Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '07

 
Kategori
Kozmetik
Okunma Sayısı
655
 

Güzele bak(tır)mak sevaptır!

Aşık Veysel’in, “Güzelliğin on para etmez/Bu bendeki aşk olmasa” dizeleri tarihe mi karışıyor yoksa? Baksanıza kozmetik sanayi sayesinde güzellik on para hatta çok para ediyor artık. Can Kozanoğlu’nun tabiriyle ‘Cilalı İmaj Devri’nde yaşadığımız düşünülürse bu duruma şaşmamak gerek. Malum güzel ve bakımlı olmak cilalı imajların önemli bir parçası. Tabi bu durumda, en çok kozmetik sanayinin ekmeğine yağ sürüyor. Madem taraflar hallerinden memnun, bana da susmak düşüyor; tabi iki çift laf ettikten sonra!

HARCAYALIM, GÜZELLEŞELİM!

Bakımlı olmak için saçların kınalı, gözlerinse sürmeli olması yetiyormuş eskiden ama günümüzde öyle mi? Şimdi pazar büyüdü, kozmetik başlı başına bir sanayi haline geldi. Sizler de taktir edersiniz ki bir rastıkla, kınayla olacak iş değil bu. Yeni ürünler sunmak lazım piyasaya. Ne mesela? Far, ruj, oje mi? Bu kadarla kalsa iyi. Fondöten, saç boyası, jöle, selülit kremi, yüz kremi, ayak kremi, nemlendirici, parlatıcı, kapatıcı, temizleyici…

Kabul, herkesin ekonomik gücü tüm bunları kaldıracak durumda değil, malum birçoğu ateş pahası. Ancak hiç dert etmeyin, çünkü bu da düşünülmüş. Bu ürünler hem her zevke hem de her cebe hitap ediyor. Strateji belli; marka farklılaştırması. Aynı kaynaktan üretilen saç boyasını markalara ayır; cep yakanı burjuvalar alsın, ekonomik olan da memur kesimine kalsın. Maksat herkesin yüzü gülsün(!)

Hatta bu güler yüzlü kesime beyler de dahil olsun, yazık değil mi onlara? Onların da hakkı değil midir misler gibi kokmak, yumuşacık ellere sahip olmak ve hatta manikür yaptırmak? Oldu olacak martı kaşlara da bir el atılsın, ak düşen saçlar boyansın… Beyler, erkekliğinize gölge düşer diye endişe etmeyin, sistem sizleri mağdur etmemek için ‘metroseksüellik’ kavramını icat etti. Peki nedir bu metroseksüellik? Kısa ve net olarak bakımlı erkek. Günümüzde ‘in’ olan erkek. Çağdaş, bilgili, görgülü ve kültürlü izlenimi veren erkek. Vay be! İncelen kaşların ve boyanan saçların hikmetine bakın siz!

KADINLAR KOZMETİĞE NEDEN YÖNELİYOR?

Bir gün güzellik merkezi çalışanlarına, herhangi bir markanın makyaj ürünlerini pazarlamaya çalışan distribütörlere ya da bu ürünleri dükkan raflarına taşıyan parfümeri çalışanlarına “Güzelliğin resmini çizebilir misiniz?” diye soracak olsaydınız cevap, “Çizemeyiz ama iyi boyarız” olurdu muhtemelen! Malum güzellik denilince akla ‘boyanmak’ geliyor artık. Bizim boyanmak diye kestirip attığımız şey içinse bayanlar hem para hem zaman harcıyor. İyi ama neden? Aslına bakarsanız nedenler muhtelif.

Kimi kadınlar bakımlı olmakla modern olmayı örtüştürüyor. Öyle ya modern kadınlar marka giyer, pahalı aksesuarlar takar, saçlarını dönemin moda rengine boyar ve illa ki abartılı bir makyaj yapar. Bunu biz demiyoruz elbetteki. Ama filmlerde alttan alta verilen mesaj, reklamlarda alenen çizilen imaj bunlara ek olarak da kadın dergilerindeki tüyolar özetle bunları söylüyor. Tam anlamıyla görüntüye indirgenen modernliğe giden yol da böylelikle kapitalizmin tuzaklarından geçmiş oluyor.

Kimi kadınlarsa erkek egemenliğinin hakim olduğu ve bunun içindir ki erkeklerin kadınlardan üstün sayıldığı bu yer yüzünde üstünlük mertebesine erişebilmek için kozmetiğe yöneliyor. Kadınların sıklıkla kapıldığı aldatılma korkusu da onları bakımlı olmaya iten bir diğer etken. Erkek arkadaşını ya da eşini etraftaki kokoş kadınlara kaptırmamak için uğraş veren anti-kokoş kadınlar da çareyi onlar gibi olmakta buluyor. O halde istikamet güzellik merkezleri, uygun adım ileri!

Bunların dışında, kadınların kendilerini iyi hissetmediği durumlarda kozmetiğin şefkatli kollarına atıldıkları da bilinen bir gerçek. Bu gibi durumlarda özellikle saçlarının şeklini ve rengini değiştiren kadınlar, kendilerini kısa süreliğine de olsa iyi ve rahatlamış hissediyor.

Ancak tüm bunların ötesinde, kendilerini tamamen güzelliklerine adayan kadınlar var ki, onlar kozmetik sanayi için biçilmiş kaftan. “Erkekler kadınları, kadınlarsa seyredilişlerini seyrederler” sözünü doğrularcasına hareket eden bu kadınlar için güzellikleri her şeyden önce gelir. Çünkü onun sayesinde hayattan istedikleri her şeyi elde edeceklerini düşünürler. Bu nedenle de ona yatırım yapmaktan çekinmezler.

Görüldüğü üzere kadınların kozmetiğe yönelmeleri için oldukça makul nedenleri var. Hem olmasa bile ne yazar? Sistem muhakkak bunun da bir hal çaresini bulur. Ne de olsa bahanesi çok!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kozmetik sektörü aldı başını gidiyor...Böyle olunca da neredeyse ''kozmetik kolik ''kadınlar ''Klonlanmış ''gibi birbirinin ikizi oldular...Çoğunun sabah kalktıklarında yüzlerine bakılmıyor.Doğal güzellikleriyle kalmaları çok mu zor acaba...

Mesut Selek 
 02.10.2007 21:29
 

çok güzel ifadeettiniz fadime hanım"sistem"...kozmetik tüketimi kapitalizmin işine yarıyor..naturel güzellik önde olmalı herzaman..yürek güzelliği değilmi herşeyden önce gelen?..ama günümüz birçok kadınlarımız kozmetik güzellikten yana..sevgiler

Mehmet Önkibar 
 02.10.2007 14:23
Cevap :
birçok kadın kozmetik güzellikten yana demişsiniz; haklısınız da... Ancak artık erkekler de kozmetiğe yönelmiş durumda malumunuz. Anlayacağınız günden güne kadınlı erkekli güzelleşiyoruz. Çünkü kapitalizm 'çirkinlikten' hoşlanmaz biliyoruz!!!  02.10.2007 22:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 726
Kayıt tarihi
: 03.04.07
 
 

Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi 4. sınıf öğrencisiyim ve yazmayı seviyorum. Başka da bir numa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster