Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

29 Eylül '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
414
 

Güven

Güven
 

internetten alıntıdır


Ben size söylemiştim. Eylül de bitti işte. Son ağlamaklı hallerim Eylülün bitişiyle bitecekmiş. Bayramla birlikte toparladım zaten. Büyük kızım, geçen hafta beni teselli ederken internetten astrolojime bakıp okumuştu. Merkür, şimdi hatırlamadığım başka bir gezegene yanaşmış o yüzdenmiş ağlamaklı hallerim. Merkür, yerinde dur desem durmayacaksın biliyorum ama insanlara dokunma olur mu? 
 
İnsanın ruhunu taşıması, hayatı anlayabilme çabası, başka insanların tepkilerini zarar görmeden atlatabilmesi, büyüme ve olgunlaşma yolundaki yorgunluk, sevdiklerini koruma mücadelesi, maddi-manevi yetebilme, yetirebilme, yetememe çaresizlikleri, asla mizahı kaybetmeden olanlara gülümseyebilme gücü, sabrının zorlanmasına rağmen inadına sabır gösterebilmek, bazen de başlarım sabıra diyerek olanlara tüm gücünüzle ayağının tersiyle tekme savurabilme cesareti, heveslerin-hayallerin-elindekilerinin orantısız-matematiksel-cevapsız-çözümsüz sonuçları, emeklerin karşılıksız kalarak bomboş ellerle ve bomboş gözlerle öylece kalakalmak, inançlarının yıkılan güvenle birlikte kanayan dizlerinle "Hadi be"ye dönüşen dizüstü hallerin, uzatılan yürek dolusu sevgileri her şeye rağmen sımsıkı kucaklamaların, yeniden-yeniden lerin, ... İnsan olmak zaten öyle zor ki. 
 
Bir Merkürün hareketleri eksikti diyeceğim ama o da kendine yüklenmiş programı uyguluyor ki uygulasın zaten yoksa başka kötü sonuçlar çıkar ortaya. Bunu bilimsel olarak açıklayamasam da biliyorum artık. Ben ağlarım sen ağlama şarkısından öğrenmiştim geçmiş zamanda. Şarkılar da öğretiyor bazı şeyleri insana tam zamanında geldiğinde kulağına. Yengemden aldığım, canımın bahçe çapasını yaptığı, ellerimle dikip büyüttüğüm, organik turşuluk fasulye tohumlarım ürün vermeye başladı. Fasulye turşularımı kurdum büyük cam kavonozlara az önce. Kışlık konserve domateslerim de hazır. Gelsin Ekim-Kasım-Aralık bu ay bitince yine eski halime döneceğim için güvende hissediyorum kendimi. 
 
Güven. Güven, insanın tüm duygularını içine alan koskocaman yalansız bir dünya. Her şeyi kaybedebilirsin hepsi yerine geliyor zamanla ama hangi açıdan olursa olsun güvenin kaybı bir daha yerine koyamıyor hiç bir şeyi.  Ne sen eski sen ne de gözlerin kıvamında sürüyor hayat sonrasında. Felçli bir insanın hiç ummadığı bir anda sırtından bıçaklanması gibi. Güvenin kaybında ne cüzdanını bırakabilirsin ortaya ne gözlerini yumabilirsin huzurlu uykulara. Ne içindeki hisleri dökebilirsin dilinden ne de sarılabilirsin sımsıkı güvenini kaybettiğin insana. Ne sırrını söylersin ne de sır dinlemek istersin yürekten. Gözlerin, kafanın arkasındaki saçların içinden bakmaya çalışır ardında dönenlere, yüreğin gecenin karanlığında bile tetikte, rüyalarında hep canavarlar-öcüler. Kulakların çoktan geçmiştir öbür boyuta sessizliğin içinden ruhtan duyar hiç duyulmayacakları bile. Kimseye göstermesen de inattan, her yerinde üçüncü derece yanık izleri. Acının zonklaması bitse bile izleri her an gözlerinin önünde. Yokluk-boşluk-kimsesizlik-çaresizlik getirir beraberinde ihanetin-yalanın alevi. Bir daha hiç ama hiç içten bir sevgiyle bakmaz insanın gözleri. Gülümsemesi hep yarım hep eksik kalır, hem kendine hem dışarı. 
 
Yıllar önce, arkadaşımın oğlu dört-beş yaşlarındayken bana camdan mumluklar almıştı. Badana-boya sırasında kırılmıştı "Altuğ'cuğum, onlar kırıldı" dediğimde o da bana "Sakın bunun için üzülme ben sana yine alırım" demişti. Kaç yaşında olursa olsun ve cinsiyeti ne olursa olsun insan her şeye rağmen katıksız GÜVEN hissetmek istiyor. Neden bu kadar çok şükür ediyorum sanıyorsunuz. Din-dil-ırk-cinsiyet ayırmadan bütün çocuklara ve yüreği çocuk atan herkese ama herkese taş kıvamında GÜVEN diliyorum ömürlerinin sonuna hatta ötesinde bile. 
Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gezegenler ya da havalar insanı depresif mi yapıyor? Yoksa bir uyanış süreci mi yaşıyoruz kendi dünyamızda. Küçükken kolyem vardı hep boynumda taşıdığım , ismini ağlayan kolye koymuştum. Güveniyordum sanırım çocuk aklımla kolyeme, beni koruduğunu düşünüyordum.Güven ,boyutları ne kadar farklı bir duygu öyle değil mi? Bazen bir cisim - bazen etten kemikten.Ama en önemlisi kendimize olandır.Yani içimizdeki. Kendimize tam olursa güvenimiz, içimizi ezip geçen, bizi kemiren her şeyin üstesinden geliriz kolaylıkla. Dilerim kendinize güveniniz her daim tam olsun. Yüreğinize sağlık. Sevgi ve selamlarımla.

Mavi Kelebek 
 06.10.2015 18:31
Cevap :
Kesinlikle haklısın ve umarım hep öyle olur. Kendine ne kadar inanırsan inan karşındaki güvensizlikler yine de acıtıyor insanı. Yaradana inancımdan, dolayısıyla kendime güven konusunda sorun yaşamıyorum. Ama -güven- yaşamak için ilk sıramda yer alıyor hala. Sağlıkla ve mutlulukla kalman dileklerimle  07.10.2015 20:55
 

En çok ihtiyaç hissettiğimiz şey... GÜVEN... dileğin dileğimdir Kevser'cim... Sevgiler, ellerine sağlık.

sema öztürk 
 29.09.2015 21:57
Cevap :
Kesinlikle arkadaşım. Güven varsa herşey yoluna girer. Sevgilerimle  30.09.2015 10:23
 

Güven ve zaman... Satın alınamaz... Bedeli sadece hayattır... SEvgile size...

yeşilsoğan 
 29.09.2015 18:33
Cevap :
O yüzden o kadar kıymetliler arkadaşım o yüzden o kadar önemli. Parayla olsa kolaydı. Ne kadar ekmek o kadar köfte gibi:))) Sen zamanı hor kullanmazsan o da sana hor davranmıyor neyse ki iyi olan şeyleri iyi geri dönüşümlere dönüyor (Her zaman olmasa da). Sağlıkla kal  30.09.2015 12:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 336
Toplam yorum
: 1553
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 878
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster