Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '13

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
238
 

Günler kısa yıllar uzundu

Çok şehirlerde yaşamışlığım vardı
Çokça sürüklediğimi bilirim leşimi ardımdan
Bir bavul dolusu
Hatıra,pişmanlık ve anlamsızlık peşim sıra
Çokça kaçışlarım vardı arkama bakmadan
Mesela çocukluğum ilk terk ettiğim şehirdi
İçinde bir yaşlı köpek,bir acılı anne
İçinde biraz fakirlik,birkaç dut ağacı
Bir damlayan dam
Ve de okumuşluk hasreti barındıran
Bahçeli ve tek katlı bir evdi
Sonra ki
Kaybolmuşluğumun şehri
İlk aşkımı gömmüştüm sınır tabelasının dibine
Çünkü o ilk öpücük örtmüştü gözlerimi
İlk o sarsmıştı kutsal öğretilerimi
İlk o tutuşturmuştu genç bedenimi
İlk onu öldürünce ağlamıştım köpekler gibi
Şehrin kapısını çarpıp çıkmıştım yüzüne
Bir ergenlik destanı yazmıştım aklım sıra
Büyümek için yürümüştüm ötekisine
Ve büyümüştüm
Gençlik, en zor bıraktığım şehirdi
Siyasetim,deliliğim,diriliğim
Günlerim kısa,gecelerim kısa
Aşklarım kısa,hüzünlerim kısa
Türkülerim kısa,özgürlüğüm kısa
Yılların uzun olduğu şehirdi
En çok hasretini çektiğim
Gençliğim
Ardından gelen yetişkinliğim
Kirli,karanlık
Sokakların da ve yüreklerinde puştluk için zulalar olan
Kötülük için tüm dostların erketeye yattığı şehir
Canımı yakan ne varsa
Bir ıslıkta dönüp gelen
Ben üzüleyim diye sabahın köründe kalkan
Gecenin kör karanlığında uyuyan şehir
Amansız çaresizliklerin yakama yapıştığı
Yağmurunun adam gibi ıslatmadığı
Güneşinin adam gibi ısıtmadığı
Her şeyi az olan,her şeyi kıt olan şehir
Ve sınır,kurtuluş
Yolculuk
Teslim oluş sandığım
Ölüm
Ötesinde başka şehrin olmadığı
Dizlerimin beni taşımadığı
Aksak ve titrek adımlarla
Yorgun ve yalnız kaldığım şehir
Kimsenin kim olduğumu merak etmediği
Kimsenin beni dinlemediği
Annemi özlediğim
Tek katlı, bahçeli ve müstakil çocukluğumu
Gömdüğüm o ilk aşkı
Ve türkülerde kalan gençliğimi özlediğim şehir
Beni bilenleri geride bıraktığım
Her bir nefesi korkarak aldığım
Tüm hesapları tek tek kapattığım
Daha ötesine
Ötekisine kaçamadığım şehir…
denizd(Ömür deniz)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değşik bir çalışma. Değişik ve çok başarılı. Bu sayfalarda, bu duygulu ve başarılı kaleme yazık mı oluyor yoksa diye geçirdi aklımdan ilk okuyuşum. Duygu ve düşüncelerin ifade edilişi gerçekten taktire şayan. İlk bölüm, Gürcistan'da yaşadığım günlerede yazdığım ve gerçek hayattan alınan bir hikayemin kahramanını,Anna'yı getirdi aklıma. Onun da acılı ve yorgun bir annesi, çatısı damlayan evleri vardı. Ardından gençlik yılları, şehirdem şehire göç, sevdadan sevdaya yolculuk... Gençlik heyecanları,kısaık tebessümler... Kanı deli çağlar işte, hızlı akan zaman... Öldürülen aşklar, gömülen sevgililer... Terkedişler, terkedilişler... Acılar, sevimsizlikler, yalnızlıklar... Karamsarlık ve nihayi çözüm...Ölüm... uzunca bir yazının son npktası gibi işte... Oysa, her noktanın ardından yeni bir cümlenin başlamaması için sebep çok az. Ve o cümleyi başlatabilmek için gereken neden oldukça çok. Ve, yaşın kaçtır bilmiyorum ama, daha çok şehirler keşfedecek heyecanı taşıdığını hissettiriyor satırların.

Bir tutam hayat 
 21.04.2013 12:51
Cevap :
Bana mı yazık oluyor size mi bilemedim,bunu yazarken acı acı gülümsediğimi fark ettim ki huyum değildir pek...Yazdığım şiir kadar sizden gelecek nefis yazıların heyecanı sarıyor doğrusu...Sizin gibi çok güçlü bir kalemin burada paylaşımı olamaması ne acı,ne diyeyim yine şiirimi gölge de bıraktınız ya alacağınız olsun...  22.04.2013 23:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 552
Kayıt tarihi
: 22.01.13
 
 

Eğitimim felsefe alanında, en sevdiğim söz  'Hayata gülümsemiyorsan espiriyi anlamadın demektir.'..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster