Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Haziran '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
605
 

Habur'un kapısı taştan, o kapı çıkardı beni baştan!

Habur'un kapısı taştan, o kapı çıkardı beni baştan!
 

Ne de güzel türküler söyledik blog üzerine. "Habur sevdası" üzerine, kına yakar gibi türküler yaktık. Şaka yapalım dedik. Kaka olduk. Bizi koydular kapının dışına. Şimdi Habur Sınır Kapısından, gelen geçen tır’ları seyredip, teselli buluyoruz.

Arkadaşımız Beran Uzer, Blog kategorisi üzerine bir araştırma sayfası açtı. Rağbet gördü. “BLOG kategorisinin kaldırılmasını öneriyorum” diye. Herkes fikrini söylüyor.

"Blog kalsın mı kalksın mı?" diye ortaya atılan konu, cazip. Ama, unutulmamalı ki, Blog idaresi, bu blog kategorisinden nefes alıyor ve de hayat buluyor. Ucundan da şöhret olma, tık alma savaşlarıyle geçinenler var.

Sevgili arkadaşımız Beran, cevabında, bana diyor ki. “siz zaten şöhretsiniz. Sizin tık’a ihtiyacınız mı var?” diyor ve ekliyor: “ Son yazınızın Blog kategorisi ile ilgisi yok. Dilimin ucunda kalmasın. Aklımdan geçeni söyleyeyim dedim” diye cevaben yanıt vermiş bana.

İdaremiz, işi sıkı takip ediyor anlaşılan. Beran Hanım benim için böyle teşhis koydu ve yazdı ya, hemen harekete geçti idare. Kategorimi, üzerinden sekiz saat geçtikten sonra, ossaat değiştiriverdiler. Beran Hanıma da , sevgili idaremize de söylüyorum buradan, o son yazımın kategorisi doğrudur. Neden doğrudur? Mevzubahis yazıda fotoğraf karelerinin doluluğundan, yapılması gerekenlerden bahsedip, sizler de fotoğraf makinesi kullanıyorsunuz blogcu olarak. Kareleri siz de doldurun” demeğe getiriyordum. Kime? “Blogcu” arkadaşlarıma. Ama, sağlık olsun. Her halde, editör arkadaşlarımızdan birinin hassasiyetine takılmış olabilir diye düşünüyorum.

Yoksa, sınır muhafızları dolduruşa mı geldi. Ne dersiniz? Yahut biz mi tahrik ettik onları. Şaka yollu takılmıştık Beran Hanıma yaptığımız yorumda.

Blog kategorisinin, esasında “DNA' sı bozuldu” zamanla. Sınırda nöbetçilerini, çiftleseniz de düzeleceği yok. Hepten de kaldırılamaz. Sadece, müeyyideler getirilir. O kadar!

İdare, bu sefer kararlı. Beran Hanıma gelen cevaplardan yola çıkarak idaremiz bir karara varacak. Ya Habur Sınır Kapısında bekleşmekten temelli kurtulacağız ya da belli müeyyidelerle bu kategoriye yazılar yazacağız.

Ha, nerde kalmıştık? Ne demiştik biz Beran Hanıma yaptığımız yorumda? Ki, Sevgili İdaremiz alınmış oldu? Şöyle demiştik: “Habur Sınır Kapısından kaçak geçmeğe çalışan bir tır’da, yapılan aramada, ön tarafta göstermelik “blog meteryali”nin istiflendiği, arka taraflarda yapılan aramalarda da, çuval dolusu kaçak “lay-lay-lom’lu CD’ler yakalandı” demişiz. Ve de eklemişiz “ Daha arka bölümlerde “ editöre selam, lay-lay-lom’lara devam isimli CD’lerin yanı sıra ‘Ben aklımı peynir ekmekle ve blog’la yemedim”, “blog’da meşhur olmanın yöntemleri”, “ Ah başım, vah başım. Blogla çıktı canım”, “Bloğunu sevsinler, dilini sevsinler senin”, isimli yapıtlara el konulmuştur. “ dedikti. Maksadımız şaka yollu espri yapmaktı.

İdare dediğiniz, şakadan anlar, diye düşündük. Ki, kendimizi haksız yere bilerek ve acımasızca helak ederek, itham da ederek, misal de göstererek “blog harici yazı yazıyorum ha, haberiniz ola!” demeğe getirmiştik. Kendimizi “ele” vermiştik. Kendi kendimizi sobeledik!

Hikmetinden sual olunmaz. İdare ne düşündü, bilemiyoruz. Bizi Blog kategorisinden çıkarıp, kapının önüne koydu.

Şimdi Beran Hanım’ın anketi bitsin. Neticeyi bekleyeceğiz ve göreceğiz. İnşallah düzelir işler de bu BLOG kategorisinden ya temelli kurtuluruz ya da refaha çıkarız.

Ört ki, ölem!

N O T : Blog kategorisinden azledilen yazımızın link’i

http://blog.milliyet.com.tr/Fotografiniz__bir_mini_etek_gibi_olmali__her_seyi_icine_almali/Blog/?BlogNo=311276

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu köşedeki, iki farklı irenkli gözü olan, gözeller gözeli kedicik, bakışlaamı ondan bi alabilsem, okuduğumu anlecem emme gözümü ondan gaçırıp yazılara bakameyom kine...Ah okuyabileydim, ne gözel yorumlar da döktürürdüm emme velakin, gusura galma Üstadım. Valla suç benim değil, suç senin kedide. :-))) Derin saygılarımla sayın üstadım...

Yurdagül Alkan 
 17.06.2011 16:38
Cevap :
Sizin melmekette bi akideş va. Duttuğunu goparan, kodu mu, ayağa kaldıran. Az daha da pihlivanlar gibi gapışıvecedik.Bu, gök gözlü hınzır kedi, araya girivedi de, ikimiz de tuş olmadan çekilivedik. Derlekine, zarfın dışı deeğel, içi makbuldür. Üle akideş, zarfını bulduk emme, dibi delikmiş. Ne goyvesem akıtıpduru. "Bu aklın cebe gonacak heç mümkünatı yoh" deyom deyom, teselli oluyom. N'apcen? İşte büle büle. Sizin ollada muhtar emmilerin seçimi oldu mu? Olduysa mazbatalarını aldıklarında habarım ossun. Oraya gelip röportaj yapcem. Baş levhasına da şöyle decem. "Muhter emmi, mazbatasını aldı" decen. Nasıl eyi mi? Sona ne yapcen biliyon mu? Gulağını ağzıma yanaştır da deyiverem: " Bu yazıyı, Habur Sınır Kapısına goyup gidivecem. Onu bulanla, düşünsünle gari.. Adam muktar olmuş. Mazbatasını almış. Eh, ayıp olmasın, mazbatalı muktar sokakta kalmasın diye, onu' Habur Sınır Kapısından içeriye alıvecekle. Bu havadisi, BLOG'dan okuyup, dört köşe oluvecez . Bak sen garigari.SLM  17.06.2011 19:31
 

Değerli abicim, kategorileri boşver(dim), seni ne zaman görmek, muhabbet etmek istersem BLOG kategorisinden daha yakınız. Değil mi? Bi telefon yeter, o da olmazsa, mekân belli, buyur... Selamlar, saygılar...

İlyas Bayram 
 17.06.2011 9:30
Cevap :
Bu kadar patırtıdan sonra, idareden ses çıkmadığına göre, onlar da oluruna bıraktılar herhalde. Habur Sınır Kapısında nebetçiyi de kaldırmışlardır her halde. Sağlık olsun. Ağlayak da gözden, sızlayak da yürekten mi olak ağam! Bizim dostluğumuz bakidir. Seni, hem mahallenin, hem de blogların muhtarı yapmıştık. Mazbatanı aldın mıydı? Seni muhtar diye belliyoruz ama, mazbatan var mı? Yoksa, bu ara telaştan faydalanıp alıver. Olmazsa birileri "Karşıyakadan İlyas Bayram, muhtarlık mazbatasını aldı" diye duydu mu, blog hanesine blog yazmağa kalkar vallahi! Onun için, oralı olma hiç. Mazbatadan falan bahsetme.Sessiz sedasız kal. Tamam mı? Selamlar  17.06.2011 11:56
 

elin gariban ny'lusu ne anlar editorlukten Turkce'den ne de ulemaliktan gel sen ulema birini sec!!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 16.06.2011 20:59
Cevap :
Amerikasından yazan sevgili dostsumuza. Keşke yakın olsaydık da anlaşabilseydik. Yorumunuzu anlayamadım. Elin garibanı diyorsunuz. Kim ola acep? Dediğiniz gariban, nerenin garibanı? Amerikasının mı? Yoksa bizim mi? Bu blogda herkes ulema. " Ulema birini seç" diyorsun. Koklamak için kavun karpuz mevsimi geçiyor. İki derede, bir arada kaldım. Hangi birini seçeyim ki, şaşırdım kaldım. En ulema olanına el atıyorsun, elinde kalıyor. N'apcamı şaşırdım. Hep şifreli yazıyorsun yorumlarını. "Anlamıyoz. Geride galıyoz. Cevap veremeyoz. N'apcez, bilemeyoz. Huna bak. Gülesin gari değil mi? ( Şimdi de sen benim dilimden anladın mı? ) Anlamışsındır ama, tecahülden geliyorsun. Ah kurnaz usta ah! Senin sırrını çözersem, ben çözeceğim. Hadi hayırlısı Sağlıkla, afiyetle kal.  17.06.2011 13:06
 

Demezler efendim demezler... Neden "demezler" onu da bilmem ama demediklerini bilmekteyim. Aslında merakta etmekteyim. Örneğin; "İnançlar" kategorisine bir yazı yazarsınız, öyle bir kaç sonra da değil, birkaç ay sonra bi bakarsınız yazınız "ilişkiler" bölümüne alınmış. Veya tam tersi "Aile" kategorisinde bir yazınız yayınlanmış üç-beş ay sonra bir bakıyorsunuz "İnançlar" kategorisine alınmış. Vardır herhal bi bildikleri deyip geçiştiriyoruz, gerçi elden de başkası gelmiyor. Malum "Habur Sınır Kapısı"ndan gelip geçenin kıstaslarını bizler belirlemiyoruz. Sağlıcakla ve Sevgiyle Kalın...

Yorum Dükkanı 
 16.06.2011 15:45
Cevap :
Yazının yağı, tuzu, biberi, salçası yorumu, felsefesi ayarlanmış. Kendi göbeğinizi kendiniz kesmişsiniz. Söylediklerinizden haberim yoktu. Bilgilenmiş oldum. Daha neler göreceğiz değil mi? Selam ve sevgi ile  20.06.2011 0:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 878
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster