Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '20

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
50
 

Güzel/Hayır Konuşma Adabı

A. Giriş

Istılahta/dini anlamda (edep kelimesinin çoğulu olan) adap;İslam dininin her Müslüman için gerekli/faideli gördüğü bir ahlak sınıfıdır/kurallar manzumesidir. Adap insanı/kulu iyiliğe, hayra ve güzelliğe ulaştırması dolayısıyla da ideal/refah seviyesi yüksek toplum mertebesini yakalayabilmek bakımından her kişi-toplum hatta devlet için önem arz eder. Zira adap, gelenek-görgü kuralları olarak içtimai hayatı tanzim eden yazılı olmayan hukuk normudur. Bu kurallar zamanla gelişir, yerleşiklik kazanır. Bunlar kuşaktan kuşağa sosyalleşme yoluyla öğretilir-aktarılır.

Tasavvufta da önemli bir yer tutan edep, nefsin terbiye sürecinde (seyr-i sülukte) olmazsa olmazdır. Tasavvuf baştan başa edeptir, edebi gözetmeyen Allah-ü Teâlâya kavuşamaz. Çünkü edep, haddini bilmektir; nerede nasıl davranacağını bilmektir, edep evvela kendini bilmektir. Öyle diyor ya Yunus Emre:

Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep,

Dediler ilim geride, illa edep illa edep”

Bireyi/kendimizi-ailemizi ve dolayısıyla toplumumuzu ıslah etmenin yolları elbette ki İslam’ın edeplerinden geçer. Bu sebeple seri halinde yazmayı/yayınlamayı planladığımız ‘İslam edeplerinden seçmeler’ çalışmasında tarihimizden/dinimizden örneklerle-açıklamalarla kısaca bahsetmeye gayret edeceğiz.

B. İslam Edeplerinden Seçmeler-2: Güzel/Hayır Konuşma Adabı

Kitab-ı Kadim Kuran-ı Kerîm’deki Lokman Suresi 19. Ayet meali (“…sesini yükseltme; çünkü seslerin en çirkini eşeğin anırmasıdır”) ile ilgili olarak ‘kaba ve çirkin sesler-sözler, merkebin anırmasına benzetilmektedir’ şeklinde açıklanmaktadır.

Başta Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şehadet olmak üzere her türlü güzel söz güzel bir ağaca, her türlü kötü söz de kötü-köksüz bir ağaca benzetilmiştir. Kötü sözün açtığı yara kolay kapanmaz. Kanaması dursa da izi kalır. O iz de hep sahibini hatırlatır.

Tıpkı Şems-i Tebrizî’nin şu ifadesinde olduğu gibi:

“Sözü süz de söyle, gönlü bulandırmasın.

Sözü diz de söyle, kulağa inci diye takılsın.

Sözü yüze söyle, gıybet olup utandırmasın.”

Mü’mine yakışan güzel sözdür: “Mü’min, Cennet’e kavuşuncaya kadar kulağına gelen hayırlı sözlere doymaz.” (Tirmizi, İlim, 19)

Nitekim Kitab-ı Kadim Kuran-ı Kerîm’deki Zûmer Suresi 18. Ayet meali şu şekildedir: “… Söylenenleri dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! İşte Allah’ın doğru yolu buldurduğu kimseler onlardır, asıl akıl iz‘an sahipleri de onlardır.”

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “Allahû Teâlâ (şu mü’min) kula rahmetiyle muâmele etsin ki o kul hayır söyler de kazanır veya şerden süküt eder de selâmete erer.” (Nevevî, Riyazü’s Salihin)

Ebu’d Derda (r.a.)’den rivayet edildiğine göre Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki: “Belaya uğrama ve ondan emin olma kişinin diline bağlıdır.” (Suyuti, Cem’ul-Cevami, No:10316)

Ashab-ı Kirâm’dan bir zât şöyle dedi: “Kalbinde bir katılaşma, bedeninde bir gevşeklik, rızkında da bir darlık görüyorsan iyi bil ki bu, senin mâlâyanî (boş-yararsız) konuşman sebebiyledir.”

Ağızdan çıkan sözü silahtan çıkan mermiye benzetmişlerdir. Çünkü artık onu geri döndürmek mümkün değildir. Ebu Bekir Ayyâş (r.a.) demiştir ki:

Dört melikin söylediği şu sözler, sanki aynı yaydan atılmış bir ok gibidir:

  • Sâsânî meliki Kisrâ: Söylemediğim şeye pişman olmam fakat söylediğime pişman olurum.

 

  • Çin meliki: Bir sözü söylemediğim müddetçe o söz benim esirimdir. Fakat onu söyleyince ben onun esiriyim.
  • Rum meliki: Ben söylemediğim sözleri reddetmekte, söylediğimi reddetmekten daha muktedirim.
  • Hind meliki: Duyulduğu zaman kendisine zarar veren, duyulmadığı zaman da bir faydası olmayan sözü söylene şaşarım. (Tenbihü’l Gafilin- Ebû’l Leys Semerkandî)

Muhakkak ki güzel/hayır konuşup-yazmak için güzel ve hayır üzerine bir hayat yaşamak lazım gelir.

İnsan ne ise öyle konuşur: Üslub-u beyan, ayniyle insan…

Hulasa:

Söylediklerimiz hayır olmalı

Hayrı da güzelce söylemeliyiz.

Güzeller Güzeli’nin (s.a.v.) hadis-i şerifi ile bitirelim: “…Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse ya hayır söylesin ya sussun…" (Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75)

İslam edeplerinden belli başlılarını kısaca aktarmaya/hatırlatmaya devam edeceğiz inşaAllah. Rabbim öğrenen-öğreten ve uygulayabilenlerden eylesin.

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 120
Kayıt tarihi
: 04.10.18
 
 

Koskoca bir HİÇ (inşaAllah) ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster