Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Temmuz '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
5134
 

Hadi bu hayvanı da öldürelim

Hadi bu hayvanı da öldürelim
 

O bir dev kertenkele. O bir Çöl Varanı !... O bir nesli tükenmekte olan hayvan..


Geçenlerde televizyonda bir haber geçti. Kısa bir haberdi. Duyunca, heyecanlandım ama aynı zamanda biraz tedirgin oldum. Haberde şöyle deniliyordu. Uzun zamandır ortalarda görülmeyen ‘çöl varanı’ Urfa’da tekrar görüldü. Varan’da ne ki diyenler aşağıdaki bilgileri okusunlar..

Latince adı Varanus Griseus olan Çöl Varanları, yarı çöl ve çöl bölgelerde yaşayan ve nesli tükenmekte olan bir canlı türü. En son 1935 yılında Türkiye’de görülmüş olan bu canlı türünün bugüne kadar neslinin tükendiği zannediliyordu ama Urfa’nın bozkır alanlarında fotoğrafı çekilince, henüz tükenmediği nadir de olsa var olduğu ispatlandı. Urfa Varan’ı Anadolu’nun soyu tehlike altında olan, türü nadir bulunan canlı türlerinden biri. Anadolu Ejderi de denilen bu dev kertenkele bu türünün boyu 1.50 metreler civarına kadar çıkabiliyor ve 90 km hızla koşabiliyormuş. Otla beslenen bu hayvanın zaman zaman da koyun sürülerine saldırdığı gözlenmiş.

Çöl ve yarı çöl alanlarda yayılış gösteren Çöl Varanlarının en belirgin özellikleri; dillerinin uzun, ince ve uçlarının çatallı olmasıdır. Sırt bölgesinin rengi genel olarak sarımsı kahverengi ya da grimsi olur. Sırtta koyu kahverengi ya da siyah, enine şeritler bulunur. Gündüzleri aktiftir. Genel olarak diğer küçük kertenkeleler, kemiriciler, avlayabildikleri kuşlar ve sürüngen yumurtalarıyla beslenirler. Ayrıca, toprağı kazabilir ve ağaçlara tırmanabilirler. Dişiler bir defada 10–12 kadar yumurta bırakabilirler. Boyları 100 cm (en fazla 130 cm) kadar olabilir. Çöl varanı türü Kuzey Afrika'dan Güneybatı Asya'ya, Afganistan, Pakistan ve Kazakistan'a kadar yayılım gösterir. Türkiye'de ise ‘<ı>Varanus griseus griseus’ alttürü yaşamaktadır. Bu alttür Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da yaşamaktadır. Güneydoğu Anadolu bölgemizde Şanlıurfa Birecik, Ceylanpınar ve Şırnak Silopi'den bilinen çöl varanı Şanlıurfa bozkırlarında yaşamını devam ettiriyor.

Çöl varanı gibi çok nadir canlıların doğal alanlarında görüntülenmesi, doğanın yalnızca mavi ve yeşilden oluşmadığını Türkiye'ye hatırlatmak için son derece önemli gelişmeler. Ceylan, telli turna, yaban koyunu ve buğday gibi kültürümüzde önemli yer oluşturan canlı türlerinin tümü bozkır canlıları.

Tesadüfen arazi çalışmalarında köylüler tarafından rastlanılmış ve 2 tane olarak yakalanmış bu yaratıklar şimdilerde koruma altına alınmış. Okullarda da bu tür hakkında tanıtım seminerleri verilmeye başlanmış. İyi de yapılmış. Keşke daha ulusal boyutlarda bir kampanya yapılabilse. Ama nereye kadar merak ediyorum doğrusu. Zira ülkemizde, o kadar çok bilgisiz, cahil ve hayvan öldürmeye meraklı insanlar var ki, yakın zamanda bir safariye çıkmazlarsa şaşarım. Çünkü bu canlı türünün bir tanesi vatandaşlar tarafından taşlanarak öldürülmüş. Bu yüzden bu hayvanın yaşadığı yer ve Lokasyon gizli tutulmalıdır. Yakın zamanda hatırlayacaksınız, yine Anadolu’da türü yok olduğu bilinen bir canlı türü olan bir kaplan türüne ait bir hayvan avcılar tarafından vuruldu. Ve yanlışlıkla vurulduğu falan söylendi ama çekilen fotoğraflar öyle demiyordu, zira gevrek gevrek gülerek poz veriyorlardı..

Dünya gittikçe çölleşiyor. Türkiye'de öyle. Su kaynaklarımızın %60'lık bölümünü kaybettik. Gittikçe çölleşen ülkemizde yeni canlıların ortaya çıkası doğaldır. Çöl Varanının ortaya çıkasının belki de bir belirtisidir bu. Ama bu onun hayatına kastetmemiz gerektiği anlamına gelmemeli...

Hayvan katliamları ile ünlenen bir ülkenin vatandaşı olmak beni utandırıyor. Devletin ilgili kurumlarının, sivil toplum kurulularının, televizyon kanallarının bu durumu ele alarak, ulusal bir kampanya ile halkın bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Yalnızca bu hayvanın değil. Bu bir istisna !.. Ülkemizde nesli tükenmekte olan o kadar çok canlı türü var ki ? Çevre bilinci elbette ki önce okullarda verilmelidir ama okulla alakası olmayanlara nasıl vereceksiniz bu çevre, hayvan, ağaç, su kültürünü…

Umarım, bu ve nesli tükenmekte olan hayvanların nesli tükenmez… Doğa katliamının içinde hayvanların da katledildiğini unutmayalım. Çevremize doğamıza, hayvanlara ve suyumuzu sahip çıkalım...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yanızın çok güzeldi. Yalnız bir şey söylemek istiyorum Nesli tehlike altında olan türler sadece doğrudan öldürülmüyor ne yazıkki. Dolaylı olarak kirlilik de ölme sebepleri. Kirlenen su, toprak, hava... Yanaşamaz hale getiriyor onlar için evlerini. Bu kadar duyarlı olmanız çok güzel. Bir de biliyorsunuz çevre ve orman bakanlığı denen bir bakanlık var ve görevi; sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak. Ya da mümkün olduğunca ekolojik dengeyi korumak. :) Kendinize iyi bakın. Sevgilerimle...

yprkck 
 12.07.2008 14:50
Cevap :
Merhaba.. Haklısınız, bu evrende bir de sizin bahsettiğiniz gibi 'doğal' kabul edilebilen am ane yazıkki insan becerisiyle sonradan yapılmış kötü çevre koşullarından da nesli tükenmekte olan hayvanlar tüketiniyor. Özellikle ülkemizde 'çevre katliamı' inanılmaz boyutlarda. Çevre bakanlığını bir kenara bırakın, herkes kendi çöplüğüne bakmalı önce.. Sevgiyle kalın....  12.07.2008 17:44
 

Gerçekten 90km hizla kosuyorsa korkunç bir sey, acaba bu etçil bir kertenkele türü mü? Belki de hepçildir. Bence türleri korumak için kesin çözüm dogal parklarin ve koruma alanlarinin genisletilmesi, bu alanlara da avcilarin hiç sokulmamasi. Bu alanlarda sadece tüfekle görülmenin bile büyük cezasi olmali. Fakat halkimizin bugünkü bilinç düzeyi ve üreme hiziyla dogamizin insana karsi ne yazik ki fazla bir sansi yok. Insanlar çogaldigi sürece eninde sonunda is "onlar mi yasayacak yoksa ben mi" sorusuna dayaniyor ve kaybeden hep doga oluyor. Tabi ki insanin kendisi de eninde sonunda kaybedecek ama o bunu anlayana kadar geçmis ola... Dogum kontrolüne karsi çikan dincilerle dünyanin insanlar için yaratildigina dair hurafesel dini inançlar da ayri bir sorun.

Mustafa Tümener 
 11.07.2008 16:00
Cevap :
Sevgili Tümener, İnsan için yalnız tüfek ve tabanca silah değildir. İnsanın en büyük silahı aklıdır. Bu aklı siz kötü amaçlarla kullanmaya kalktığınızda, atom bombasından bile tehlikeli dünyanın en tehlikeli silahıdır. Zira atom bombası bile bir aklın ürünüdür. Bu bahsettiğim hayvanların ilki görüldüğünde insanlar taşlayarak öldürmüşler. Onun için yapacak birşey yok ama hayatta kalanlar için yapacak çok şey var. Mesela orası 'milli park' ilan edilip, insanların rahatça avlanması ve gezinmesi engellenebilir. Ama herşeyden önemlisi EĞİTİM !.... Sevgiyle kalın...  12.07.2008 17:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2514
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster