütün güzelliği ile sürüyor. Gönüller; Halikarnas Balıkçısı gibi uzun ve gür bir sesle “merhaba “ dedikten sonra, insanın, Arşipel’e  tepelerden haykırarak “ Ey Gökova, ver  maviliğini, serinleyeyim biraz” diyesi geliyor.

 Gökova’da, rüyalar bile, hülyalar bile maviye boyalı.

 Hem de bu mevsimde,

 

 

 

         

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Suyun sıcaklığı yaz kış 12 derece. Kadınpınarında tatlı su yerine şimdi alabalık yetiştiriliyor. Balıkçı Burada iklim insan hizasındadır, demiştir. Akyaka güneşe güneye bakan yerdedir... Yazı Gökova'yı özletti. Ördeklerin dansı, sesi, şarkısı gibi akıp giden su, akıp giden hayaller, akıp giden hayat...Akıp giden sevda AKYAKA...

Nabide Kılınç 
 01.11.2011 16:05
Cevap :
Ördeklerin senfonisini Antalyadaki blog dostumuza bir anlatın hele.Yöre halkı olarak, bilirim ki, çok üstün gayretlerle oraları tanıtma, öğretme konusunda amansız bir yarış içindesiniz. Bütün Muğla ve yöresi, sıkı bir tanıtımcıdır. Bizim yazıyı renklendirmiş satırlarınız. Yorumlarınız bal tadında. Teşekkürler. Saygı ile  01.11.2011 18:40
 

Değerli Üstadım, Güneyden, Antalya'dan da bir ses var ve diyorki bu ses: Antalya'da da aynı, güneş, deniz, kum...Renkler aynı, neşeler, keyifler aynı...Ümitler, beklentiler de aynı...Moraller güzel, moraller yüksek. Tıpkı sizin bakışınız gibi, hissettiğiniz gibi...Neş'eniz ve keyfiniz daim olsun, sağlık ve mutluluklar içinde...(fotoğraflar çok çok güzel.) Üstadım, saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 01.11.2011 12:16
Cevap :
Sevgili dost. Evet. Aynı şartların daha mükemmelliği Antalya'mızda da var. Muıhteşem güzellikte. Ama Gökovadaki durum tamamen farklı. Saf, temiz, kendi halinde, gösterişsiz ve ekmeği yanın da bir durum. Tamamen kendi içinde ve etrafına sızım sızım güzellik dağıtan bir belde. İhmal edilmiş. Güzelliği geç farkedilmiş bir belde burası. Oradaki atlar, buraya getirilse, spagetti yiyemez. Serin sularında kazlar, oradakinden ayrı hep senfoni yayarlar ( Facebook) sayfaamdaki vedeo: "KAZLARIN SENFONİSİ) Çok özel durumlar var burada. Müptezelleşmemiş, üstelik de bakir. Nabide Hanım, aynı güzelliklere parmak basmış, yazısını okursanız, göreceksiniz. Örft ki Öşlem Kitabımın il sayfasındaki SON DEFA drama hikayesi de bu Gökova'da cereyan etmiştir. Gündüzleri burada bir saat bile uyunmaz. Neden? Bütün gece uyuyamazsınız da ondan. Yerliler sizi uyurken görseler, gelip dürterler. Ve bu ayrıcalığı nazik dille hatırlatırlar. İnceliğpiniz, her zamanki hassasiyetiniz ve duruşunuz için şapka çıkarırım  01.11.2011 18:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 873
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster