Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '17

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
102
 

Günümüzün proje çocukları

Günümüzün proje çocukları
 

Modern anne-babalığı son derece zor bir göreve dönüştüren uzmanlar, haddinden fazla sorumluluk yüklenmiş ebeveynler ve onların aşırı anne-babalığına maruz kalmış sevgili gençler, hepinize selam olsun…

 

 “Günümüz aileleri, çocukları daha 8 aylıkken onlara uygun programlar oluşturmaya başlıyor. Buna “aşırı anne-babalık” (hyperparenting) adı veriliyor. Her türlü programla zamanı tıka basa doldurulan proje çocuğa da “aşırı programlanmış” (overscheduled) çocuk deniyor.”[1]

 

Aşırı kaygılı anne-babaların kimisi kendi eksiklerini çocuklarıyla tamamlamaya çalışırken, kimisi de her yönden başarılı, on parmağında on marifet çocukları olmasını hedefliyor ki bu yönlendirmelerde birçok zaman çocukların ilgi ve yetenekleri göz ardı ediliyor.

 

TV programlarında, köşe yazılarında ya da dergilerde kimi “uzman” eğitimcilerin özellikle Amerika’dan devşirme en genel anlamıyla “çocuk gelişimi” konulu yazı ve söyleşileri, daha anne karnında başlatılan bir yarış içindeymiş gibi çocukların hayatta sağlıklı, akıllı, başarılı ve kariyer sahibi bireyler olabilmesi için verilen onlarca reçete ile dolu. Yukarıdaki cümleleri bilime ya da gelişime karşı olduğum için yazmıyorum, her duyduğunu-gördüğünü çocuğu üzerinde uygulayan, uygulamazsa eksik ya da yarım ebeveynlik yaptığını düşünen anne-babalara sesleniyorum. 1.si her okuduğunuz yazı ya da her dinlediğiniz söyleşi çocuğunuzun gelişimi için gerekli olan ve kesinlikle yapılması gereken bir yasa değildir. 2.si kesin doğru değildir. 3.sü mevcut şartlar (ev içi şartlar, okul, mahalle, maddi durum ve en önemlisi kültür) ile anlatılan ve size sunulan gelişim evreleri uyuşmaya bilir.

 

Aşırı programlanmış çocuğu hayata mükemmel olarak hazırlamaya çalışan sevgili ebeveynler, eminim ki hayatta mükemmel olan hiçbir şeyin olmadığının farkındalardır. Çocuğunuz için hazırlık yapıp, tedbir alırken hayatta mükemmel diye bir şeyin olmadığını; önemli olanın mevcut şartları en iyi şekilde değerlendirmek olduğu her zaman akılda tutulmalı. İzlediğiniz tv dizilerinden özenip kültürünüzle uyuşmayan uzun vadeli yaşam programları yaptığınızda, evdeki hesabın çarşıya uymadığını, dış dünya ile sizin tasarımınız olan ve sizce ideal olan dünyanın çatıştığını ve bu çatışmada kaybedenin siz ve çocuğunuz olduğunu göreceksiniz.

 

 Aslında sorun belki de şuradan başlıyor; artık günümüz insanı “kontrol” odaklı. Kontrol edemediği, öngöremediği durumlara karşı tahammülü iyice azaldı. Çünkü teknoloji, bilim her geçen gün daha da ilerlemekte ve günlük hayatın içine girmekte. Artık zamanımızın felsefesi; “Sen her şeyi zamanında yap, olmaması için hiçbir sebep yok” şeklinde. Böyle olunca yenilgilere, zayıflıklara, yaşlanmaya, kontrol altına alamadığımız olgulara tahammül azalmış ve insanların yıpranma katsayısı artmıştır.

 

Genel sonuç, günümüz çocukları ya evin içine hapsolmuş ya da kendi yaratıcılıklarını geliştirmekten uzak programlanmış etkinliklerle zamanları doldurulmuş, kendi oyunlarını kuracak üretkenliği olmayan, pasif ve ilgisiz durumdalar. Hayal güçleri erken yaşta tanıştıkları ve hayatlarının doğal bir parçası olan televizyon ve bilgisayar oyunları tıka basa işgal edilmiş durumda. Televizyonlardaki reklamlar sayesinde ticari birer figür olarak algılanırken, filmlerle de kaba kuvvete teşvik ediliyorlar. Asıl önemli olan ise tüm bunların ebeveynler tarafından biliniyor olmasına rağmen tekrar tekrar yaşanıyor olması.

 

Kısacası, sevgili ebeveynler bu kadar bilgi kirliliğinin arasında hiçbir şeyi kaçırmadan çocuk yetiştirmeye çalışırken ne kadar ilgiliymiş gibi görünseler de hatta konu açıldığında mangalda kül bırakmasalar da ortada trajik bir durum var. Çocuğunu çok fazla koruyan, sürekli üstüne düşen, sevgi ve ilgisiyle çocuğunu boğan ebeveyn tutumu ile karşı karşıya kalan çocuk, yaşamda kendine ait bir dünya kurmakta güçlük çekerken, her türlü etkinlik için oradan oraya çekiştirilip durulduğu için çocukluklarını da bir türlü yaşayamamaktadır.

 

 

Muhammet EROĞLU

Rehber Öğretmen



[1] Paranoyak Anne-Babalık, Frank FRUDI, İz Yayıncılık, 2012

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 146
Kayıt tarihi
: 12.01.17
 
 

1984 Denizli Doğumlu olup, İlk-Orta-Lise ve Üniversiteyi Denizli'de bitirdim. Üniversitede kişise..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster