Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '11

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
3149
 

Hacı Bektaş Veli ve Alevi inancında rakamların kutsiyeti

Hacı Bektaş Veli ve Alevi inancında rakamların kutsiyeti
 

Geçen hafta dörtyüz Alevi Derneğinin katılımıyla, Büyük Alevi Kurultay'ı yapıldı. Alevi Sayıştay'ında değişik görüşler ortaya çıktı. Kısaca, Diyanet'in ve zorunlu din dersinin kaldırılması yönündeki talepler ağır bastı. Diğer görüşler kısaca şöyleydi; 

- Cem evlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi.- Madımak otelinin utanç müzesi yapılması...- Alevi köylerine cami yapılmaması.- Dergahların, Alevi ve Bektaşilere iade edilmesi.- Alevilere asimilasyon uygulanmaması ve Hükümetin Alevi çalıştay raporunu bir an önce açıklaması talepleri oldu. 

Türkiye'nin bir mozaik olduğu sık sık dile getirilir. Yüzyıllar boyunca, Anadolu'da bir arada yaşamış olan topluluklar, beylikler, devletler kurmuşlar ve Anadolu'yu medeniyetin beşiği haline getirmişlerdir. 

İşte bu mozaik''in, bir parçasıda Anadolu Aleviliği ve Bektaşi'liğidir ve bu felsefenin temeli insan sevgisine dayanır. İnsanı temel alan bu felsefenin özelliği, sevgi, barış ve hoşgörüdür. Hacı Bektaş-ı Veli'nin şu sözleri bu felsefeyi daha iyi anlatır. 

- En yüce servet ilimdir. 

- Nefsine ağır geleni, kimseye uygulama. 

- Eline, beline, diline sahip ol. 

''Hacı Bektaş Veli'nin sağlığında ''Bektaşilik'' denilen bir tarikat yoktur. Alevilik-Bektaşilik olan inanç sistemi, onun ölümünden sonra ortaya çıkmıştır. Uzun zaman sonra Balım Sultan bu düşünceyi sistemleştirmiş ve ''Bektaşilik''i oluşturmuştur. Balım Sultan'dan sonra Anadolu'da Alevilik- Bektaşilik düşünce sistemi oluşmuş, gelişmiştir.'' 

Atatürk'ün ''Gerçek yol gösterici ilimdir''. Sözü gibi Hacı Bektaş-ı Veli'nin ''İlimden gidilmiyen yolun sonu karanlıktır, düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu'' sözleri yanlızca yaşadıkları zamanı, geçmişimizi değil, bu günümüzü ve geleceğimizide aydınlatmaktadır. 

Alevi inancında bazı rakamların kutsiyeti olduğunu görüyoruz. Mesela, 1 rakamı, Hak'ın birliğini, Tanrıyı simgeler, yaratıcı ve yaşatıcı kabul edilen Allah tektir. 2 rakamı, ikilik olgusu; Alevi- Bektaşi inancında, ikilik birliğe kavuşmak için aşılması gereken bir olgudur. 3 rakamı; Hak, Muhammet, Ali birliğini temsil eder.4 rakamı; dörtler olgusu; dört ilke, dört öğe ( Toprak, su, od, yel), Dört mevsim; (İlkbahar, yaz, sonbahar, kış), dört tabiat (Sıcaklık, soğukluk, kuruluk, yaşlık). Dört yön; (Doğu, batı, kuzey, güney). Dört Kapı; (Şeriat, tarikat, marifet, hakikat). Dört yol, dört aşama, dört inanç gibi dört sayısıyla getirilen dört kavram çok değişik anlamlarda, değişik düşünceleri açıklamak için kullanılır. 5 Rakamı; Muhammet, Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin'i temsil eder. 7 Rakamı; yedi uluları. 12 Rakamı, oniki imamı, 14, Masum pakları, 17 Rakamı, onyedi kemerbestleri, ve 40 Rakamı, kırkları temsil eder. 

Alevi-Bektaşi inancında ''Dört kapı kırk makam'' öğretisi vardır. Kişi ancak bu dört kapı kırk makam aşamasından sonra ''insan-ı Kamil'' mertebesine ulaşır. Hacı Bektaş-ı Veli'de, İnsan-ı Kamil olduğuna göre onunda makamına varıncaya kadar sembolik dört kapıdan geçilir. 

İlk kapı cümle kapısıdır. Birinci kapı ''Şeriat kapısıdır'' Alevi inancında, Hak- Muhammet- Ali'nin adının zikredildiği her mekanın eşiği kutsaldır. Çünkü, eşiğin üstü Muhammed'i, sağı solu, Hasan'la Hüseyin'i, girenin kendiside Ali'yi temsil eder. Elinizi koyup öptüğünüzde niyaz etmiş, göğsünüze koyduğunuzda da' 'Hak Adem'dedir'' demiş olursunuz. Buda Hakkın Adem'de teselli ettiği, genel Hak inancından gelir. 

2. Kapı Tarikat; Tarik yol demektir. Kamil insan olma yoluna giden kişi yolcudur, yolcuyu yolda götüren kişi ise rehberdir, klavuzdur, mürşittir. Bu kapı aynı zamanda kişinin olgunlaşma evresiidir. (Aslan, Ali'nin simgesidir.) 

3. Kapının adı ise Marifet, Alevi inancında hem evrensel hemde tanrısal sırları sezgileme aşamasıdır. Evrensel sır, aklın ve bilimin sayesinde insanoğlunun bilinmiyenleri ortaya çıkarmasıdır. Evrensel sırrı insanın aklı keşfeder. Tanrısal sır ise o ancak gönülle alınabilecek menzildir. Yani, Marifet kişinin kendisini bilmesiyle başlayan bir yolculuktur. Marifetin son makamıda ariflik, bilgeliktir. 

4. Hakikat Kapısı; Bu kapıya gelen insan, kin- kibir- haset- boğuz- (düşmanlık)- hırs- kahkaha, maskara, bu 7 büyük kusurdan, öz benliğini arındırmış, İnsanı-ı Kamil mertebesine gelmiş demektir. 

Sırrı hakikatin ilk makamları tevazu- alçak gönüllülük- özünü hakir görmektir. 

Son makam ise, Fenafillah'tır. Yani Hak'kın varlığı içersinde eriyip yok olmak, bir yağmur tanesi olup okyanusa düşmektir.. 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne kadar akıcı ve güzel bir anlatım kullanmışsınız, elinize sağlık... Müsadenizle kurultay konusundan bahsetmek istiyorum, Alevilerin bu sorunları yıllardır bilinir, her zaman konuşulur ama çözüm getirilmez, çünkü siyasette temsil edildikleri vekil sayıları yok denecek kadar azdır. Yine de Aleviler ''hoşgörülerinden''ödün vermemişlerdi. Ama artık demokratik haklarını kullanmaya karar vermişler ve Dağhan Ümüt'ün Liderliğindeki Genç Aydınlar Partisinin örgütlenme çalışmalarına başlamışlardır, Bu partide Alevi-Sünni ayrımı yapılmadan tüm aydınlara yer verileceğini biliyoruz, GAP'a başarılar diliyorum. Selamlar...

Yağız 
 03.03.2012 0:33
Cevap :
Yagız Hn. İlginize ve vermiş olduğunuz bilgilerden dolayı teşekkür ederim. GAP'ın bir boşluğu dolduracağı inancıyla bende başarılar diliyorum. Selamlar, saygılarımla..  04.03.2012 0:05
 

Sayenizde, bilmedigim epeyce sey ogrendim. Sagolun. Saygilar.

E. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk 
 01.02.2011 2:21
Cevap :
Sn .Mustafa Kemal Bey, ilginize teşekkür ederim, MB'nin güzel tarafı bu olsa gerek; paylaşmak, gözümüzden kaçmış veya ilgilenme fırsatı bulamamış bir çok konuya değerli yazarlarımızdan öğrenme fırsatı buluyoruz. Bendeniz de birçok bilğimi tazelediğim gibi birçok yeni bilgileride MB sayesinde edindim. Saygılarımla..  01.02.2011 15:13
 

Ali Haydar kardeşimiz Alevilik için din demiş.Ben kendim de Alevi kökenli biri olmama rağmen bu tanımlamaya karşıyım.Aleviliğin Müslümanlıktan ayrı tutulması çok saçma. "Anadolu'dan Ali Geçti" başlıklı bir yazı yazdım.Halen sitede.Yer yer her iki tarafa da ağır ifadeler kullanılıyor,suçlamalar yöneltiliyor. Benim tarzım bu.Gerçekleri ve inandığım şeyleri olduğu gibi söylüyorum.Sürekli öven,yalama,yalaka tarzları bana göre değil.Bu nedenle yazım pek ilgi görmedi. Aleviliği övseydim yahutta sünnileri dövseydim yazım çok okunurdu. Ülkemizde kabul edilmen için mutlaka taraf tutman yani bir taraftan olman gerekiyor. Yazım okunmayınca üzüldüm başlığını ve resmini değiştirip tekrar yayınlamak istedim.İlginç bir durum bu sefer site yazımı ayrımcı ifadeler gerekçesiyle reddetti. Yazı sitede ama reddedildi. Evet ifadeler ağırdı ama bazı şeyleri her iki tarafa da söylemem gerekiyordu.

Kerim Korkut 
 29.01.2011 17:42
Cevap :
Merhaba Kerim Bey, Aleviliği ayrı bir din olarak bende görmüyorum, İslam'ın içinde kendine özgü ibadet ve yaşam biçimi olarak tanımlanabilir. Kerim Bey yazılarınızın bir bölümünü okudum, fırsat buldukca okumaya devam edeceğim, malesef suya sabuna dokunduğunuzda türlü bahanelerle yazılar askıya alınabiliyor. Gerçeklerin üstünü nereye kadar örtebilirsiniz. Bir yerden patlak vemesinin önüne geçilmesi mümkün değildir. Saygılarımla..  31.01.2011 16:02
 

onuncu pragrafta,(teselli) tecelli olacaktır. ''Buda Hakkın Adem'de tecelli ettiği'' şeklinde olacaktır.

Hasan Göksu PBahçe 
 28.01.2011 13:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 1429
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster