Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '13

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
230
 

Güzel ülke, güzel dünya için güzel insan

Güzel ülke, güzel dünya için güzel insan
 

Eşim ve torunum Deniz:)


Bugün çevremize ve uzak çevremize bakınca insanın içi daralıyor:

İnsana zarar vermeye azimli bunca insanla beraber yaşamak beni çok üzüyor!

Kendimi oldukça yalnız hissediyorum doğrusu!

Güzel insan yalnızlığı bence bu!

Dinlemeyen, anlamayan, kendine aşırı düşkün olan ve yapıcı dil kullanmaya hiç yanaşmayan insanlar günümüzü adeta zindana çevirdiler!

Bırakın zindana çevirmeyi, kan gölüne çeviriyorlar!

İşte burada güzel insana gereksinim duyuyoruz!

Güzel insan davranış bilimi ilkeleri çerçevesinde yetiştirilmiş insandır!

İşe bilim girince de sonuç her bakımdan mükemmel olur gerçekten!

 Burada üzerinde durmak istediğim konu özellikle problemli çocukların aileleri ve öğretmenlerinin yaklaşımları...

Bir yazı alıntıladım okuyucu için onu alıyorum aşağıya:

 “Çocukla problemi konuşmak ve çocuğun çözümü kavramasını sağlamak için önemli pedagojik adımların atılması ve eğitim prensiplerine uyulması gerekir.

Bu adımlar şöyle sıralanabilir:

1. Her şeyden önce bir sohbet ortamı meydana getirmeli ve problemi masaya yatırmalı. Problemin anlaşılması sağlanmalı. Eğitim bir çeşit matematik problemi çözmektir. Anlaşılmayan problem, çözülemez.

2. Çocuğu dinlemeli ve onu anlamaya çalışmalı.

3. Konuşurken sözünü kesmemeli ve gereksiz müdahalelerde bulunmamalı. Ne istediğini ve neden istediğini tespit etmeli.

 4. Sonra kendi düşüncelerimizi ve tekliflerimizi söylemeliyiz.

5. Sohbetin dostça bir ortamda, dostça sürdürülmesi şart.

6. Baba, anne ve öğretmen olmak sohbet sırasında önemli olmamalı. Önemli olan kanıtlar, gerçekler, fikirlerdir.

"Benim dediğim olacak, burada kuralları ben belirlerim, seni ben besleyip büyüttüm, harçlığını ben veriyorum, o halde benim dediklerimi yapmak zorundasın", yaklaşımı yanlıştır yani...

7. Çocuğa zorla bir şeyi kabul ettirmek yerine, birlikte onun beğeneceği bir çözüm üretmek için çaba harcamalıyız. Çözüm üretimine çocuk da katılmalı, onun düşünceleri dikkate alınmalı.

8. Eğer çocuk, güçlü kanıtlar ileri sürer, mantıklı ve tutarlı fikirler söylerse bunları onaylamak ve kabul etmek gerekir. "Sen ne anlarsın, senin yaşın kaç? Daha aklın ermez." şeklinde bir tutum takınmamalı. Bu tavır, çocuğu adam yerine koymadığımızı, ona önem vermediğimizi, hatta küçümsediğimizi gösterir. Hâlbuki önemli olan çocuktur, onun düşünce ve projeleridir.

9. Sohbet sırasında çocuğun benimseyebileceği bir çözüm bulunmalı. Emredici, otoriter bir tavır yerine, danışmanlık ve rehberlik yapan dostça bir tavır takınmak gerekir.

10. Çocuğun çözüme katılması ve sorumluluk alması sağlanmalı. Çocuk, bunlar bana dikte ettirildi, aslında ben bunları yapmak istemiyorum, düşüncesine kapılmamalı.

EN ÖNEMLİSİ

Kanaatimce en önemli şey; çocuğa şunları söylemek ve davranışlarımızla bunu göstermek:

"Yavrucağım, ben senin dostunum; senin başarılı ve mutlu olmanı istiyorum. Hayat senin, önemli olan sensin. Sen başarılı olsan da olmasan da ben senin yanındayım. Beni her zaman arkanda bulacaksın. Sana her hangi bir şarta bağlı olarak yardım etmiyorum, senden bir karşılık beklemiyorum, seni sevdiğim için yardım etmek istiyorum. Hiçbir anne ve baba, hiçbir öğretmen çocuğu kıskanmaz. Aksine onun kendisinden daha başarılı olmasını ister.

Yavrucuğum, ben sadece senin başarılı ve mutlu olmanı istiyorum. Seni seviyorum ve beğeniyorum, her zaman elimden geldiğince sana yardım edeceğim."

Çocuk eğitimi her zamankinden daha zor hale geldi. Medya, firmalar, mal satmak isteyenler çocuğu müşteri olarak görüyor. Reklâmlarla çocuklar ve insanlar zaaflarından yakalayarak avlanıyor. Birçok malın reklamı çocukları hedef alıyor. Bilgisayarlar, internet oyunları, TV programları çocukların daha fazla dikkatini çekiyor.

Her şeye rağmen çocuk, anne ve babaya fıtrî bir şekilde bağlıdır. Onları kendisinin dostu olduğunu ve kendisi için çalıştırdıklarını bilir. Çocuk eğitiminde isteklendirme çok önemli. Çocuğun iç dünyası çok mühim.

Çocuğumuzu ciddiye almalıyız. Onun duygu ve düşüncelerini öğrenmeliyiz. Makul ve güzel şeyler düşünüyorsa desteklenmeli, illâ da kendi düşüncelerimizi ve isteklerimizi kabul ettirmek için ısrar etmemeliyiz.

Anne ve baba, öğretmen ve büyüklerin bir hedef belirlemesi yeterli değildir. Önemli olan çocuğun belirlediği hedeftir. Yapılması istediğimiz şeyi, çocuğun istemesini sağlamalıyız. Bu konuda çocuğumuzu konuşarak ikna etmeliyiz.

Eğitimci, bir şeyin yapılmasını emreden hükümdar değildir. O dosttur, arkadaştır, rehberdir, yol arkadaşıdır, zora düşüldüğü zaman yardıma koşulan güvenilir bir dosttur.( Ali Erkan Kavaklı)

...

Bir şey söyleyeceğim:

Bugünkü dünyanın daha güzel olmasını istemek hepimizin ortak isteğidir, değil mi?

O zaman yaşama, bilimi katacağız!

O zaman çocuklarımızı, doğru terbiye edeceğiz!

Şu günlerde ülkemizde ve yakın çevremizde yaşanan olumsuz gelişmelerin tamamı; yaşama, bilimi katmayı akıl edemeyişimizdendir! Bunu akıl edelim artık!

Davranış bir bilim konusudur, davranış bilimleri diye deneysel bir bilim dalı var.

Ana babalar, öğretmenler bu gerçekten yola çıkarak, ülkemizi iyi insanlarla doldurmalılar!

İyi insan barış yaratır, barış da mutlu yaşamı yaşatır!

“...

Kurbanların kurbanıyız

Çoğumuz kurban olduğumuzun farkında değiliz

...”

(Halil Güven-Tutunamayanlar-Mavi Kanatlı Kuş)

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğru öneriler gerçekten.

Kerim Korkut 
 13.07.2013 9:30
Cevap :
Çok teşekkürler kerim bey:) Selam ve sevgiler...  13.07.2013 13:36
 

Ne güzel değinmişsiniz,sayın güven.Sizin ulaşmak istediğiniz sonuca ve çok haklı isteğinize göre, eğitim bir zihniyete göre değil,ulusal ve evrensel boyutta ele alınmalıdır.Bu dileğinizde çok haklısınız...Ama bilinçli gençlik pek istemiyorlar ama,çünkü yönetenlerin saygınlık ve itibar düşkünlüklerini yeni kuşaklar takmıyor.Rezil kepaze ediyorlar...Çok güzel,yararlı ve sağlıklı bir çalışma.Elinize yüreğinize sağlık.Selam ve saygılarımla,sayın Güven.

Abbas Oğuz 
 05.07.2013 17:17
Cevap :
Çok teşekkürler kardeşim:) Saygılarımla...  05.07.2013 22:38
 

Az sayıda olan güzel insanların günden güne azalmakta olduklarını ben de fark ediyorum. Ve, ne yazık ki, insanlardan kötülük geleceği beklentileri artmakta. Kurunun yanında yaşların da yanmaması için "insan tanıma yöntemlerimizi" geliştirme çabalarımız olmalı diye düşünüyorum. Biraz mesafeli olma durumunda arkadaşlıkların da kesintisiz devam edeceği görüşündeyim değerli öğretmenim, selam ve saygıyla...

Yurdagül Alkan 
 04.07.2013 17:03
Cevap :
Çok teşekkürler canım kardeşim, selam ve saygılarımla:)  04.07.2013 18:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 683
Toplam yorum
: 3532
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 252
Kayıt tarihi
: 04.07.10
 
 

1949 yılında Söke Nalbantlar köyünde doğdum. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünden mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster