Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
844
 

Hadise Susurluk ve Ergenekon, giden hafıza, kaybolan silahlar

Hadise Susurluk ve Ergenekon, giden hafıza, kaybolan silahlar
 

Kutsal devletimizin medar-ı iftarı evlatları mesai hadisesine özenle sarılıyorlar.
Bu ne şevk, bu ne istek, bu ne bağlılık.
Gözlerim yaşardı.
Kutsal devletleri elden gidiyor ya kendilerine devleti korumaya vehmetmişler.
Asla bu vehim arzulardan vazgeçmemeye and içmişler.
Ve dostlar, bu evlatları ki eşlerine ve de benzerlerine yeryüzü coğrafyasının hiçbir toprağında rastlayabilmek katiyen mümkün değildir, “devlet sırrı” denen zırhın arkasında oryantal oynuyorlar.
Ciddi kurumumuz TSK açıklamasını patlatıveriyor öğle saatlerinden sonra.
“Basında çıkanlar gerçeği yansıtmamaktadır.”
Nasıl yani?
Merak ettim.
Yansıması gereken gerçekler nedir acaba?

Yargıtay 8. Ceza Dairesi.
Ne olmuş demeyin şimdi Yargıtay 8. Ceza Dairesine.
Anlatalım.
2003/12151 esas olup, 2004/1545 karar nolu ve 27.02.2004 tarih.
Birilerinin mahkumiyetine neden olan tarihler, sayılar ve dosyaları ifade ediyor şu yukarı satırdaki bil cümle rakamlar ve taksimler.
Bakınız kimlermiş bu mahkumiyet kararına nail olan zevatlar.
Yarbay Korkut Eken.
Emniyet Müdür İbrahim Şahin.
Polis Memurları Ziya Bandırmalıoğlu, Ayhan Akça.
Kumarhaneci Sami Hoştan ve ekürisi Ali Fevzi Bir.
Başkaca kim mi?
Hani şu Bahçelievler katliamının sanığı Haluk Kırcı.

“Şimdi bu isimlere neden geri döndük?” demeyin.
Önemli.
Şundan.
Susurluk hadisesinin en önemli aktörü kuşkusuz Mehmet Ağar’dı.
Mehmet Ağar’ın o dönem de paçayı yırtmasının nedeni o meşhur “devlet sırrı” zırhıydı.
Ne diyor du Mehmet Ağar? “Devlet sırrıdır, konuşamam”.
“E hadi bakalım konuşma” demesek de boynumuz kıldan ince olduğu için bir şey diyemedik.
O dönem de konuşmadı, ama 09 Şubat 2009 tarihin de muhterem yargılanacak.

Mehmet Ağar Susurluk hadisesinde ki kayıp silahları Yarbay Korkut Eken beyefendiye vermiş.
Pardon efendim, Mehmet Ağar talimat vermiş bu silahların Yarbay Korkut Eken’e verilmesini.
Kayıp silahlardan bir tanesi Susurluk mercedesinden çıkmıştı hani.
Oysa mercedeste 31 adet silah bulunuyor muş.
Ve silahın bir tanesi mercedeste bulunmuşsa o zaman ortada kayıp olan 30 adet silah mevcut.
Kayıp silahları talimatla alan Yarbay Korkut Eken 20 adet silahı geri vermiş.
Veya getirmiş.
Her neyse.
Bu kayıp silahlarla ilgili bir dava açılıyor ve Yarbay Korkut Eken ve İbrahim Şahin birer yıl hapse mahkum oluyor.
İşte o Yargıtay 8. Ceza Dairesi verilen mahkumiyet kararını bozuyor.
Bu defa devreye İstanbul 6 Nolu DGM devreye giriyor ve bu iki isme altışar yıl mahkumiyet veriyor.
Yargıtay 8. Dairesinin cezayı bozmasının nedeni “eksik soruşturma” olarak gösterilmişti.
İşte Sabih Kanadoğlu bu duruma müdahale ediyor ve karar onanmadığı takdirde davanın zaman aşımına uğrayacağını ileri sürüyor.
Bu nedenden ötürü Yargıtay Ceza Genel Kurulu verilen mahkumiyet kararını onamıştır.
İşte ne oluyorsa esasen bundan sonra oluyor.
20.02.2002 tarihinde ünlü şahsiyet İbrahim Şahin Metris cezaevine giriyor.
Lakin İbrahim Şahin nasıl oluyorsa birden hafıza kaybına uğruyor.
Devletin ilgili kuruluşlarından raporları alınıyor.
Ve bu raporlara dayanarak Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer muhteremi affediyor.
Affa uğrayan İbrahim Şahin nasıl oluyorsa kısa bir süre sonra hafızasını tekrar kazanıyor ve yine alengirli ilişkilerin tam göbeğinde devleti koruma ve kollama görevine soyunuyor.
Ama çok geçmeden bu defa Ergenekon hadisesinin kilit ismi olarak karşımıza çıkıyor.
Evin de bulunan krokiden hareketle yapılan kazılarda bir dizi silah ve mühimmat bulunuyor.
Ve silahlar 2004 tarihli gazetelere sarılmış.

Hafıza kayıplı muhterem bakalım nelerden bahsedecek.
İlk ve önemli bahsini yaptı, lakin TSK’nın yalanlama yanıtı gecikmedi.
Nereden belli, belki İbrahim Şahin TSK’yı zayıflatmak adına bir şeyler söylüyordur.
Olamaz mı?
Olur olur.
Komplolara meraklı milletiz ya, neden olmasın.

Neyse efendim, gelişmeleri izlemeye devam edelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Mission: Impossible" (yazılışı ve anlamı doğru mu bilmem kopyaladım yapıştırdım) dizi filmini ve seri filmlerini taş çıkartacak gelişmeler. Heyecanla takip ediyorum. Sonra olayların akışından kendimi kurtardığımda bir titreme sarıyor bedenimi hukukun katledilişini gördükçe, bir de bu olayların geçtiği yerde yaşayanlardan biri olduğumu düşündükçe.

Hakkı Uysal 
 14.01.2009 8:27
Cevap :
Hukukun katledilmesi değildi aynı uygulamalar elitlere reva görülünce zihnimize yerleşen o "bu kimselere kimse dokunamaz" anlayışı yıkılıyor. Eğer hukuk çiğnendiyse ki bu topraklarda hayli fazlaca tanık olduğumuz bir durumdur, şu son dokunulan şahıslara karşı çiğnenen hukukun diğerlerinin yanında esamesi dahi okunmamalı. Selamlar.  15.01.2009 8:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1100
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster