Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

17 Şubat '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
689
 

Habur ayarı

Habur ayarı
 

Günlerdir konuşuluyor, yazılıp çiziliyor hükümetin “Habur Ayarı” meselesi.

AKP iktidarının “Kürt Açılımı” kapsamında eski DTP yetkilileri ile yaptığı görüşme sonrası 34 PKK’nın elini kolunu sallayarak sınırdan içeri girmesi ve halaylarla, çiçeklerle karşılanması meğer önceden çekilmiş bir “ince ayar” sonucu gerçekleştirilmiş.

34 PKK’nın sınırdan zılgıtlarla, çiçeklerle geçmesi ise tüm Türkiye’de, başta şehit yakınları ve gazilerimiz olmak üzere yürekleri sızlatmış, tepkilere daha fazla direnemeyen hükümet ise geri adım atmak zorunda kalmıştı.

O günlerde sıkça sorulan bir soru vardı? Nasıl oluyor da bu insanlar sınırdan elini kolunu sallayarak geçebilmişti.

Bu ülkenin belli kuralları vardı. Türkiye bir hukuk devletiydi ve hukukun üstünlüğüne inanıyordu.

Ancak Habur’da görülen ve yapılanlar ise hukukla hiç bağdaşmamıştı. Devletin üst bürokratları seferber edilmiş, Habur’da “çadır mahkemeleri” kurulmuştu.

Sorgulanan PKK’lılar: “Biz buraya teslim olmaya değil, Türkiye’ye Apo’nun talimatıyla geldik, geçmişimizden de pişman değiliz” demelerine rağmen, 34 kişinin tamamı serbest bırakılıyor, çiçeklerle karşılanıyordu.

Sonradan anlaşılıyor ki, hükümet DTP ve PKK ile yaptığı anlaşma gereği Habur’a ince bir ayar çekilmesi kararlaştırılmıştı. Kimse tutuklanmayacak garantisi verilmişti.

Habur ayarı İçişleri Bakanı Beşir Atalay, kapatılan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’le ve bazı DTP’lerle Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına ait bir mekânda 15 Ekim 2009 tarihinde görüşme yapılarak “Habur Ayarı” ile ilgili ortak kararlar alındığı, DTP’ye güvence verildiği ortaya çıkmıştır.

Hükümetin “Habur ayarını” basına açıklayan ise DTP eski milletvekili Hatip Dicle’dir.

Hatip Dicle Atalay’la yapılan görüşmede “Hiçbir PKK’nın tutuklanmayacağına ve serbestçe sınırı geçeceklerine dair” güvence verildiğini açıklayarak “Habur Ayarını” doğrulamıştır.

CHP bu konuyla ilgili olarak “Hukukun ayaklar altına alındığı, hükümetin ve bürokratların görevini yapmadığı” gerekçesiyle İçişleri Bakanı Atalay hakkında “Gensoru Önergesi” vermiştir.

Şimdi herkesin merak ettiği ve “Habur’u Atalay ayarladı” iddialarına hükümet kanadının ne cevap vereceğidir.

Habur Ayarı iddialarına ise hükümetten sert tepki gelmiş, ”iddiaların gerçek dışı olduğu, böyle bir ayarın söz konusu olmadığı” açıklanmıştır.

Hükümet ve İçişleri Bakanı’nın bu olayı inkâr etmeleri öyle görünüyor ki gerçekleri asla değiştirmeyecektir.

Sayın Atalay 15 Ekimde Ahmet Türk ve bazı DTP’ ile yaptığı toplantıda ne kararlar alındığını, PKK’ya hangi güvenceler verildiğini kamuoyuna açıklamak zorundadır.

Açıkça sayın Atalay’ın açıklaması gereken şu soruların cevabını mutlaka kamu oyuyla paylaşmalıdır;

Bu toplantıda neyin pazarlığı yapılmıştır.

Hangi sözler verilerek taahhüt altına girilmiştir.

PKK talepleri karşısında neler kabul edilmiştir.

Teröristlerin affına dair hangi güvenceler verilmiştir.

Habur’dan geçeceklerin “tutuklanmayacaklarına dair” güvence hangi gerekçeye dayanılarak verilmiştir.

Tüm bu soruların cevabını öğrenmek Türk kamuoyunun beklentisidir.

İçişleri Bakanının açık yüreklilikle ortaya çıkıp millete bu soruların cevabını vermelidir.

Aksi takdirde bu millet Sayın Bakanı ilerde kendisini PKK’ya Habur’da “ince ayar çeken bakan” olarak anacaktır.

Sonsuzluk (Osman Özeker) 17.02.2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama bunları konuşmak ve yazmak suç! öylesi önemli konuları ancak bu ülkenin demokrat(!) yazarları ve çizerleri, iktidarı haklı çıkartarak konuşabilir, yazabilir. Sonhra başınıza iş almayasınız! Selamlar...

Mesut KARİP 
 20.02.2010 9:53
Cevap :
Yapılan yanlışları, eksikleri sen, ben, bizler dillendirmezsek, "uyarı" görevimizi yapmazsak halka karşı sorumluluğumuzu yerine nasıl getiririz.  21.02.2010 12:41
 

Milleti, ilgiyle ve dikkatle olayları süzüyor. Bir gün ona da sıra geldiğinde SANDIKTA kendini gösterir elbet. Slm.

Yalnıztürk 
 19.02.2010 22:12
Cevap :
temennimiz bir an önce ülkenin bu kaos ortamından, yaratılan korku imparatorluğundan demokratik yollardan kurtulması.  19.02.2010 22:56
 

Bu soruların cevabını ancak millet onlarabir ince ayar çektiğinde yüce divanda verecekler. Saygı ve selamlar....

izmirli doksanyedi 
 18.02.2010 17:47
Cevap :
Herkesin bir gün hesap vereceğini,devletin kurumlarıyla çatışmanın Yüce Divanlık" olduğunu bilmelidir.  19.02.2010 20:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 280
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2914
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster