Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Haziran '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
640
 

Güven (Sağlam Basmayı, Dik Durmayı Sağlayan)

Güven (Sağlam Basmayı, Dik Durmayı Sağlayan)
 

Güven beş harfli basit gibi görünen ama anlam olarak tüm kelimelerin içinde en ağırıdır GÜVEN...

Güvenin olmadığı aile, toplum veya uluslarda ilk belirlenen endişedir.

Endişeler huzursuzluklara,

Huzursuzluklar mutsuzluklara,

Mutsuzluklar psikolojik rahatsızlıklara,

Ve uç noktada depresyonlara sebep olur...

Görülüyor ki, olumsuz  yaşam yolculuğunda  ilk durak Güvensizlik, son durak depresyon...

Şimdi gelelim güvenin olduğu veya olmadığı durumlara...

Bir ailede kişiler aile reisine ve  birbirlerine güvenmiyorlarsa o ailenin geleceğinden söz edilemez. Bu gün veya yarınlarda mutlaka parçalanıp dağılacaktır aile.

İki arkadaş veya iki dost! arasında güven yok olmuşsa o arkadaşlık ve dostluk bitmiştir, yok olmuştur.

Güven yapıcıdır,

Güven güçlü bir bağlayıcıdır,

Güvenin gücü,  çözülmesi imkansız bir düğümü hatırlatır.

Ben ve aile olarak biz GÜVEN konusuna çok önem veririz, imzanın değeri tartışılır. (üstlendiği yükümlülükten kurtulmak için  "o imza benim değil"  diye inkâr  edenleri gördük de.)

Sözümüz esastır, yaşadıkça verdiğimiz sözde dururuz, ağzımızdan çıkan söz senet değerindedir.  Başkalarında da aynı tutumu görmek isteriz ama hayal kırıklığı yaşarız, o ayrı...

Güven konusunun ulus bağlantısına değinmek istiyorum: 

Ülke halkının huzur ve mutluluğu yönetimle ilişkilidir.

Halkının mutluluğu ve refahını düşünmeyen bir yönetim halkta  endişe yaratır, yarınların belirsizliğinden tedirgin olan bazıları yurdu terk ederek başka ülkelere göç etmeyi çözüm olarak görürler.

Kimdir bu kişiler?

Kariyerini değeriyle yaşayacağına inanan doktor, mühendis, bilim adamı gibi beyaz yakalılar,

Ülke geleceğini  puslu gören maddi durumu iyi tuzu kurular,  adil yönetimin uygulandığı refah seviyesi yüksek diğer ülkelere göç etmekteler...

Peki ülkeyi terk etmek çözüm mü?

Elbette ki hayır...

Kalıp mücadele etmek en akılcı bir davranıştır.

Bunun için geniş çerçevede tarafsız bir düşünme yeterlidir, bir sorun varsa,  o sorunun çekirdeğine yani derinliğine inmek gerekir. Sorun nerede ise çözüm  oradadır ana fikrinden hareketle el ele, kol kola fikir birliği içinde, bulunacak ortak noktaya doğru hareket etmek  çözümdür.

Biz ülke olarak, yerli halkımızdan daha üstün olanaklarla 4,5 milyon Suriyeliyi yurdumuzda barındırmaktayız. Geldikleri yıllarda ülkelerinde iç savaş vardı ve kaçıp gelmişlerdi ama bugün  o tehlike yok olduğuna göre, ve bayramlaşmak için yirmi gün öncesinden olarak 1,5 ay ülkelerinde kalacak olan sığınmacıların tekrardan geri dönmelerinin anlamı nedir?

Ülkemizde kalıcı olmaları, onların refahı bizlerin ise çeşitli konularda mağduriyetimize sebep olurken; halkımız  eğitim, sağlık ve ekonomik yönden ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamakta.  Ülkemiz  cumhuriyet rejiminde,  vatandaşlarımızın, sivil toplum kuruluşlarının bu  pürüzün  müsebbibine bu problemin  düzeltilmesini isteme  hakkı  vardır.

Öz olarak SURİYELİ SIĞINMACILARIN ÜLKELERİNE GERİ GÖNDERİLMELERİ  "GÜVEN"  kavramının geri gelmesine başlangıç teşkil edecektir.

Şimdilerde Afganlar ve Pakistanlılar da doluşmakta ülkemize. Koskoca dünyada yok mu başka ülke?

Afrika'dan uyuşturucu kaçakçıları, sermaye kadınlar ile onların satıcıları siyahiler, ülkemizde...

İpini koparanın sığınma yeri Türkiye... Nedeni denetim ve kontrol hak getire, sınırlarımız delik deşik...

Son gittiğimde Isparta sokaklarında Sudanlılardan yürüyemedik. Nerden bulurlar Türkiye'yi, Isparta'yı... Aç yaşamadıklarına göre,  kaçak, vergisiz,  kontrolsüz  ne iş yaptıklarını kimse bilmiyor.

Güven dedik de nerelere geldik...

Dış ülke sığınmacılarını kucaklayıp kendi halkını ikinci sınıfa dahil eden bir yönetimde  güvenden bahsedilebilir mi?

Unutmayalım: Güvenin olmadığı milletler dağılmaya, yok olmaya mahkûmdurlar,

Acı ama gerçek...

Ben, ben  diyerek  maddi ve manevi  şahsi menfaatler düşünülerek bu durumlar oluştu,

Yazıktır, günahtır...

Bu kadar günahın bir hesaplaşma günü de vardır diye düşünüyorum.

Sevgili okur, gerçekler acıdır...

Selam ve saygı ile,

Yurdagül Alkan.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

En azından önümüzdeki 14 sene mevcut yönetimin değişmeyeceğini düşünüyorum ben. İşimize gücümüze bakmalı, güzel ülkemizi elbette terk etmemeli, refahı(mız) için çalışmalıyız. Sevgilerimle.

Elçin Oltulu Şahin 
 27.06.2018 19:21
Cevap :
Bizi kabul edecek bir başka ülke yok, terk etmek elbette düşünülemez ama kendi vatanımızda daha mutlu yaşamak hakkımız olmalı Elçin hanımcığım, yönetimden de bunu bekliyoruz bakalım ne zaman gerçekleşir, sabır yoldaşımız şimdilik...Selam ve sevgi ile...  29.06.2018 15:43
 

Evet sevgili kardeşim size katılıyorum... Ve diyorum ki "güvenin olmadığı yerde ot bitmez"... Sağ olunuz var olunuz:)

Halil Güven (Sökeli) 
 22.06.2018 13:12
Cevap :
Sayın hocam, güven, güven, güven...Kişiler arasında A gurubunda yer alan bir kavram...Selam ve saygı ile...  25.06.2018 17:13
 

Yurdagül Hanım,kendine güvenen,başkalarına da güvenir;çünkü,'ben kendim için ne isem,bir başkası da benim için odur.4,5 milyon Suriyelilere,Afganlılara,Pakistanlılara gelince "Tilki deliğe girememiş,kuyruğuna çalı bağlamış."Kendimize yetmiyoruz.Borçla yaşayan,borçlarını ödemekte zorlanan bir ülkeyiz.Bir de sırtımızda bu insanları taşıyoruz.Son 15 yılda,Türkiye 'yol geçen hanı'oldu.Esen kal.

Hüseyin Başdoğan 
 19.06.2018 13:22
Cevap :
Sayın hocam, yıllarca biz de kendimiz gibi zannettik, güvendik de insanlara, üzülerek söylüyorum hayal kırıklığına uğradık...Şimdilerde ayranı üfleyerek içiyoruz. Suriyeliler, Afganlılar, Sudanlılar ve daha diğerleri...Birsöz vardır siz de bilirsiniz: sen yaşa ki yaşat...Biz ülke halkı olarak sorunsuz ve sağlıklı olarak yaşamalıyız ki bizden daha güçsüz olanlara hami olabilelim...Derler ya "ayranı yok içmeye, tahterevalli ile gider...." Aynen bu durumdayız ama oynanan oyunlarda hesap başka, selam ve saygılarımla...   20.06.2018 13:03
 

Güven gozyaşi gibidir. Düştümü geri alamazsın demişti. Benzer konulu bloğuma bir yorumunda Nizamettin bey,Yurdagül hanımcığım çok önemli bulmuştum unutamam,sığınmacılar arasında biz kendimizi garip hissediyoruz artık hızla artıyorlar zira sevgiler elinize sağlık

Cemile Torun 
 17.06.2018 14:40
Cevap :
Cemile hanımcığım, Nizamettin bey göz yaşı benzetmesini vererek doğru söylemiş, ben de ona benzer bir cümle eklemek isterim: bir kez kaybedilsin, bulunamayan ve asla satın alınamayan şeydir GÜVEN ve kişilikte çok önemlidir güvenli olabilmek...Selam ve sevgilerle...  20.06.2018 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 329
Toplam yorum
: 5744
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1672
Kayıt tarihi
: 09.04.09
 
 

Özel bir finans kuruluşundan emekliyim. Hayatın her aşamasını acısıyla tatlısıyla yaşamış biri ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster