Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '18

 
Kategori
Kültür Turizmi
Okunma Sayısı
268
 

Gürcistan İzlenimlerim...

Gürcistan İzlenimlerim...
 

Gürcistan Yönetiminin, Türk turistlere uyguladığı haksızlıklarla ilgili duyumlarım üzerine, Türkiye'ye bir vefasızlık mı yapılıyor diye, yaşanan sorunların kaynağına inmek ve Türk turistleri bekleyen tehlikelerin doğruluğunu yerinde görmek adına, memleketim Ardahan'a gitmişken, dedelerimizin ata yurdu Ahılkelek şehrini de gezmek sevdasıyla, Temmuzun son haftasında Gürcistan'a yola çıktık.

3 arkadaş, Türk Gümrüğünün Posof-Türkgözü sınır kapısından sorunsuz geçtikten sonra, hiçbir ilacın girişine izin verilmeyen Gürcistan Gümrük sınır kapısında, burnundan kıl aldırmayan, gardiyan edalı, soğuk bakışlı, gözucu suçlu takip ve taciziyle, yarım yamalak Türkçeye sahip bayan Gümrük memurlarının işleminden geçerken, araç şoförümüzün sürücü belgesi cilt kaplamasının azıcık açık olması nedeniyle aracımızın girişine izin verilmedi. Diğer imkanlarla 30 km. mesafedeki Ahıska şehrine günübirlik gitmek üzere yola çıktık. Vale köyünü geçerken, Türkiye'den mübadele ile giden sınıra yakın 13 Ermeni köyünü uzaktan seyrettiğimiz yolculuğumuzda, yol üzerinde Sovyet Yönetiminden kalma terkedilmiş çok sayıda iğreti idari binasına dokunulamayışı, yöre halkına kazandırılmayışı ve yine köyde yol boyu çamaşır ipine benzer, havadan giden eğri büğrü doğalgaz boru hatları görüntüsü, imkansızlıkların belirtisi gibiydi.

20 bin nüfuslu Ahıska'nın turistik yerlerinden, şehir meydanındaki kilise ve bir zamanlar Gürcülere altın çağını yaşatan kraliçelerin kraliçesi Tamara'nın heykelini gezdikten sora, yine şehrin merkezinde çok önem verdikleri restore edilmiş, içinde bir caminin de bulunduğu kaleyi gezdik. Kalenin büyük bölümü yeni yapılmış olmasıyla, taştan yapılmış temsili bir kale görüntüsü gibiydi. O an, Türkiye'nin Çıldır'daki o tarih kokan; sanat dehası, bir uygarlığın derin sırlarını bağrında barındıran, doğal heybetiyle Şeytan Kalesinin kıymetini bilmediğimizi de anladım... Sonra birer hatıra fotoğrafı çektirdikten sonra Kale yakınında sıralanan 1000'e yakın Yahudi ailesinin İsrail'e taşınmasıyla boşalan mahallenin bakımlı küme evleri dikkatimi çekti.

3.9 milyon nüfuslu Gürcistan'ın, Türklere kolaylık tanıyan eski yönetiminin aksine şu anki yönetimi, polis ve sivil vatandaş üçgeninde, Türk turistlerine sudan sebeplerle sataşıp tutuklatıp, günlerce aylarca içeri atıp 10 bin, 20 binlerce dolar, bir zamanlar daha büyüğünü televizyonlardan da gördüğümüz rüşvet alıp  sonra dışarı saldıklarını, Türk turist mağdurları ve yakınlarından duyduklarım kadarıyla ürkütücüydü. Araç sürücü ve yolcularının emniyet kemeri takılı olduğu halde "takılı değildi" deyip büyük para cezaları kesen polislerin tutumları; kamera görüntüleri üzerine bir turistin, Gümrükte elinden ilaç reçetesini düşürmesiyle, incelenip günlerce sorgulanması; ilk çıkışını yaptıran bir turistin işlemlerinin kayıttan düşülmeyerek birkaç ay sonra giriş yapıp tekrar çıkarken "6 ay kaçak kalmışsın" diyerek tutuklayıp büyük paralar isteyen Gürcü yönetimine,  bazı  aracıların araya girmesiyle kurtarılması gibi Deli dumrul misali, birçok örnekleri, ilk ağızlardan duymuş olmam oldukça şaşırtıcıydı.

Kaynaklarda yer alan bilgilere göre; 3 sınır kapımızın açılmasıyla 1995'te Türk turist sayesiyle sefillikten kurtulan Gürcistan'ın parası, 2014'te 120 Larisi, 100 Türk Lirası ederken, yaşam standartları bizden çok geri olmasına rağmen, bugün 100 TL'nin 46 Lari değerine düşmesi, akıllarda birçok soruyu da beraberinde getirmektedir.

Artık, petrol ürünleri, tekel ürünleri ve diğer ürün fiyatlarının eşit hale geldiğine bakılırsa, turiste bakılan gözle, turizmin cazibesinin de pek kalmadığı düşünülürse, Gürcü polisi adam söğüşlemek için daha çok bekleyeceğe benziyor...

Bu arada olumlu gördüğüm şey ise, köy ve şehir içleri tertemizdi. Çünkü sigara izmariti atmanın cezası 80 Lari (160 TL.), yere yabancı cisim-çöp atmanın cezası da 100 Lari (200 TL.) olmasının bunda büyük payı vardı. Bölgede yaptığım gözlemlerime dayalı Gürcistan izlenimlerim bunlardan ibaretti. Birbirine her zaman ihtiyacı olacak komşu ülkeler, umarım ucuz şeyler peşinde koşmadan, demokrasi standartlarını ve dostluklarını yükseltip, hayatın her alanında gelişme yaşanması ve mutlu toplum olma yolunda katkı sunarlar...

Mustafa DURSUN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 483
Kayıt tarihi
: 19.04.17
 
 

AÖF Sosyal Bilimler Önlisans Mezunu, orman teşkilatından emekli memur, mesleki STK da görevli, ki..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster