Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '19

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
64
 

Güneydoğu Anadolu Gezimiz

Yurdumuzun Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerini görmek bir türlü kısmet olmamıştı. Nihayet güzel bir gezi yaptık. İzmir’den uzun bir yolculuk sonrası kahvaltı molasının ardından GAZİANTEP’e girdik. Kelime anlamı Suyun Gözü. Nüfusu 2 milyon olan Antep’te Avrupa’nın en büyük hayvanat bahçesi bulunmakta. İlk gittiğimiz müze ZEUGMA ANTİK KENTİ. Çevrede yapılan kazılarda elde edilen gerçek tablolar. Zamanımızdan 1600 yıl önce yaşamış insanların kültürleri, yaşamları tablolarla anlatılıyor, renkler orijinal. Müze harikaydı. Gaziantep’e gelip yöresel yemekleri tatmadan olmaz tabi ki. Patlıcan Kebap, Ali Nazik ve baklavası müthiş lezzetli. Menengiç kahvesi de içmeye değer. Bakırcılar Çarşısı, Almacı Pazarı, Zincirli Bedestan ise diğer tarihi yerler.

Akşam otelde dinlendikten sonra HALFETİ’ye doğru yol alıyoruz. Eski Halfeti Birecik Barajı’nın suları altında kalıyor. Fırat’ın kıyısından teknelere binerek sular altında kalacak Savaşan Köyü’nü ve Rum Kale’yi görüyoruz. Eşkiya filminin çekildiği evi yakından seyrediyoruz. Turizm bu bölgede çok canlı. Balık restoranları, tekne turları harika.

Şanlıurfa’ya doğru yola çıkıyoruz. Hz.Adem’den beri birçok peygamberin yaşadığına inanılıyor. O yüzden Peygamberler Şehri olarak adlandırılıyor. 500 yıl boyunca Bizans İmparatorluğu’nun yönetiminde kalmış, 1517’de Yavuz Sultan Selim bu imparatorluğu yıkmış. İlk gittiğimiz yer BALIKLI GÖL.

Nemrut’un putlarına savaş açan tek Tanrı inancını yaymaya çalışan İbrahim Peygamberin ateşe atıldığı yerin göle dönüşmesi ve odunların da balığa dönüştüğüne inanılıyor. Balıklı Göl’ün yanı başında Rızvaniye Camii, Zeliha Gölü, Hz. İbrahim’in doğduğu mağara görülmeye değer eski eserler. Akşam Urfa’da Sıra Gecesi ile Halk türkülerimizi dinliyoruz. Urfadan ayrılıp HARRAN’a doğru yol alıyoruz.

Harran’ın nüfusu 80 bin. Sıcak yer anlamına geliyor. İlk İslam Üniversitesi burada kurulmuş. Harran Surları’ndan geçiyoruz. Surların 6 tane kapısı var. İç kalesi ise savunma amacıyla yapılmış. Kasımiye Medresesi, kübik evlerini görüp geleneksel kıyafetleri giyip fotoğraf çektiriyoruz.

GÖBEKLİTEPE’ye doğru yolumuza devam ediyoruz. UNESCO Dünya Mirası Göbeklitepe 12 bin yıl önce ibadet merkezi imiş. Eyüp Peygamber Camii ve mezarını ziyaret edip Mardin’e doğru yol alıyoruz.

Mardin 820 bin nüfuslu çok şirin bir ilimiz. Aynı zamanda çok kültürlü. Eski ve Yeni Mardin olarak ikiye ayrılıyor. Şehrin tarihi dokusu çok iyi korunmuş. Diller ve dinler şehri diye adlandırılıyor.

Mardin Ulu Cami, Kasımiye Medresesi, Süryani manastırı olan Deyrul Zafaran Manastırı’nı geziyoruz. Kasımiye Pasajı’nda alışveriş yapıp meşhur Mardin yemeklerinden mumbar ve tandır yiyoruz. Gece dinlendikten sonra Aynalar Kenti de denilen Midyat’a gidiyoruz. Sıla ve Hercai dizilerinin çekildiği MİDYAT DEVLET KONUKEVİ’ni geziyoruz. 1700’ler de yapılmış Suryani Konağı harika… Kuşbakışı ilçeyi seyrediyoruz.

Buradan Batman’ın tarihi ilçesi HASANKEYF’e geliyoruz. Ilısu Barajı suları altında kalacak olması bizleri üzüyor. Ardından Veysel Karani Hz. Türbesi’ni ziyaret edip, Van Gevaş’ta teknelere binerek AKDAMAR ADASI’na geçiyoruz. Akdamar Kilisesi’ni (Kutsal Haç Kilisesi) görüp yaklaşık nüfusu 1 milyon olan VAN’a doğru yol alıyoruz. Gece Van’da konakladıktan sonra çarşısını gezip, kedilerini görüyoruz. Van Kalesi’ne uğrayıp yolumuza devam ediyoruz. Van’dan gümüş takı almadan ayrılmamanızı öneririm.

Yol boyunca Ağrı ve Tandürek Dağları’nı fotoğraflayıp Doğu Beyazıt’a geliyoruz. 80 bin nüfuslu Doğu Beyazıt’ta meşhur Kaçakçılar Çarşısı’nı gezip İSHAKPAŞA SARAYI’na gidiyoruz. Doğu Anadolu’nun en yeşil ili IĞDIR’a gelip Ermeni Katliam Müzesi’ni geziyoruz. Toplu mezarları görüyoruz. Bu kazılar yabancı uzmanlar tarafından yapılmış. Şehitlerimizin anısına yapılan anıt 43 metre yükseklikte, kılıç şeklinde. Barışı simgeliyor. Hüzünle oradan ayrılıyoruz.

Akşam Kars’ta aşıkların atışması hepimizi büyülüyor. Sabahleyin ANİ HARABELERİ’ne doğru yola çıkıyoruz. M.S. 4 yy ait olan harabeler gerçekten görmeye değer.

Peynir alışverişimizden sonra Kafkas Cephesi Müzesi’ni (Kanlı Tabya) geziyoruz. Soğuktan donarak ölen şehitlerimizin anısına yapılmış müze bizleri çok üzüyor.

Kars’tan ayrılıp Erzurum’a doğru yol alıyoruz. Erzurum’da cağ kebabı ve kadayıf dolmasını iştahla yiyip Çifte Minareli Medrese, Ulu Cami ve Taşhan’ı geziyoruz. Erzurum Kongresi’nin yapıldığı binayı gezip Atamızı saygı ile anıyoruz.

Erzurum Palandöken’de konaklayıp sabah Malatya’ya doğru yola çıkıyoruz. Bingöl’den geçip Elazığ’a giriyoruz. Harput’un tepesinde kuşbakışı Elazığ’ı seyredip yemek molasının ardından Malatya’ya doğru yol alıyoruz.

Malatya 800 bin nüfuslu güzel bir şehir. Malatya’nın merkezinde yer alan şelaleyi görüp kayısı alışverişlerimizi yapıyoruz, şehri geziyoruz. Sonrasında Antakya’ya doğru yola çıkıyoruz.

ANTAKYA’da Antakya Müzesi, Habib-i Neccar Cami, Tarihi Uzun Çarşı, Tarihi Hatay Evleri’ni gezip, Antakya Şelalesi’nde fotoğraflar çektiriyoruz.

Anadolu’nun ilk kilisesi ve camisi burada bulunuyor. Aziz Pierre Kilisesi Habib-i Neccar Dağı eteklerine kurulmuş,  dünyanın en eski kilisesi.

Antakya’da konakladıktan sonra Adana’ya doğru yola çıkıyoruz. Dünyanın en eski köprüsü ADANA Taş Köprü ve Sabancı Merkez Cami’yi görüp İzmir’e doğru yola çıkıyoruz.

Ben sizlere kısaltarak anlattım. En güzeli gidip görmek derim. Biz çok mutlu ayrıldık. Özellikle insanlarını çok sevdik.

 

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 92
Toplam mesaj
: 83
Ort. okunma sayısı
: 757
Kayıt tarihi
: 14.06.07
 
 

Emekli matematik öğretmeniyim. İzmir'de yaşıyorum. Okumayı çok seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster