Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1866
 

Günümüz imgesel Türk şiiri “ses var görüntü yok”

Günümüz imgesel Türk şiiri “ses var görüntü yok”
 

Türkiye’de şiirin gelişimine baktığımız zaman, özellikle son dönemde iki farklı şiir anlayışının halen daha tartışılır olduğunu, hangisinin şiire daha yakın durduğunun netleşmediğini görüyoruz ya da ben öyle görüyorum. Şiirle ilgilenen herkesin bildiği gibi Birinci Yeni denilen anlayış, daha çok yalın, duru bir dil kullanımını benimser. Beylik konular yerine sıradan insanın sorunlarına da eğilir, anlaşılır olmayı, geniş kitlelere ulaşmayı amaçlar. Hatta öylesine amaçlar ki, şiir okuyan-okumayan herkes kendisinin de rahatlıkla bu tür şiirler yazabileceği sanısına kapılır. Ve doğal olarak binlerce şair(imsi) çıkar ortaya. Bu anlayışa tepki olarak, belki de gelişimin doğal sonucu olarak (çünkü burada da netlik yok) ortaya çıkan İkinci Yeni denilen anlayışta ise, kapalı bir dil, yoğun imge kullanımı, anlaşılır olmaktan çok , zor anlaşılır olma ve bugünkü anlayışta ise hiç anlaşılamama iyi şair olmanın ölçütlerinden sayılır. Ne kadar az anlaşılıyorsan, o kadar iyi şairsin demektir. Farklı bir dil kullanarak başarıya ulaşılacağı sanılmakta çoğu şairler tarafından.

İkinci Yeni anlayışı daha sonra geldiğine göre, bugünün, çağın şiir anlayışı olması gerekmez mi? Çünkü şiir, bir gelişim süreci içerisinde, çağının değişen diğer tüm birimleriyle birlikte değişir, gelişir. Bu doğrudur. Ve de, bir dönemde bilimin gelişmesi, insanların ufkunu açarak dünyaya bakışlarını değiştirir; sonra belirli bir dünya görüşü, felsefesi oluşur, yerleşir. Bu değişme sanata da yansır ve değiştirir, geliştirir. Bu ayrı bir yazının konusu. Benim asıl vurgulamak istediğim şu: Eğer günümüzdeki şiir anlayışı, bir öncekinden farklı olarak anlatım yerine, görüntüyü vermeye çalışıyorsa, yani imgelerle çağrışımlar uyandırmayı hedefliyorsa, şiirler bu doğrultuda yazılır. Çağrışımlarla sağlanan görüntüler yoluyla anlamı çoğaltmak, her okuyanın farklı bir tad aldığı, kendini bulduğu bir şiir. Amaç bu. Çok güzel. Ne var ki dergilerde, kitaplarda okuduğum şiirlerin çoğunda gördüğüm şu: Farklı olmak adına türetilen bir kuş dili. Hepsi bu! Çağrışım yaptıracak hiçbir gücü olmayan değişik sözcükler. Anlam yok. Çağrışım yok. Melodi yok. Çağrışım olmayınca görüntü de yok. Evet, ses var ama görüntü yok ne yazık ki! Anteni ters dönmüş televizyonlar gibi, ses var , hem de her kafadan ses var. Ama görüntü yok. Şiir üzerine konuşmaları dinleseniz, filozof sanırsınız mübarekleri!

Peki durum böyle olunca, tavrımız ne olmalı? Elbette yazılan şey gerçekten şiir ise, zaten onda imge, çağrışım olmaması mümkün değildir. Henüz yanlış anlamalar yüzünden karman çorman imgesel niyetli şiirler yazılıyor olsa da, zamanı gelince yerine oturacağına inanıyorum. Halen daha en iyi şairler Birinci Yeni’den günümüze ulaşan şairler ile İkinci Yeni’nin birkaç şairi. Bugün yüzlerce şair seçkilerde yer alıyor ve bunu yapanlar da kendi ölçütlerine göre seçki yaptıklarını söylüyorlarsa, kabahatin çoğunu bunlarda aramak gerekiyor. Kuş dilidir birinci ölçütleri çünkü. Hiçbir çağrışım yaptırmayan, sözlük anlamlarını bile içermeyen sözcüklerle ayakları havada da olsa imge kuramayanları, sadece ve sadece kuş dili konuşuyorlar diye pohpohlamak ve bunlara gerçek şiirin ne olduğunu anlatmamak, bunları yıllardır seçkilerde şair diye empoze edenlerin suçu. Yazık oluyor şiir ve güzellikler adına!

resim kaynağı: www.esenpsikiyatri.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu başlıkla bir blog yazmıştım. http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=50665 Şiirden anladığımca ve dilim döndüğünce yazdığım o blogun bilimsel açılımı denebilir blogunuz için. Yazdıklarımın bir edebiyatcının anlatımıyla hizaya sokulmuş halini okumak hoşuma gitti..:)) Ben de tam böyle demek istemiştim aslında... Şiir çok sevdiğim, okumayı öğrendiğim tarihten itibaren okuduğum, hatta okuma bilmezken evde büyüklerden aşina olduğum birşey. Şiiri ne kadar tanımlasak ya da kategorilendirsek, hiç bir tanıma sığmayacak ve her kategoriden bir parçası taşacak kadar büyülü birşey şiir. Şiir anlatmamalı diyoruz ama bir Ahmet Arif 33 kurşunda en ince detayına kadar anlatıyor ve şiir oluyor. Birşeyler anlatmalı diyoruz, bir Attila İlhan anlatmıyor, yine şiir oluyor. Yada bir başkası anlatıyor veya anlatmıyor ama yazdığı şiir olmuyor. Öyle acaip bir büyü, melodi, tarifsiz birşey şiir. Sizin de dediğiniz gibi ZAMAN belirleyecek kalıcı olanla gidici olanı. Telaşa gerek yok. Sevgiyle kalın...:))

Yıldız... 
 28.11.2007 13:43
Cevap :
Yıldız Hanım Öncelikle yorumunuz için teşekkürler. Sözünü ettiğiniz bloğunuzu okuyacağım birazdan. Yazım için sizin gibi edebiyatı iyi bilen birinden bu güzel yorumu almak hoşuma gitti. Derli toplu bur ifade ve görüşlerime uygun. Bence de ister anlatsın ,ister göstersin, isterse ne antlatsın ne göstersin , sussun, bağırsın ,çığlık atsın ama şiir denilen şey ne olur YENİ SÖZLER SÖYLEMEK olsun. Yeni yoksa şiir yoktur. Eski, günlük sıradan sözcüklerle söylenen yeni sözlere ise bayılır. Sevgilerimle  28.11.2007 20:18
 

şiir adı altında sizin de belirttiğiniz gibi anlamı olmayan kelimelr topluluğu yazılıyor.Müzikalite yok,derinlik yok,anlam yok.Yalın,içten,anlamlı kelimelrle yazıldığı zaman sıradan sayılıyor.Şiir de katlediliyor bu arada tabiki.Şiir;bir beğeniyi,düşünceyi,duyguları en doğru ve kısa şekilde anlatmaktır.Anlayamadıktan,hissedemedikten sonra ne önemi var ki?Sevgiler.

Ufaklık 
 26.11.2007 11:52
Cevap :
Benim yazdıklarımı ne güzel özetlediniz. Elinize sağlık Sevgilerimle  26.11.2007 17:48
 

Şiir benim ilgi duyduğum ama hiç bilmediğim bir alan üretenlerin bakışları açısından, bilgilendim, sağolun. Sevgilerimle. Nilgün

nilgun 
 26.11.2007 0:19
Cevap :
Nilgün Hanım Şairlere göre de şiir anlayışı vardır ve her şair kendine göre yorumlar getirir. Ben mümkün olduğu kadar kendi anlayışımı geniş tutmaya çalıştım. İmgesel şiire karşı değilim zaten imgesiz şiir olmaz ama aşırı anlam kapatmalarına karşıyım. İlginize teşekkür ederim. Sevgilerimle  26.11.2007 17:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1089
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1079
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster