Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
281
 

Gurbetçilerin geri dönüşünü teşvik 3

Döviz yumurtlayan tavuklar. Türkiye 'yi yönetenlerin yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız hakkındaki düşüncelerini bu cümleyle özetleyebiliriz.

Aslında bu insanlarımızın büyük bir bölümü yurda geri dönseler çok daha fazla döviz getirirler. Bu da devamlı olur. Yani sadece gelirken getirecekleri dövizlerle sınırlı kalmaz. Bir kere bu vatandaşlarımızın hepsinin, yaşadıkları ülkenin vatandaşları ile dostlukları var. Çoğu aynı okulda okumuşlar, aynı diskoda dans etmişler, aynı restoranda yemek yemişler ve iyi komşuluk ilişkileri kurmuşlar. Vatandaşlarımız yurda temelli döndüklerinde bu bağlar devam edecek, Avrupalı dostları burada bağlantıları olduğu için Türkiye'ye daha çok gelecekler, burada alışveriş edecekler. Orada kalan aile fertleri zaten döviz göndererek kendi geleceklerine ve ailelerine katkıda bulunacaklar. Ayrıca Türkiye ile Avrupa arasında ticari köprüler daha da fazlalaşacak.

Ama her şey bir plan çerçevesinde yapılmalı. Teşvik edici ve planlı olmalı. Başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yaşadıktan sonra yurda dönmüş veya dönme hazırlığında olan Türklerin üye olacağı bir CEMİYET kurulabilir, böyle cemiyetler varsa faaliyetleri hızlandırılabilir. Burada ÇAĞDAŞ TÜRKİYE üzerine toplumsal faaliyetlerde bulunulur. EN azından mürtecilerinki kadar ses getirirler.

Bu sayede Hükümet üzerinde de etkili olunabiliyor. Bir an önce dışarılarda yaşayan vatandaşlarımızın ülkelerine veya hava alanlarına gelmeden oy kullanabilmeleri konusu halledilmeli. Bu halledilmedikçe oralardaki vatandaşlarımızın problemlerine tam anlamıyla eğilmiyor politikacılarımız. Önümüzde seçimler var, yurt dışındaki vatandaşlarımızın nasıl oy kullanacakları henüz netlik kazanmadı. Bu güzel bir şey mi? Yıllardır sürüncemede. Hangi iktidar, ne zaman bu sorunu çözecek?

Sadece Milli Görüş Teşkilatları gibi din ağırlıklı dernekler oradaki üyelerini seçim zamanı uçaklarla oy kullanmaya getiriyorlar. Bu da pek sağlıklı olmuyor. Diğer partilere oy verecek vatandaşlar oy kullanmıyorlar. Oysa yabancı ülkelerdeki vatandaşlarımızın Konsolosluklarda veya mektupla oy kullanmaları gerekir. Belki şimdi mektup işi de gerilerde kaldı, Emaille de hallolabilir bu işler. Artık Türkiye'de de Email yoluyla veya internetten indirilen belgelerle birçok iş halloluyor. E-Devlete doğru takdir edilebilecek bir çalışma var.

Vatandaş belirtir TC Kimlik numarasını, kullanır oyunu internetten. Vatandaşlık, kimlik numarası filan, internetten öğrenilebiliyor. Teknoloji bulundu, yakında herkes TV'lerden internete girebilecek. Bir günde de kati seçim sonuçları belli olur.

AB KOBİLERİ DESTEKLEME FONU: Bu fondan birçoğumuzun haberi yok. Ara sıra gazetelerde haberler çıkıyor. İzmir'de de birkaç kere AB yetkililerinin de katılımıyla Organize Sanayi Bölgesi'nde toplantılar yapıldı. Türk Hükümeti bu fon için AB'ne 380 milyon dolar ödeme yapmış, ama Türk KOBİ sahipleri bu fondan şimdiye kadar sadece 80 milyon almışlar. Projeye verilen kredi. Ve bizler proje üretip AB yetkililerine sunmamışız. Ama birçok kuruluş şimdi hummalı bir şekilde çalışarak KOBİlerimizin proje üretmelerine yardımcı oluyorlar Bu krediler az faizli, faizsiz veya geri ödemesiz.

Benim örgütlenmeden kastım, yurtdışındaki vatandaşların dini duygularını sömürerek, onlara büyük kar vaat edip paralarını iç eden bir kuruluş değil. Sivil Toplum Örgütü. Yani "Dernekler Yasası'na göre kurulmuş bir dernek."

Yurda kesin dönüş yapan Türklerin büyük bir bölümü maalesef ülkemize uyum sağlayamıyor. Bu vatandaşlarımızı bir çatı ve fikir oluşumu altında toplamak ve Türkiye'mizin yararına faaliyetlerde bulunmak derneğin başlıca amacı olacak. Boşandığım Alman eşim bir gün bana şunları söyledi: ''- Mustafa senden boşandıktan sonra merak edip Türkiye'ye, Alanya'ya gittim, 15 gün tatil yaptım orada. Boşanmadan önce Türkiye'nin bu kadar güzel olduğunu bana gösterseydin seni asla bırakmazdım, şimdi pişmanım ama her şey çok geç.'' Ülkemiz gerçekten çok güzel. Ama daha yaşanılır hale getirmeliyiz. İnsanlarımızın daha eğitimli olmaları için hemen harekete geçmeli politikacılarımız. Öyle nüfusun belirsiz bir şekilde süratle artmasını teşvik ederek olmuyor işler. Nüfus planlamas şart. Plansız çoğalma önlenmeli.

Mustafa Mumcu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben 20 senedir Danimarkadayım. Hayatımın 23 senesi İzmirde geçti. Bugün geri dönsem ne uyum dersi ne psikolojik yardım isterim. Zaten ben nasıl bıraktıysam memleket aynı duruyor. Kazalar aynı, soygunlar aynı, koltuk kavgası aynı. Yapılması gereken tek şey Türkiye topraklarına girince avrupa medeniyetini geldiğiniz ülkede bırakmak. Onun dışında zaten değişen bir şey yok ki... Nereye ve neye dündüğünüzü bilmek uyum için yeterli zaten. Saygılarımla.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 16.04.2007 0:19
Cevap :
Sevgili Beyhan Hanım, gerçeklere sırtımızı dönemeyiz. Maalesef sizinle aynı düşüncede olduğum için biraz mutsuzum ülkemde. Ama umudumu kesmedim. ''Sizin bıraktığınızda da bu kadar çok kapkaççı var mıydı? Türbanlı sayısı ne durumdaydı? Ekonomik durum hükümet yetkililerinin çizdiği tablodan daha kötü müydü?'' diye sormayacağım. Cevapları biliyorum. İzmir'den imbat rüzgarlı, sevgi dolu selamlar gönderiyorum size. Saygılar da tabii.  16.04.2007 2:40
 

Almanya'ya birazcık bulaşmış biri olarak yazınız dikkatimi çekti.Bir zamanların Altın yumurtlayanlarını keserek, soyarak,kandırarak, ortak olduğu işletmeleri batırarak yumurtlamaz ettik. 1. Kuşak çok farklıydı, ülkesine çok güçlü bağlarla bağlıydı.Tüm kazançlarını gönderdiler ülkelerine.Yatıtrımlar yaptılar bazı kanallarla, şindi o yatırımların yerlerinde yeller esiyor. Yurt dışında uzun süre yaşayan gurbetçilerimizin kesin dönüşü sonrası mutlaka uyum dersleri ve psikolajik destek alması gerekir.Yoksa bunalıma girer. Zaten, ikinci üçüncü ve dördüncü kuşak artık kalıcılar, onlar dönmek istemiyor. Her neyse yorum biraz uzadı. Esenlikler dilerim.

Erdoğan Şahin 
 15.04.2007 22:57
Cevap :
Merhabai Erdoğan Bey! Yorumunuz için teşekkür ederim. ''Üçüncü, dördüncü kuşak kalıcılar'' diyorsunuz ama ben pek emin değilim. Çağımızda gelişmeler çok çabuk oluyor. Türkiye'yi yönetenler biraz önlerini görseler; parti, çıkar çevreleri, şahsi menfaat kavramlarını geri bırakıp sadece ülke menfaatlerini ön plana alsalar, her şey değişebilir. Ben umutluyum. Ülkemiz çok güzel. Ekonomik refaha kavuşabilsek tüm kuşaktan vatandaşlarımız geri dönmek ister. Saygılarımla. M. Mumcu  15.04.2007 23:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3153
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster