Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Nisan '15

 
Kategori
Üniversitelinin Sesi
Okunma Sayısı
227
 

Hadi pess atalım

 
Üniversitelerin en yoğun ve kalabalık zamanlarıdır vize haftaları. Final haftasından bile kalabalıktır çünkü  vizelerin bütünleme gibi bir telafisi yoktur. O yüzden girmek zorundasındır bu sınavlara. Öyle günler çok önemlidir. Fakültenin tüm yakışıklıları ister istemez ordadır. Diğer zamanlar görmediğin bir dünya kişi bir anda sınıf arkadaşın olmuştur, alt dönemden tanıdık falan olmuştur hepsi. İşte tam da öyle bir günde arkadaşım ne dese beğenirsiniz. "Hadi pess atalım Rana" !!!Korkuyla bağıran yüz!!!
Bende hemen tamam dedim. Sınavdan yeni çıkmışız, hava soğuk, servisin gelmesine daha kırk dakika var, neden olmasın. Ama olmasın. Mümkünse olmasın. Neden olsun ki. Niye. Kantindeki onca kalabalığa rağmen onca yakışıklı çocuğa rağmen,  bu işi bilen bir dünya çocuğa ragmen nedennn !!!
Ama oldu. Artık çok geç, kiraladık yarım saatlik bir masa ve aldık kolları elimize. Oturduk 3 numaralı masamıza ve başladık. Aslına bakarsanız ilk 10 dakika pek de başlayamadık.
Kumanda kolunun hangimizde olduğunu anlamak bile 5 dakika sürdü zaten. BendeymişKeyifsiz yüz Bende ne anlarım ya takım seçmekten falan. Koldaki tüm tuşlara basarak sonunda oyunu başlattım. Herşey çok güzeldi. İlk başta biraz zorlandığımızı kabul ediyorum ama sonradan baya iyi oynadık. Zaten arkadaşımda Messi falan vardı o sürekli gol attı durdu. Tabi bu sırada baya bi de heyecanlandık yani 'hadi kızım',' koş be', 'hadi vur vur' falan demeye başlamışız sonradan farkettik. Sizin anlayacağınız her şey mükemmeldi. Taakii arkamızdaki çocuklar bize seslenene kadar. İşte o an anladık ki bir yerde yanlış yapıyormuşuz. Çocuk bizden kollardan birini istedi bizde verdik birkaç tuşa falan bastı bize hangi tarafın hangimiz olduğunu falan sordu bizde söyledik. Sonra siz yer değiştirin falan dedi bizde kalktık arkadaşımla yer değiştirdik. Bayaa bildiğin o benim oturduğum yere oturdu ben onun yerine oturdum. Bunlar başladılar gülmeye.  Hepsi birden. Acımasızca kahkaha attılar bize. Bizde anlam veremeyerek onlara baktık. Çocuk dediki kolları değiştirmeniz lazim oturduğunuz yeri değil dedi. İşte o an, o an keşke olmasaydı. Keşke yok olsaydık orda o saçma kollarda saçma oyunda orda öylece kalsaysı da biz yok olup gitseydik keşke. Ama olmadı. Bununla yüzleştik malesef. Tekrar kendi yerlerimize döndük ve bu kez kolları değiştirdik.  Ama onlar hala kendi aralarında gülüp bir şeyler tartışmaya devam ettiler. Diğer çocuk tekrar gelip kolu istedi ve benim çıkmak için çalıştığım sayfalara geri döndü ve arkadaşıma dediki 'aslında bunu sen oynamıyorsun kendisi otomatik oynuyo' dedi. Biz şaşırdık kaldık, oysaki o kadar da gol atmıştı. Nasıl olurdu bu! Nasıl? Ama olmuştu işte.  O müthiş hareketleri yapan o değildi yani. Zaten tahmin etmiştim ben onun bu kadar iyi oynayamayacağını Göz kırpan yüz Üzüldük tabi ama daha da önemlisi rezil olduk. Resmen çocuklar sabahtan beri bizimle dalga geçiyorlarmış. Bizde saf saf heyecanla oynadığımızı sanıyormuşuz. 
Sonradan çok eğlendik tabii, çocuklara teşekkür edip gidince en az bir hafta güldük buna ve kimseye anlatmamaya karar verdik. Malum bayaa bi rezil olmuştuk hemde okulun en kalabalık zamanlarında kim bilir kimler duydu, kimler gördü yada o çocuklar kimlere anlattı. Gayretli yüz
Ayfer Gözübüyük, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 374
Kayıt tarihi
: 05.01.15
 
 

Öğrenciyim demem sanırım her şeyi açıklar. Burda her şey kafama göre, yani bana göre .  ;) ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster