Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mayıs '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
564
 

Günü Yorumlayanlar

Günü Yorumlayanlar
 

HABER köşesinden hepimiz yararlanmalıyız!


Sevgili arkadaşlar, birçok blog yazarının gözünden kaçtığını tahmin ettiğim bir konu var. GÜNÜ YORUMLAYANLAR Bölümü. Bu bölüme giren yazılar bazen tüm günden fazla burada kalıyor.

Oysa Anasayfa'nın diğer bölümü olan BLOGLAR kısmında, yazımız yarım saatten fazla kaldığında seviniyoruz. Bazen 10 dakikada arka sayfalara gidiyor emek vererek yazdıklarımız. Sonra sık sık anons edilmezse okuyan da olmuyor.

Bu GÜNÜ YORUMLAYANLAR bölümüne niye daha fazla arkadaşımız yazı göndermiyor?

Burası Süleyman Ekim ve İbrahim Pekbay ağırlıklı kullanılsın diye mi hazırlanmış?

Hayır arkadaşlar herkes buraya yazısını gönderebilir. Yapılması gereken tek şey yazınızın biraz da olsa HABER ağırlıklı olması ve blog girerken en üstteki "Bölüm" kısmında "HABER"in işaretlenmesidir.

Ben şahsen devamlı bu 2 arkadaşımızın "Günü Yorumlayanlar" bölümünde yer almalarından sıkılmaya başladım. Bu arkadaşların yazılarının haber niteliği taşıyıp taşımadığı da ayrı bir konu. Bunu da yazarsam, sizleri uyarmak amacı dışında bir arzumun olmadığı bu bloğum yayına girmez.
Sebep: Üyelere hakaret etmek veya eleştiri sınırını aşmak...

Bu site kimsenin tekelinde olmamalı. 3.000 üzerinde üye varsa, sık sık yazan, bu siteye değer veren, kurallara uyan, editörlere saygısızlık etmeyen herkesin aynı düzeyde değerlendirilmesi gerekir.

Siteye yeni üye olmuş arkadaşlarımızın birçoğu merak ediyorlardır. "Ben ne zaman 'Günü Yorumlayanlar' bölümünde görüneceğim?" diye.

Eski üyelerden birçoğunun da sadece haber niteliği taşıyan bloglarının, blog girerken "Bölüm" kısmında "HABER"i işaretlemeleri gerektiğini bilmeyenler vardır.

Editörlerimiz de bu konuda bir açıklama yapmadıkları için, her gün aynı kişilerin yazılarını görmekten sıkılmasına rağmen ses çıkarmayanlarınız çoktur.

Bu konuyu hatırlatmak istedim. Umarım bu yazıyla bazı arkadaşlarımıza faydam dokunacaktır.

Saygı ve sevgilerimle.

Mustafa Mumcu, 14. 05. 2008 Saat: 09:50

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Mumcu... Bu yazın, nasılsa gözümden kaçmış. Hem de "İsim zikrederek" söz hakkı doğuracak şekilde. Ama uyarın üzerine buldum okudum. Aslında burada ortaya koyduğun konuda "Blog" bölümünde yayınlanacak bir yazı ile düşüncelerimi açıklamak isterim. Gündem içinde zaman yakalayabilirsem, bunu yapacağım. Her zaman dediğim gibi, beni ve yazılarımı "Hakarete vardırmadan" eleştirilmesinden yana bir sıkıntım yok. Her dediğimizin doğru olması zaten mümkün değil, ama düşüncemdir. İçlerinde "Haklı ama acıtarak düşündüren" eleştiriler de geliyor ve son derece de bir bakıma mutlu oluyorum. Ben 45 yıldan bu yana, gazete "Köşesi"nde "Günü yorumlayan" yazılar yazan biriyim. Bu işten para kazanmasam da, bir anlamda profesyonel olarak yazıyorum. Burada da yazmaya devam edeceğim, nedenini de dediğim gibi bir "Blog" yazısı ile anlatacağım. Kızmaya gelince... Niye kızayım ki? İnsanların "düşüncelerine" kızmak kimsenin hakkı da değildir, haddi de. Sağlıklı toplum, böyle oluşur. Yer bitiyor, yazacağım

İBRAHİM PEKBAY 
 24.05.2008 11:35
Cevap :
Gördünüz mü İbrahim Bey, gözünüzden kaçan yazıları bile ben tekrar gözünüzün önüne getirerek size bir nevi hizmet veriyorum. Sevildiğinizi bilin! Sizin gazeteciliğinizi, yazılarınızın kalitesini eleştirmedim hiç. Allah size daha nice yıllar köşe yazıları yazmayı nasip etsin! Beni ve birçok kişiyi rahatsız eden unsur sadece belirli birkaç ismin o bölümde her gün yer işgâl etmeleri. Bir de yazının ne zaman yayına verileceği biliniyor. Bizim yazımız orada 1 saat duruyor, bir bakıyorum Sülüman Bey bir magazin daha patlatmış, bizim yazı uçmuş. Hepimiz biraz da diğer arkadaşlarımızı düşünmek zorunda değil miyiz? Yoksa siz 45 yıldır köşe yazısı yazdığınız için "GÜNÜ YORUMLAYANLAR" bölümünde bir ayrıcalıklığa mı sahipsiniz? Böyle düşüneceğinizi zannetmem. Zira benden ve sizden çok daha güzel şekilde yazılar yazan ve orada bir gün boyunca kalmak isteyen arkadaşlarımız da var. Haksız mıyım? Siz de söz hakkınızı, hatta her türlü Hakkı'nızı kullanan yazılar yazıp beni eleştirin. Saygılarımla.  24.05.2008 12:23
 

Yaziim de sonra dua ediim 'Allah'ım nolur Süleyman Ekim bişey yazmasın da biraz duriim orda diye...:))) Türkçeyi sanki biraz yedim ama gülelim diye yaptım... Şimdi uzun süredir okuyamadığım yaszılarını okudum ket tek. Özlemişim senin yazılarını... Sevgilerimle ustacım...

Ozlem Ozkulak 
 24.05.2008 0:12
Cevap :
Sevgili Özlem, Vatandaş'ın ömür boyu anlaşması var o bölümde. Egoizm tüm damarlarını kaplamış. İlle orada görünecek. Günde birden fazla hem de. Milliyet Gazetesi magazin haberlerini bir kere de o sunacak bize. Biz sayfaları çevirip okuyamayız diye düşünüyor. Aslında insanlar ön plana çıkmayı düşündükleri kadar ön plana çıkmayı hak edecek şekilde yetiştirseler kendilerini. Hayır... Onlar biliyorlar... Birkaç kelimelik satırlarla yazılan yazılar "Devrim" niteliğinde onun için. Benim içinse çok kötü. Uzun süredir okumuyorsun yazılarımı, çünkü vaktin az ve kendin de yazamadığın için ben de senin yazılarını okuyamıyorum. Biraz rahatladıysan birbirimizin yazılarını tek tek sekerekten, bâde içerekten tek tek okuyalım. Sevgi yüklü selamlar.  24.05.2008 10:38
 

elbette olabilir asla karşı değilim buna.. ama tartışmalar ve yorumlar asla medenice olmuyor Mustafa bey buna siz de şahitsiniz... ben sadece buna karşıyım.. Bundan sonra da hiçbir şekilde fikrimi beyan etmeyeceğim.. yazımı yazar ve çekilirim.. sevgi ve saygılarımla..

sema öztürk 
 22.05.2008 17:07
Cevap :
Sevgili Yağmur zamanı, bütün yazılanları okuyacak vaktimiz yok tabii. Sizin fark ettiğiniz bu medenice olmayan tartışmaların kimler arasında geçtiğini bilmiyorum. Ben "tartışma ortamı" dediysem tabii ki medenice olmalı. Ama eleştiri her zaman karşı tarafı kırabilir. Haklı da olsak eleştirmeyelim mi? Kusura bakmayın ama ben bazen insanın kalbinin kırılacağını, bana düşman olabileceğini bile bile negatif düşünce belirtebiliyorum. 27 yıl Almanya'da yaşamış olmanın alışkanlığı da var bunda. Almanlar eleştiriden korkmazlar, kin ve nefret duyguları beslemezler. Tahammüllüdürler eleştiriye. Haksız eleştiriye de gereken cevabı verdiler mi onlar için o konu kapanmıştır. Bence fikrinizi beyan edin! Yazıp çekilmeyin. Bu sitede yeteri kadar tahammüllü, medeni ve akıllı insan da var. Siz akıllı ve sevimli bir insansınız. Beni de etkileyiverdiniz bir yorumunuzla. Diğer taraftan başka bir bayan, yorumumu yayına almıyor devamlı hakaret eden mesaj yazıyor. Bana gelen mesajlara bakın! Saygılarımla  22.05.2008 20:04
 

İki yıldan bu yana Milliyet blogdayım Mustafa bey.. bu iki yıl zarfında hiç kimse ile bir tartışmam ve hiç kimseye bir saygısızlığım olmadı. Tartışmalara katılmamam benim bilgisizliğimi tartışma konularındaki yetersizliğimi göstermez sanırım. Destek verdiğiniz arkadaşımız sevgili Ümit Çulduz beyefendi o şekilde bahsetmiş benden. Yazıyorum, okuyorum ve yorumluyorum.. bu kapasiteye sahibim. Siz benim için ve MB daki çoğu arkadaşımız için çok değerli bir insansınız. Büyüğüm olarak size saygım sonsuz bunu bilmenizi isterim.. Hiç kimsenin avukatlığını yapmam.. ama sözcülüğünü yapabilirim.. "biz" sözcüğünü kullanmam niçin bu kadar ağır geldi bilemiyorum. Böyle bir istekte bulunmam çok mu tuhaftı? En üzüldüğüm nokta.. siz gibi güzel bir insanın, size değer veren bir insandan "bu şahıs" diyerek bahsetmiş olmasıdır.. güzellikler sizinle olsun efendim. Saygılarımla.

sema öztürk 
 21.05.2008 15:22
Cevap :
Sevgili Yağmur zamanı, öncelikle sizden, "bu şahıs" diye bahsetmem gerçekten o yazıyı yazarken istemeyerek yaptığım bir saygısızlıktır. Bundan dolayı sizi üzdüğüm ve o şekilde bahsettiğim için özür dilerim. Ama inanın yayına gönderdikten sonraki pişmanlığı düzeltemedim, zira "güvenli üye" değilim. Ben ÜMİT CULDUZ arkadaşımızın Talip BÖLÜKBAŞI arkadaşımızı ve THK'nu hedef alan yazılarını eleştiren bir yorum yazdığım için bana lüzumsuz ve aşağılayıcı bir cevap verdi. Kendisine olan saygım ve sevgim azaldı. Ama sizin "BİZ tartışma istemiyoruz." ifadenize aynı benim yazmak istediğim şeyleri yazmış. Bu da hoşuma gittiği için destek veren bir yorum yazdım. Yoksa Ümit Bey'e yanaşmak, onun sevgisini kazanmak derdinde değilim. O beni kitap basımı konusundaki davranışıyla da üzdü. Özür dileyecek biri varsa ben değilim, Ümit Bey. Siz de "BİZ" diye hitabetmenizin müdafaasını yapmayın lütfen! Bu gibi ortamlarda medenice tartışma da olabilir. Demokrasinin güzel tarafı budur. Saygı ve sevgilerimle  21.05.2008 17:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3156
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster