Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '10

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
365
 

Haberturk fiyaskosu, Başbakanla söyleşi

Geçen gün (16/8/2010) Başbakan'ın Haberturk ile bir söyleşisi vardı.

Hah iyi dedik, kanal da, yandaş basına özense de, yine de onlardan olmadığını düşündüğümüz bir kanaldı. Söyleşiyi yapacak kişinin kifayetli biri olmadığını biliyoruz ama yine de, Habertuk adıyla özdeşleşmiş, köşeli, (ki onun da köşesini zaman zaman alıyorlar) bir Fatih Altaylı sembolü vardı tepede.

Her şeye rağmen belki dedik gazetecilik adına Başbakan'a sorular yöneltilir biz de, ufkumuzu genişletir, kararlarımızı test ederdik.

Ama, program başladı, daha dakka bir gol bir, yaptığını gazetecilik sanan adam, Yiğit Bulut, başbakana iltifat etmekten kırıldı, çanak sorular, olguları bir AKP'li gibi yorumladıktan sonra, pası başbakana verip gol atmasını sağlamalar.

Adam resmen, AKP progapandası yaptı.

Söyleşiyi yapan kişinin yetersiz olduğunu biliyorduk ama bu kadar çanak soru soracağını, bu kadar gazeteciiliğin içine edeceğini tahmin etmezdik.

Yazık, ayıp, rezalet.

Gazeteci değiliz, ama size gazeteciliği de öğretmek gerekir:

Bir gazeteci, siyasal bir görüşe sahip olabilir, başbakana hayran olabilir. Ama eğer gazeteciyse, işi, karşısındakini, olaylar bazında sorgulamaktır. Siyasetçi, halkın temsilcisi olabilir, ama gazeteci, halkın haber alma özgürlüğünün temsilcisidir. Kamuoyundaki her kesimin sorabileceği soruları, doğrudan, keskin bir şekilde sorabilmelidir. Başbakanın sorulmasından hoşlanacağı değil, hoşlanmayacağı soruları sormayı, bir gazetecilik onuru saymalıdır. Onun işi budur. Çanak sorularla propaganda yaptırmak değil.

Bu yapılan, Haberturk'un gazetecilik imajına da vurulan bir darbedir. Bence tabi darbe değil, dışavurumdur, ama sanki Haberturk, tarafsız gazetecilik yapıyor imajını satmaya çalışıyor. 'Gücü özgürlüğünde.' Yok canım sevsinler seni.

İnsanlar Haberturk gazetesi çıktığında, Fatih Altaylı'nın köşeli karakteri nedeniyle, ve medyada, yandaş olmadık pek kimse kalmadığı için ve gazete bunu vaat ettiği için sahip çıktı.

Ama Haberturk üç medya organı olarak da yandaşlık yapmaya başlamıştır. Gerçi gazetesi, ilk çıktığında koftu ve bu çizgisini daha da geliştirdi. Almaya tenezzül etmediğim için, şu anki yapısını pek bilmiyorum, ancak TV ve internet sitesinden hareketle ne olacağını tahmin etmek zor değil.

Özgür, bağımsız, dürüst, nesnel, ahlaklı bir gazete ve gazetecelik yapmak neden bu kadar zor?

Not: Daha önce Haberturk hakkında yazmış olduğum bir blog:

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 466
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 973
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster