Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Temmuz '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
657
 

Hadi, normalleşelim!

Hadi, normalleşelim!
 

Anormal günlerden geçtiğimiz şu zaman dilimi normalleşmek için kıvrananları daha çok etkiledi.

İnsanlar bir türlü normalleşemiyor.

Daha çok taze, tabii.

Taze olmasına taze de bu ülkede çok taze acılar en fazla bir-iki gün sürer biliyorsunuz.

Bu defa başka!

Yüzler gülmüyor. Gülenler içten gülemiyor.

Travma halindeyiz. Ne yediğimiz yemeğin, ne girdiğimiz denizin, ne izlediğimiz filmin, ne dinlediğimiz filmin tadı var.

Her sabah yeni güne uyanıyoruz güya. Ama yok, her şey aynı. Psikolojimizde değişen bir şey yok. Depresyonun sınırındayız.

Darbe engellendi, yani mutlu olmamız gerekmez mi? Şükretmemiz gerekmez mi?

Farkındayız, darbe iyi ki olmadı. Şükür.

Ama bu bizi ferahlatmaya, içimize su serpmeye yetmiyor.

Çünkü o tank görüntüleri, köprüleri sarmış eli silahlı asker görüntüleri, TRT1’de sözde darbe bildirisi okuyan sarışın spikerin soğuk görüntüsü, bombalanan yerlerin görüntüsü, ölen-yaralanan insanların görüntüleri, kanlar içinde yatan askerin görüntüsü, daha bir sürü görüntü gözümün önünden gitmiyor.

Hani üç maymunu oynamasak da hayat devam ediyordu ve ölenlerin ardından biz şarkı yarışmaları, survivor, magazin programları izleyerek acımızı dindirmeye çalışıyorduk ya.

Bu sefer öyle olmuyor!

Çünkü yaramıza çok tuz bastık. Ve zannettik ki o bastığımız tuzlar bizi ölünceye kadar idare edecek. Oysa yara o kadar büyümüştü ki bastığımız tuzlar artık acımızı dindirmiyordu. 

Aslında derin uykulardan uyandık!

Ninnilerle kendimizi uyutmuştuk hep. Acının üstüne ninni söyleyince uyuyordu ve büyüyordu içimizdeki bebekler. Artık, ninniler fayda etmiyor. Çünkü bu darbe girişimi içimizdeki bebeği de öldürdü. Uyuyamıyoruz artık!

Hadi, normalleşelim, diyor içimdeki ses. Fakat içimdeki sesi bastıran o kadar çok dış ses var ki…

Her şey güzel olacak, diyor içimdeki ses. Fakat dış ses, endişelere gark ediyor beni.

Ülkeme huzur, mutluluk gelsin istiyorum. Tek dileğim bu. O kadar kolay değil, diyor dış ses.

Peşimi bırakmayan seslerle boğuşuyorum.

Huzursuzluğun Kitabı’ndaki kahraman gibiyim. Her şey huzursuz ediyor beni. Mutlu olamıyorum!

Bazen silkelenme ihtiyacıyla fırlıyorum yerimden. Ülkemin insanları bunu hak etmedi, diyorum! Daha iyisini, daha güzelini hak ediyoruz, diyorum kendi kendime!

Her şey daha iyi olacak, umudunu korumak istiyorum.

Bak, darbe olmadı. Bu bir sinerji! Çünkü bu ülkede sokağa çıkan da çıkmayan da çoğunluk olarak darbeyi istemedi. Ve demokrasi kazandı!

İçimdeki bu iyi niyetli sesi, olumlu mesajı susturan dış sesler yine kulağımı tırmalıyor. Kulağım bu dış seslerle çın çın çınlıyor. Gerçekten demokrasi mi kazandı?

 

İnşallah!

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 272
Kayıt tarihi
: 27.03.16
 
 

Eğitim: Mimar Sinan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı /  İlgi Alanları: Okumak, yazmak, gezmek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster