Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '12

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
352
 

Gurular ve Çita, insanlar ve Kanser

Gurular ve Çita, insanlar ve Kanser
 

Çita sivri dişlerini öküz başlı antilobun (guru da deniliyor) soluk borusuna geçirdiğinde neler olduğu bilinmektedir. Tabii yufka yürekliyiz, yaşamak için bile olsa gözümüzün önünde (televizyonda da olsa) bir canlının çırpınmasına, canının alınmasına tahammül edemiyoruz. Birisi o guruyu çita veya aslanın elinden kurtarsın istiyoruz; çekimi yapanlar karışmıyor anladıkta yüzlerce öküz başlı antilop da seyrediyor, can çekişen gurunun annesi veya babası bile çaresizce bakıyorlar. Öküz işte nolacak, adı üstünde diyorum ve hepsi bir çullansalar saldırganı kaçırtabilirler diye de ekliyorum. Öyle çaresiz bakıyorlar ve antilop kim bilir daha kaç bahar sonra, kaç evlat veya torun yetiştirdikten sonra doğal olarak ölecekken vakitsizce, el bile sallayamadan, veda edemeden, erkence gidiyor; kalan birkaç saatlık yolculuğunu da cansız olarak bir yavru çita veya aslanın sindirim sisteminde tamamlıyor.

Ya bizi, biz insanları? Bizi de erkenden, daha doğal olarak yaşlanıp kaç bahar görmeden, kaç evladın mürüvetine tanık olup, kaç torunun cıvıltısı arasında ve onca dünya nimetinden imkanımız nisbetinde tatmamıza fırsat bulamadan, kanser denen illetin, canavarın pençesinde kıvranışımıza, can çekişmemize,  yavaş yavaş ve herkesin bakışı üstümüzdeyken tıpkı gurununki gibi soluğumuzun kesilmesine çaresizce seyirci kalınmıyor mu? En iyi tıp fakültelerinden en yüksek puvanla mezun olup da başarısı uluslararası bilim dergilerince kabul gören, eserleri rehber bilinen onkologlardan, cerrahlardan, bitkisel tedavicilerden, dua okuyanlardan, araştırmaya çok para ayıran Roche gibi ilaç firmalarından, Meyo, Hopkins, Cerrahpaşa, Hacettepe, Çukurova, Ege v.b. gibi ünlü tıp merkezlerinden tutun da; anne, baba, eş, evlat, sevgili , kardeş, arkadaş, yoldaş, haldeşe kadar hepsi çaresizce seyrediyor, ellerinden hiçbirşey gelmiyor. Bari acı çekmeden ölse demekten başka bir çareleri yok.

İhsan Enişte; uzun boylu, yakışıklı, esmer, çalışkan, işinde başarılı, emekli olduktan sonra da uzun süre takdir toplayarak işini iyi yapmış bir kaynak ustası. Dört çocuk babası, yarısı kız.. Hepsi de ekmek sahibi olmuşlar. Beş vakit namazını kılan, inancı yüreğinde bir adam.. Her konuda çok dürüst; tanıyan hiçkimse hakkında olumsuz bir kelime sarfetmez, hemen hiç yanlışı yok. Eşine ve evlatlarına olan sevgisi çok içten ve bunu belli etmesi de tam. Arkadaşları ve akrabaları da çok severler; dürüst, çalışkan, dedikodu bilmez, herkesin iyiliğine duacı, Allah'a inancı yürekten...

On yıl önce çok sevdiği eşini kaybetti, beş yıl önce en çok sevdiği büyük oğlunu kalbine gömdü. On yıldır yalnız yaşıyor (evliliği doğru bulmadı; eşinin anısına saygısızlık saydığı ve çocuklarının da üzüleceğini düşündüğü için), çocukları ilgi ve sevgilerini eksik etmiyorlar, ama akşam olunca yalnız; acılarıyla başbaşa...

İhsan Enişte mide ameliyatı geçirdi; midenin tamamı alınmış, kanser pankreasa da belki bazı diğer organlara da yayılmış. Fazla yaşamayacak demiş doktorları. Bütün dünyanın tıp bilim adamları, inanç otoriteleri ve en yakın akrabaları da; hepimiz çaresizce bekliyoruz.

Çaresizce seyretmekten başka elinden birşey gelmeyen öküz başlı antiloplara mırın kırın etmekten vazgeçtim ; düşünme yetimiz ve hayvandan daha çok olan zekamız  bile, bizi aynı duruma düşmekten kurtaramıyor . Gıdamıza ve havamıza kanserojen madde karıştırmak, kontrol yetkisinde olup da bunlara seyirci kalmak bir sırtlan kadar acımasız olmayı gerektirmeli. Halkın sağlığı için sigara içmek yasak, üretmek serbest. Eroin, esrar, kokain sağlığa zararlı; bunu da içmek yasak, ama üretmek de yasak. İkisini de isteyen bulup içiyor... Bu çelişki niye; samimi iseniz sigarayı da üretmek yasak dersiniz. Zararlı bir şeker üretmek yasak, zararlı olduğu üstündeki devlet bandrolu ile ispatlı, tescilli sigara üretmek serbest. Eroin, esrar, zararlı gıda üretene ceza var, sigara üreten beyefendi ve teşvik alıyor ülkemize yatırım yapmış, zararlı olması mühim değil yatırım olsun da.

Efendim, akılı var fikir de vermiş Allah, üstelik paketinde de yazıyor zararlı diye; içmesinler sigarayı, devlet ne yapsıııın, doktor ne yapsın...

Ben de derim ki; esrarlı sigarayı da üretsinler öyle ise, üstüne de dikkat bağımlılık yapar yazsınlar; nasıl olsa Allah akıl ve fikir de vermiş... Doğru olmaz değil mi? Devlet ben halkımın ve gençlerin sağlığına önem veriyorum, sigaraya bağlı hastalıklara çok para harcıyorum, bu duruma son vermek için tıpkı esrarda olduğu gibi, sigara üretimini de yasaklıyorum demeli. Sebze, meyve ve diğer gıdalardaki zararlı kimyasal, hormon ve genetik yapıyı da sürekli analiz etmeli; halkımızın eli çileğe, domatese uzanırken kanserojen mi diye çekinmeden, devletine güveni tam olarak alış-verişini yapmalı. 

Mediha Kubali bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1266
Kayıt tarihi
: 11.11.11
 
 

İyi-kötü, kendimize göre bir Fırat idik, ama artık okyanusa karıştık, emekli memurum. Dünyada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster