Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1924
 

Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa

Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
 

Bu sabah haberleri seyrederken inanılmaz bir görüntü vardı. Birçok avcı özellikle yavru fokları kafalarına vurarak öldürüyorlardı. Her taraf kandı. Uzun yıllardır aynı katliam sürüp gitmekte. Bu öldürülen foklar insanlığın yararına öldürülüyor aslında. Ama nasıl bir yarar? Fokların yağı kozmetik dünyasında kullanılan çok değerli bir madde. Ve her sene insanlığın güzelliğinin yararına bu foklar öldürülmekte.

Ozon tabakasına en zararlı maddeler yine parfüm ve deodorantlarda kullanılmakta. Geri dönüşümsüz güzellik ürünleri ve kimyasal maddelerle zenginleştirilmiş kozmetikler doğayı kirletmektedir.

Her gün reklâmlarda daha genç, daha güzel, daha bakımlı, daha yakışıklı görünmek için tasarlanmış ürünleri görüyoruz. İnsanlığın değerleri her konuda olduğu gibi güzellik konusunda da giderek değişiyor. Bu değişim artık iç güzelliğinden çok dış görünüşe önem veren bir hal aldı. Günlük okuduğunuz dergi ve gazetelerde bunu çok açıkça görebilirsiniz. Daha sayfaları açar açmaz güzel bir kadın resmi konuyla ilgili olsun olmasın sizin karşınıza çıkıyor. Erkekler de bu gün daha bakımlı görünmek için eskiden kadınlara ait olan güzellik aşamalarından geçmeye başladılar.

Bu günün sloganı "çirkin kadın yoktur, photoshopsuz kadın vardır" oldu. Resimlerdeki kadınlar o kadar mükemmel ki artık doğal olanı unutmaya, her ne kadar güzel olursa olsun kadınlar gözümüze çirkin görünmeye başladılar.
Barbi idolüyle küçük kızlar onun gibi giyinmeye, onun gibi görünmeye başladılar. Hatta buna zorlanıyorlar. Filmlerde erkek ilk görüşte aşık olduğu kadına yine ilk söylediği söz "Ne kadar güzelsin" oluyor.

İş ararken, eş seçerken, dış güzelliğiyle değerlendirilen insanlar ağır ruhsal bunalımlara kadar sürüklenmektedir. Nerde zeka, nerde iyi bir insan olmak, nerde saygı duyulacak erdemler, üretkenlik v.s? Bütün bu değerler ikinci planda kalmaya başladı. Dış görünüşün bu kadar önem verildiği materyalist bir dünyada gerçek değerlerin ortaya çıkması ne kadar zor olacak. Bu gün çocukların, gençlerin örnek aldıkları insanlar güzellikleriyle ya da yakışıklılıklarıyla para kazanan insanlar. Ortaya koydukları ürettikleri bir şey olmamasına rağmen bütün herkes onlar gibi olma hevesinde.

Oysa değerli olmak sadece dış görünüşe bağlı bir şey değildir. İnsanın değeri onun ruhunda, aklında olan birikimden gelir. Diğer insanların hatta daha da önemlisi Tanrı’nın ona verdiği değerdir bir insanın önemi.

Aşık Veysel ne güzel demiş; "Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa." Onun bu ince bir espriyle de olsa söylediği söz aslında ne kadar doğrudur. Güzellik geçicidir. Kalıcı olan ruhundaki güzelliktir. Bir insanın sizi beğenmesi için tonlarca kozmetik kullanmaya, modayı takip etmeye gerek yoktur.

Tanrı bizleri kendi suretinde yarattığında bu benzerliğin sadece dış görünüşümüzle değil ruhsal olarak da ona benzer yaratılmış olduk. Güzelliğimiz aslında yaratıcımızdan gelir. Biz biz yapan sadece gözlerimizin, saçlarımızın ya da kıyafetimizin güzelliği değil ruh ve akıl birikimimizin kalitesidir.

Bizi değerli kılan şeyler dış görünüşümüzden daha fazladır. Artık geçici olanlara değil kalıcı olana yani ruhsal ve düşünsel değerlerimize yatırım yapmanın zamanı geldi de geçiyor bile.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne de güzel yazmışsınız üstüne söylenecek az şey var.."Güzellik geçici" ama öyle bir güzellik var ki geçmeyecek biz yaşlandıkça o daha da güzelleşecek..O da ruhumuz..Yaşadıklarımızla,iyi niyetimizle,deneyimlerimizle kat be kat artacak güzelliğimiz..Beden somuttur,somut olan şekil alabilir,renklenebilir,güzel görünmek için türlü türlü yollara başvurabilir ama ruh soyuttur o irdeledikçe,anlamak için uğraştıkça güzelleşir ve tazeliğini korur..Ellerinize,kaleminize(klavyenize) sağlık..Sevgilerle..

Sühandan 
 27.03.2007 19:59
 

Bizler bugün herhalde Leyla'yı bilemezdik. Dediğiniz gibi Leyla anlamını, Mecnun'da bulmaktadır. İnsanlar, doğaları gereği, öncelikle karşısındakinden kendinde olmayanları, eksiklerini ararmış. Bu nedenle bizim için önemli olan değerler ve arayışlarımız bize önceden verilen değerlerin, aktarılanların doğrultusunda olmaktadır. Yaşamda başarılı olmak, kişinin ancak kendi hayatını başarması ile mümkün olmaktadır. Bu nedenle kendi değer ve özelliklerini tanıyamayan, geliştiremeyen kimseler, ömürlerini; su üzerinde sürüklenen tahta misali amaçsız ve heyecansız bir şekilde tamamlamak suretiyle buradan gitmektedirler. ‘İnsan olmanın’ erdemli olmanın farkına varmış olarak bir yaşam şekli geliştirebilmeliyiz. Ellerinize sağlık. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 24.03.2007 8:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 06.03.07
 
 

Evliyim, iki oğlum var. Biri 8 biri de 6 yaşında. Bütün gün bir kavga var evde. Meslek lisesi elek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster