Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
140
 

Günün Tarihi. 3 : 1. Temmuz. 2015

Günün Tarihi. 3 : 1. Temmuz. 2015
 

milliyet.com.tr


Bir de baktık Temmuz gelivermiş. Şu Haziran güya yaz ayıdır. Bana göre buralarda hep ilkbahar gibi geçti… Serin, güzel.. Galiba bazı yerlerde de Kış gibi… Doğuda hala kar yağıyor; bazı yerleri su basıp duruyor. Neyse.. Aslında su iyidir. Bazı ülkeler susuzluktan ölüp duruyor. 
 
Bazı ülkelerde de Yaz erken geldi, onlar da sıcaklardan bizarlar. Hindistan’da, Pakistan’da yüzlerce insan sıcaklardan ölüp gidiyorlar.
 
Bu sıcaklar yeryüzünde böyle sürüp gidecek besbelli. Çare… bazı ülkelerin yaptığı gibi yerin altına inmek. Derler ki, Japonlar’ın bir kısmı 7 kat yerin altında yaşıyor. Büyük kentlerde artık yer yok… Ne yapsınlar, onlar da köstebek gibi, hop yerin altına. Yerin altı, devamlı serinmiş. Daha doğrusu, ısı derecesi yükseltiye göre 13-18 derece arasında değişiyor. O zaman, havanın 40-45 derece olduğu o korkunç günlerde, yer altına sığınmaktan başka çare yok. İnsanlar boşuna mı uzun süre mağaralarda yaşamışlar.. Türkiye de hala mağaralarda yaşayanlar yok mu sanıyorsunuz? Var var…
 
İstanbul için belki de kurtuluş çaresi, yer altına inmek… Çünkü artık yer yüzünde trafiğin kımıldayacak hali kalmadı. En iyisi orada yollar yapıp, ara park yerleri yapıp, trafiği aşağı indirmek. Tabii, ister istemez milletin çoğu da aşağı inecektir. Daha şimdiden, İstanbul milletinin bir çoğu, metrolarla yeraltında gezip duruyorlar. Ne demişti Refik Halit Karay: “Yer altında dünya var” Bir gün o dünyayı keşfedeceğiz ve bu sıcaklar böyle giderse, biz de yer altına ineceğiz.
 
Efendim, bu “Mukaddime” epeyce uzun oldu. Diyelim ve konularımıza girelim:
 
1.Emre için yalancı timsah gözyaşları :
 
Fenerbahçe aldıkça alıyor. Transfer mevsiminde oyuncu almaya hiç doymuyorlar. Adamlar da ne para vermiş be… Ama anlaşılan, bir de geleceğin parasını daha şimdiden harcıyorlar. Ondan sonra gelsin iflaslar… Bakalım göreceğiz.
 
Tabii, bu kadar adam alınca, bir takım eski adamları da göndermek gerekecek. Piyango çarpanlardan biri de 35 yaşındaki Emre… O bu yaşta Fenerbahçe’ye ve herkese horozluk yapmaya çalışan Emre’yi yeni gelen Teknik Direktör, Vitor Pereira kibarca kenara çekti… Başkan Aziz Erdoğan bir iki “Hık.. mık..”  yaptıysa da, aslında belki de o da memnun oldu. Adam doğru dürüst oynamıyordu ki artık…
 
Anlaşılan Pereira eskilere epey bir diş gösterecek. Kaleci  Volkan da pabucun pahalı olduğunu görünce sakalını kesti ve yerlere yatarken resimlerini çektirmeye başladı. Demek ki artık Volkan’ın bile dokunmazlığı kalmamış. Fakat o ne..??
 
Birden Emre’den sesler yükselmeye başladı: “Pereira falan hava civa… Yarın onların da modası biter; Emre, gel takımı kurtar diye bağırmaya başlarlar…” İşte bu mealde bir şeyler söyleyip, kamuoyunu kazanmaya çalıştı… Başka ne yapsın… Söyleyin ne yapsın…!!  Kocaman adam ağlasın mı? 
 
2. Şu Galatasaray’ın işleri :
 
Fenerbahçe dünyanın en ünlü futbolcularını alıp getirtirken, Galatasaray ne yapıyor?  Teknik Direktör Hamza hamzaoğlu’nun “Bizde futbolcu çok, hepsi de as eleman, futbolcuya ihtiyacımız yok…” diye diye… Türkü söyleyip geziyor. Ama diğer yandan, Anadolu takımları Galatasaray’ın gençlerini tırtıklayıp duruyorlar. 
 
Belki de en acısı : Muslera’nın gideceği hikayesi… Son anda daha başka ne acı hikayeler çıkacak, göreceğiz. 
 
Bu arada “Belçika 1. Ligi takımlarından Mouscron Peruwelz'in yüzde 51'lik hissesini 1.2 milyon euroya almayı planlayan sarı-kırmızılılar, ihtiyaç fazlası olan ve satılamayan futbolcuları bu ekibe gönderecekmiş. “ Gördünüz mü, 44 kişilik futbol ordusunu küçültmenin yolunu; takımınızı 28’e indiremezseniz, cezalı duruma düşüyorsunuz, biliyorsunuz…!
 
Evet, evet… “Demokrasi de çareler tükenmez..” Galatasaray oturduğu yerde düşünüp dursun, atı alan Üsküdar’ı geçiyor… Anlaşılan , Sarı Kırmızılılar bu yıl yorgun bir orduyla idare edecekler. Sneijder, yeniden o kadar maça çıkar mı? Hiç sanmıyorum…!
 
3. Esra Erol gidiyor :
 
Esra Erol giderse bu memleketin evde kalmış milletini kim avlandırecek..? Yok .. Yeni Sezon’da Kanallara arası bir transfer söz konusu; bu işin duayeni Sayın Esra Erol bir başka kanala transfer olurken, onun yerine de Sibel Can gelecekmiş… Evet… Evet… Sibel Can… Yanlış duymadınız.
 
“ Esra Erol'un  evlendirme programının yeni sezonda başka kanala geçmesiyle yerine Sibel Can atanmış. Can'ın evlilik programı için aylık 700 bin TL alacağı konuşuluyor…” (haberler.com)
 
Bizden duyurması… Millet şimdiden yerini ayırtabilir. Ohh ne güzel.. Aylarca ye, iç gez… “Ben evlenmek istiyorum…” de… Ondan sonra efendim sayısız adaya “Benim elektriğim ısınmadı..” cevabını ver. “Ben beğenmedim,”  demeye milletin dili varmıyor…
 
Benim Hanım da bunları seyrede seyrede “Herif seni de göndereyim, sen de bir tane seç..” deyip duruyor. Ama arkasından da ekliyor. “Aman zaten sen de hiçbir şeyi beğenmezsin ki..” Kimi beğenmemişiz sanki??
 
4. Bu arada Başkanlık seçimi sürüp  gidiyor.
 
Milletin kulağı bir yandan mecliste…Ne olacak bu Meclis’in hali..” deyip duruyorlar.. Herkes merakla bekliyorlar. Durum belli, sonunda AKP herkesi kendine uyduracak… Kurum kurum kurulurlarken, okkanın altına gidecekler…
 
Kahvede, kahveci Hasan bile TV’de durumu izleyip, ağzından “Hocam, ne olacak bu milletin hali…” lafını kaçırıverdi. Ben de engin tecrübemle. “Hasan hiç merak etme sonunda sen Başbakan, Ben de Cumhurbaşkanı oluruz, idare ederiz, gider…”deyiverdim… Hasan da gülüverdi. Adamını hoşuna mı gitti ne?? Başbakanlık bu…!
 
5. Bülent Arınç’ın oğlunun yükseliş hikayesi:
 
Herkes birbirinin defolarını ortaya çıkarıyor ya… Bülent Arıç da mevkiden düştü ya (Allah kimseyi düşürmesin…!) Şimdi onun için hikayeler koyverilmeye başlandı. Ne olmuş?
 
Biliyorsunuz, Bülent Arıç , “Oğlumu bazı Bakanlar torpille işe yerleştirmek istediler, o kabul etmek istemedi…” dedi.  Meğer ki neymiş?
 
“Bülent Arınç'ın oğlu Ahmet Mücahit Arınç, sınavsız BOTAŞ'a bağlı TPIC'te 'Kıdemli Uzman' olarak işe başlamış. İki yılda 10 yıllık tecrübe gerektiren koordinatörlüğe getirilmiş. Ankara'da yaşamak istemedi. TPIC, Arınç için megakentte aylığı 4 bin 600 liraya temsilcilik ofisi kurdu. Orada işe başladı ve sonra maaşı 10 bin liraya yükseltilmiş.”
 
Neler oluyor şu dünyada. Bakalım daha başka ne acayip haberler çıkacak. Sırayla… Göreceğiz…
 
6. Şemdinli’de iki asker şehit olmuş:
 
Bu başlığın altına başka ne yazılır… Sadece gözyaşları…
 
Kendi ülkelerindeki sorunları çözemeyenler, şimdi Suriye’ye gidip orayı da karıştırmak istiyorlar. Gidip de neyi düzelteceksiniz, bilemiyorum…
 
7.Türkiye’nin borcu:
 
“Türkiye'nin net dış borç stoku 234,3 milyar dolar olmuş”(Bloomberht.com) 
Bu borcun içinde özel kesimin payı %70 kadar… Varın siz gerisini hesap edin.
 
Günler gelip geçiyor. Ne yapalım… İnsanlara lafını etmek düşüyor. Biz de kahveci Hasan’la birlikte, hükümet kurup hükümet kaldıracağız, haberiniz olsun. Gülmeyin!
 
 
 
 
Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın hocam, biz de konuşup konuşup havanda su dövüyoruz, lakin şehit iki askerimize üzüldüm ama elden gelen bir şey yok sabır ve selamet dilemekten başka. Saygılarımla...

Yurdagül Alkan 
 01.07.2015 17:51
Cevap :
Evet, bizim işimiz, gücümüz laf... Peki, Meclistekiler ne yapıyorlar? Güzel güzel maaşlarını almaktan başka..? Gerisini de AKP'ye bırakıyorlar. Haydi hayırlısı.. Bakalım göreceğiz..! Saygılar efendim.  02.07.2015 13:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster