Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
832
 

Günlerden dün… Bir akşamüstü keyfi. Side.

Günlerden dün… Bir akşamüstü keyfi. Side.
 

Bir sevdadır böylesine yaşamak.


Yani cumartesi.

Arkadaşım aradı.

-Ne yapıyorsun dedi.

-Ne yapayım sıkılıyorum dedim.

-Aynen ben de öyle dedi.

-Eeee.

-Ne yapalım?

-Haydi, dışarı çıkalım.

-İyi çıkalım.

-Nereye?

Nereye, nereye???

Hep iş görüşmeleri için akşamları gittiğim ve bir güm mutlaka şu limanda öğleden sonra gün batımı keyfi yapacağım dediğim liman keyfi geldi aklıma. Sanki 100 yıllık yol. Burnumuzun dibinde ama tembellikten midir nedendir bilinmez evde pinekler pek zaman ayırmayız şu kısa dünyada zevklerimize. Hep bir gün sonrasına der erteleriz. Eskiden sık sık gittiğim ve bolca yüzdüğüm deniz keyfi içinde aynı şeyi söyleyebilirim. Son üç yıldır sene de yalnızca iki üç defa, o da benim ufaklığın zorlamasıyla yapılan eylemler.

Bu düşüncelerden yola çıkarak uzun zamandır gitmediğim Side’ye gidelim önerisini sundum arkadaşa. O da neden olmasın dedi. Ve günbatımını en iyi izleyebileceğiniz yerlerden biri olan Harbaur bar&restoranda aldık soluğu. Önce kendimize birer keyif söyledik. Ardından tabii ki has demleme Türk çayının gece gündüz hiç eksik olmadığını bildiğim barda tavşan kanı çay keyfi ve tabii ki enstrümantal müzik ve gün batımı eşliğinde.Harikaydı. Barış Manço’dan tutun da Alpay’ın o ölümsüz şarkısı Fabrika Kızı, Resimdeki gözyaşları, bazı unutulmayan yabancı slowlar, bir ara keşke sevgilim olsa da yanımda, dans etseydim diye kafamdan geçirdiğim olmadı dersem yalan olur. Gerçi ikindi vakti kimse dans etmiyordu ama olsun. Biz dans ederdik. Bayan arkadaşla çıkmanın güzellikleri yanında, böyle bir sanşsız bir durumu var işte. Neyse konuyu sapıtmayalım, biz konumuza dönelim. Elemanlarla biraz hoş beşten sonra ki; hepsi oranın demirbaşı olmuş nerdeyse, ben bildim bileli oradalar ve hepsi çok sevdiğim, efendi çocuklar. Sonra da dedim ki niye böyle bir keyif anının fotoğraflayıp sizlerle de paylaşmayayım ve sizi kıskançlıktan çat diye çatlatmayayımJ) ve3 bu yazı çıktı ortaya. Umarım paylaşmaktan zevk alırsınız.

Bu vesileyle Side’nin tarihçesi hakkında da biraz bilgi versem fena olmaz sanırım ama bu kendi gözlemlerim olacak. Eğer Side’yi özellikle yaz akşamlarında ziyaret ederseniz girişten aşağı doğru sallandığınızda insan kafasından başka bir şey görmezsiniz. Bu öyle bir insan kalabalığıdır ki her milletten insan var. Sarışını, mavisi, turuncusu, esmeri dünyanın dört bir yanından gelen ve Side’ye akın eden insanlar. Side tarihi ve doğal güzellikleriyle dünya çapında tanınan bir yer. Şu anda bir çok uluslararası organizasyona da ev sahipliği yapan 15 bin kişilik tarihi açık hava tiyatrosu Bizans devrinde M.S. 5-6 yüzyıla kadar açık hava Kilisesi olarak kullanılmıştır. M.S 2 yy.da yapıldığı tahmin edilmektedir. Antik tiyatroda güneşin doğuşunu izlemek sanırım yaşayabileceğiniz ve unutamayacağınız en müthiş deneyim olur. Eğer Side’ye gelirseniz mutlaka deneyin dedim. Yine tarihi müzesini gezebilir, görevlilerden bilgi alabilirsiniz. Yine Side’nin tarihi kapısından içeri girmeden önce amfi tiyatro arkası ile Müze karşısında bulunan Lahitler ve tarihi kalıntılar izlenmeye gözlenmeye değer Side’yi Side yapan önemli ayrıntılar.

Side’de sizi en rahatsız edebilecek konu “biraz da sezonun üç ay sürmesinden kaynaklı” esnafın taciz konusudur ki; biraz önce de vurguladığım gibi sayıları azaldı.

Side de yok yok tabii. Bir turistik kentte bulabileceğiniz her şey var. Barlar, diskolar, restoranlar, kuyumcular, dericiler, incikçiler, boncukçular. Fiyatlar da eskiye oranla makul. Biraz akıllandılar sanırım. Ve tabii ki daha önce de yazdığım bölgenin en iyi türkü evlerinden olan Anadolu türkü evi. Bir de havası ve denizi tabii ve zeytin ağaçları ve kalmaktan çok zevk alacağınız küçük aile pansiyonları. Dünyaca ünlü yedi yıldıza kadar ulaşan ünlü otelleri dışında.

Hepinize kısa da olsa küçücükte olsa yaşamdan çalabileceğiniz böylesi mutluluklar dilerim. Kendi gün batımına varmadan önce. Sevgiyle.

Size buböylesi bir keyif anında dinleyebileceğim, manzarayı en iyi tamamlayan bir video da armağan edeyim bari tam olsun. Gözlerin. Zülfü livaneli.

http://www.youtube.com/watch?v=TByizQrTfD4

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

büyük veya küçük deniz şimdi tam hatırlamıyorum ama side'nin denizi işte:) ahşap bir yapı mutlaka görmüşsündür, önünde de plajı var, sevgilerle

erol aslan 
 07.05.2008 9:55
Cevap :
O kadar çok var ki hatırlayamadım. Çünkü ben de uzun süredir Side'de denize girmiyorum. Sağlıcakla  07.05.2008 11:37
 

harika bir seçim, 2-3 kez bende kalmıştım, küçükdenizde pamfilya otelde. harika bir yer, içim gitti şimdi. Bu yaz gelsem mi diye düşündürdün işte:) sevgiler

erol aslan 
 07.05.2008 0:57
Cevap :
Galiba biliyorum Pamfilya oteli. Büyük plaja doğru giden bir yerde olması lazım. Gelin tabii öyle bir şansınız varsa. Ömür kısa. Sevgiler, saygılar.  07.05.2008 3:30
 

Eline, yüreğine sağlık anılarımızı tazeledik, hem görsel hemde yazım olarak teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla.

Hasan Göksu PBahçe 
 06.05.2008 23:20
Cevap :
Teşekkür ederim Hasan Bey. Saygılar  07.05.2008 11:34
 

Güzel bir keyif yazısı, bir de üstüne resimler... Ne diyeyim, tadını çıkarın bol bol. Kıskanmak mı? Olur mu hiç öyle şey. Çatırtıları duymamazlıktan gelin, siz de artık:) Sağlıcakla kalın.

TC kaan kartal 
 06.05.2008 19:10
Cevap :
Tamam. İstediğiniz gibi olsun. Kulaklarımı tıkıyorum:)) Sevgiler  06.05.2008 21:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1471
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster