Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Hadi diyet yapalım!

Pek saygın ve pek önemli profesörlerimiz hastalıklarla savaşmanın en önemli faktörünün dengeli beslenmek olduğunu beynimize resmen kazıdılar artık!

Reklamların en büyük pasta dilimi de bu zaten!

“Yaz geliyor, zayıflayın!”

“Kış geliyor, aman kendinizi bırakmamayın!” falan…

İşi bilen kişiler “Dengeli beslenme” den söz ediyorlar, işi bilen diyetisyenler de keza…

İşi bilenlere göre beslensin, elbet, tüm ülke:

Mesela, bir kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, bir-iki dilim doğal ekmek, beş zeytin, istediğin kadar domates, salatalık.

Öyle yemeğinde bir tas çorba, beş ızgara köfte, bir kase yoğurt, bol salata; ama yağsız olsun, bir kaşık bulgur pilavı da yanında…

Aralarda meyve yenilecek; sağlıklı olması için mevsim meyveleri tercih edilecek.

Kavrulmamış badem, kabuğu yeni kırılmış ceviz de unutulmamalı, zira ne diyor profesörler beynin gereksindiği besinler arasında ille de bunlar olmalı!

Akşam yemeğinde avuç içi kadar et, bol salata, bir dilim kepekli ekmek.

Balık, mesela, haftada en az üç gün tüketilmeli; öncelikle sağlık, sonralıkla diyet için!

Tüm hekimlerin, doçentlerin, profesörlerin hem fikir olduğu bir konu var: Dengeli besleneceksin, özellikle kilolu olmayacaksın, sporunu yapacaksın, stresten uzak duracaksın!

Hani, yani; sağlık sektörüne zarar verenler yalnızca sigara ve alkol değil, kilo da kanser yapıyor beyler, dengesiz beslenme de!..

Hani, lafım ısrarla sigara ve içki ile uğraşan zihniyete!

******

Bir asgari ücret ile bir ayda kaç yumurta, kaç kilo peynir, kaç kilo et alınır? O evin kirası kaç paradır, elektriği, suyu?

Kaç ekmeğe bedeldir, mesela, bir asgari ücret?

******

Otuz sekiz lira bir kilo pirzolanın fiyatı; bir kalem pirzola yiyemeyen çocuk, çocuk mudur?

******

Öyle güllük gülistanlık ki ülke ver vergiyi, yükle sırtına, gıkı çıkmaz nasıl olsa!

Üç öğün tarhana çorbasına ekmek banarak doyanların sesi, isteseniz de, çıkamaz zaten!

Korkuları öyle büyüktür ki; ellerinde olanları da kaybetmek istemezler.

Öyle açmaz, öyle zor durumdalardır…

Bir ton kömür, beş paket makarna yüzlerini güldürür…

******

İlle de ülkenin sağlığını düşününen yöneticilere sesleniyorum: Öncelikle düzgün beslenme konusuna eğilin! Bırakın sigara ve içki ile uğraşmayı da, vatandaşların beslenmelerine yardımcı olun!

Hani, doğru beslenmesinden falan geçtik, beslensinler yeter ki!

Bir de, ihraç edilmeye kalkışılan ürünler ihraç etmek isteyen ülkeler tarafından analizler sonucu reddedildiğinde bizim ülkemize geri çekilip de bizlere kakalanmasın, mesela!...

******

Yahu, devlet yapa yapa bir kilo peynir, olmadı bir kilo et tutarında zam yapıyor; o bir kilo peynire, bir kilo ete gelen zamlar, alım gücü falan, oooo….

Laleler dikiliyor parklara, şekerim, her bir lale senin çocuğuna biçilen değerden, neredeyse, daha yüksek!

******

Bir kibrit kutusu peynir = bir lira, üç-beş zeytin = bir lira, domatesin kilosu beş lira, salatalık ucuzladı, hormonu fazla mı verdiler ne?

******

Eee, insan merak ediyor: Bizi yönetenler nasıl besleniyor?

 

htp://twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onlar meclis lokantasından besleniyor üç kuruşa, memura vermeye çalıştıkları zam oranı kadar. Acaba her il'e bir meclis lokantası açmayı düşünmezler mi halka açık. Fakir fukara da dengeli beslensin üç kuruşa...Böylece turnayı gözünden de vururlar. Halk dengeli beslendiği için hastalıklar da ortadan kalkar ve sağlık harcamaları da en aza iner...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 22.05.2012 9:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1332
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster