Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

15 Aralık '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
140
 

Güneydoğu'da sıkıyönetim ve göç

Güneydoğu'da sıkıyönetim ve göç
 

AKP nin son iktidarı döneminde özellikle Güneydoğu’daki il ve ilçelerimizde yaşanan “kaos”  yöre halkının bu kışta kıyamette evini barkını terkederek daha güvenli bölgelere kaçmasına neden olmaktadır.

1 Haziran sonrası birden bire hortlayan terör, akan kan AKP tarafından meydanlarda seçim kampanyasına malzeme olmuş;

“Biz iktidara gelmezsek terör durmayacak, beyaz torosları kimse önleyemeyecek” türünden tehditler savrulmuştur.

Sur katliamı, ardından Ankara Tren garındaki katliam sonrası ülkenin başbakanı bu halka;

“Ankara katliamından sonra partimizin oylarında artış olmuştur” diyebilmiştir.

1 Haziran sonrası bizzat AKP ve yandaşları medya ve basın tarafından sürdürülen tehdit dolu kara propagandalar toplumda etkili olmuş, bunca yolsuzluğa ve hırsızlığa rağmen halkın % 50 si bu partiye oy vererek tekrar iktidar yapmıştır.

Şimdi şu soruyu başta muhalefet partileri ve sivil toplum örgütleri kendilerine sormalıdır: “Altı ayda ne değiştide AKP tekrar %50 oy alarak yeniden iktidar oldu”.

Özellikle 2007 sonrası AKP’nin “ Açılım Sürecinde” PKK boş durmamış, dağdan şehirlere inmiş, şehirlerdeki evleri, camileri, okul bahçelerini silah deposu haline getirmiştir. Devletin en üst Mit yöneticileri Oslo’da PKK ile yapılan görüşmelerde bizzat PKK yöneticilerine: “Sizlerin şehirleri nasıl silah deposu haline getirdiğinizi biliyoruz ve farkındayız” sözleride bu yapılanmaya bizzat iktidarın bilerek göz yumduğunun açık delilidir.

       Herşeyin çözüm sürecine endekslendiği, PKK’nın şehir yapılanmasına ve silah depolanmasına sessiz kalındığını bizzat hükümet yetkilileri sessiz kalmış hatta açıkcada itiraf etmişlerdir.

         “PKK’nın kentlere silah yığmalarını biliyorduk ama çözüm adına görmezden geldik” diyebilmiştir bu ülkenin başbakanı ve cumhurbaşkanı.

          2 Kasım seçimleri sonrası tek başına iktidar olan AKP hükümeti yıllardır çözüm nedeniyle göz yumduğu PKK’nın şehirlerdeki etkinliğini, kazdığı hendeklerini, yığınak yaptığı silah depolarını yok etmek için geçte olsa harekete geçmiştir. Mahalle mahalle, ilçe ilçe sokağa çıkma yasakları ilan ederek bu bölgelerdeki PKK hâkimiyetlerini, hendekleri, kurtarılmış öz yönetimleri yok etmeye çalışmaktadır.

       Bugün Güneydoğu bölgemizdeki il ve ilçeler Suriye gibi olmuştur. Hergün çatışmalar, terk edilen, göç eden insanlar , bir tarafta PKK’nın ilan ettiği sıkıyönetim, diğer tarafta devletin ilan ettiği sokağa çıkma yasağı. Velhasılı güneydoğu halkı perişandır bu bölgeden kaçan, göç eden de kürt halkıdır, kendi halkına zulum eden, baskı kuranda kürt PKK’dır.

      Güneydoğuda bugüne kadar 7 ilin 17 ilçesinde 52 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Halen Diyarbakır’ın Sur ve Silvan, Mardin’in Nuaybin, Şırnak’ın Çizre ilçelerinde yoğun çatışmalar olmakta, 200 binin üzerinde insan göç etmiştir.

      Sur ve Nusaybinde ME Bakanlığı öğretmenlere “zorunlu izin” vererek bölgeyi terk etmelerini istemiş, Cumhuriyet tarihinde ilk kez devlet öğretmenini koruyamamış, okullarını açamamış ve kapatmak zorunda kalmıştır.

      Bütün bu yaşananlar gösteriyorki güneydoğuda adı konulamamış örtülü bir etnik tasfiye yapılmaktadır.

      Öğretmenini koruyamayan, okulunu açık tutamıyan, asayişi temin edemeyen bir iktidar bu bölgelerde huzuru ve güveni ne zaman sağlayacaktır.

         Dün çözüm adına göz yumulan , “dağdan düz ovaya inip siyaset yapsınlar” denen PKK bugün dağdan silahıyla bombasıyla şehirlere inmiş, şehirlerimizi adeta köstebek yuvasına çevirmiştir. Her sokak, her okul ve camiyi silah deposu haline getirmiş, yetmemiş bu bölgelerde sözüm ona “öz yönetim” ilan etmiş, kurallarına uymayan, kendilerine karşı gelenleri ise tasfiye etmiştir.

       Savaş esnasında bile dokunulmayacak yerler olan okullar, camiler PKK tarafından yakılmakta, düşmanlığı cami yakmaya kadar vardıran bu hainler, sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerde devlete kafa tutmakta, yakılmadık, yıkılmadık bina bırakmamaktadır.

     Görünen o ki; bir tarafta PKK elde ettiği mevzileri kaybetmemek için sıkıyönetim ilan edip, yöre halkını göçe engellemekte, devletin güçleriyle çatışmakta, diğer taraftanda devlet sokağa çıkma yasaklarıyla adı konmamış sıkıyönetim ilan ederek PKK hainlerinin geçmişte “bilerek göz yumulan” ve silah depoları haline getirilen mahalle ve sokakları PKK’dan temizlemeye çalışmaktadır.

       Sonuçta olan Güneydoğulu kürt kökenli vatandaşlarımıza olmakta yörede yaşanan iki taraflı sıkıyönetim halkımızı canından bezdirmekte, ne öğretmenin, ne kamu görevlisinin ve de nede yöre halkının can ve mal güvenlği sağlanamamaktadır.

 

Osman Özeker 15.12.2015

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3010
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster