Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '17

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
679
 

Güvensizlik hastalıktır

Güvensizliğin, bir problem olduğunu biliyor muyduk? Güvensizliğin hastalık olduğu aklımıza gelir mi? Evet, güvensizlik hem bir problem ve hatta ciddi problemdir hem hastalıktır.  Bu hastalık hayatımızın merkezinde oturmuş bizleri istediği gibi yönlendiriyor, bireylerden bütün topluma ilmik ilmik düşüncelerimize, duygularımıza işlenmiştir.

Güvensizlik hastalığı bütün ilişkilerimizi etkilemektedir. Aile bireylerinde bunu gördüğümüz gibi eşler arasında birbirlerine karşı şüphe “ama”lar geçimsizliğe kapı aralarken, huzuru bir güvercin gibi ellerinden kaçırıp huzursuzluğa gebe kalarak dışa yönelik arayışlar başlamaktadır. Bazen de cinayet ile sonuçlanmaktadır. Gene bu illet sosyal hayatımızı etkilerken diyaloglarımız anlık olup, arkadaş ilişkilerimiz ise saman gibi hızlıca minik bir kıvılcım ile yanıp bitebiliyor. Arkadaş ilişkilerimiz “uçucu maddedir” demekte bir mahsur göremiyorum. Ah dostluk ! yalnız özlem ile anarken yeni jenerasyon ise bu özlem duygusundan bile muzdariptir. Musahiplik, bu başlı başına apayrı bir konudur. Bunu ilk okuduğum bir kitap da tanıştım ve Bektaşilikte  olduğunu duyduğum bir kavram. Kavram diyorum gerçek hayatımızda rastlanmayan çok uzak olan ilişki durumudur. Burada sadece zor günde sorgusuz sualsiz Hızır rolünü üstlenmiş antlaşmadır. Hayranlıkla tanıştığım bu kavram hiçbirimizin hayatında olamayacak kadar efsanevidir. Güvensizlik hastalığı sevgiyi etkilerken ayrıca ne olduğunu bilmediğimiz “aşk” ı kirleterek günü birlik zayıf temeller üzerinde inşa edilmektedir zira güvensizliği doğuran samimiyetsizlik, dürüstsüzlük ile temellendirebiliriz.

Güvensizliğe neden bu kadar bulaştık ? Bu bulaşıcı hastalık neden yayıldı ? Maalesef üzülerek söylemeliyim ki birbirimize karşı dürüst oynamadığımızdan, doğal olmak yerine yapay, yalan postunu tercih etmemizden kaynaklandı. Peki bu sorun kültüre, coğrafya, kıta ile bir ilgisi var mı bilemem ama yaşanmışlıklarımız, gördüklerimiz, okuduklarımız ve insan karakterizesini göz önüne koyduğumda canımızı acıtacak şu gerçeği görmekteyim : yapımız gereği görsel endeksli etkisi vardır. Muhakkak temelinde yığınca sebepler çıkabilir düşündüğümüzde  hepsinin altında karakter çıkmaktadır. İtiraz edip şudur budur diyebilir ama dönüp dolaşıp buraya yine gelmektedir.

Güvensizlik, sağlıklı sağlam ilişki doğurmaz. Olsa olsa malum durumlar baş gösterir. Bireysel olarak tümüyle bunu başaramazsak da birbirimize karşı dürüst davranmak için göstereceğimiz çaba boşa gitmeyecektir.

Kolay gelsin….

 

 

 

 

                 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güvenle ilgili bir yazım http://blog.milliyet.com.tr/guvenilir-insanin-ozellikleri/Blog/?BlogNo=418014

Kerim Korkut 
 15.02.2019 18:15
Cevap :
Teşekkür ederim arkadaşım   15.02.2019 21:03
 

Sevgide olduğu gibi ilişkilere de bilincin sanatını ve ruhsallığın vageçilmezliğini eklemeli insan;ancak o zaman güvensizlik denen hastalığı tetikleyici sebeplerden kurtuluruz...Selamlar,saygılar.

Abbas Oğuz 
 09.11.2017 17:11
 

Saygilarimi sunarim Meryem Hanim

Tuanna Güzel 
 11.08.2017 23:53
 

Maalesef bu sorun her yerde karşımıza çıkıyor. Üstelik son günler bulaşıcı bir hastalık haline geldi. Biraz evvel dışarıda bşrmkocam düştü koşup kaldırayım dedim. Bir atmaca gibi biri hopladı. Eli de belinde ne yaptığımı soruyor çocuk hala uerde ve ağlıyor . Onda. Sonra birine bir şey olunca haber yaparlar millet baktı. Ne yapsın? Böyle muamele görse herles biz mi düşse de kalkıp yürüsün. Cidden toplumca bilinçlenmeye çok ihtiyacımız var... Eline sağlık...

Meryem Kadıoğlu 
 11.08.2017 19:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 106
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 143
Kayıt tarihi
: 22.04.16
 
 

Sorgulamakla meşgulum, her şeyi sorguluyorum. İzmir / Eğitim ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster