Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Aralık '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
547
 

Hafta içi birgün, evde

Hafta içi birgün, evde
 

Hafta içi bir günde evde olunca anladım ki, iyi ki belgesel kanalları var.


Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece Bala’dan gelen sarsıntıyla uyanınca üzerimde o anda hissettiğim bir üşüme vardı. Korkuyla yataktan fırladığım için olduğunu düşünüp sakinleşeyim diyerek bilgisayarın başına oturdum. Hızlıca bir yazı yazıp yayımladım (1). Az sonra hafif hafif titreme de başlayınca anladım ateşimin çıktığını, meğerse korkudan değil, hastalıktanmış.

O gece ve gün boyunca doğru düzgün uyuyamadım, bilgisayarın başına geçecek gücüm de olmadı ve televizyonda zaping yaptım.

Hafta içi bir günde evde olunca anladım ki, belgesel kanalları ve Türk Filmi yayınlayan kanallar olmasa bakılacak hiçbir şey olmayacak, iyi ki onlar var.

Kanalların çoğunda birbirine benzer programlar vardı, ya magazin dünyasının ünlülerinin dedikodusunu yapıyorlardı veya tanınmayan insanların özel yaşamlarını masaya yatırmışlar, heyecanla tartışıyorlardı. Eski eşler, yeni sevgililer, eski sevgililer, yeni eşler stüdyoda veya telefonda en özel konuları sıkılmadan konuşuyorlardı. Sanki kötü bir film seyreder gibi oldum, birkaç dakikalık zaplarda. Magazin programlardaki dejenerasyonun boyutu bile bu programlardaki dejenerasyonun boyutuna ulaşması olanaksız.

Bu tür programların olmadığı birçok kanalda da ekonomi programları var, orada uzmanlar çıkıyor ve kendilerinin de inanmadıklarını sandığım görüşler açıklıyorlar, ileriye yönelik tahminler yapıyorlar. Biriler kaybedip biriler kazandığına göre bu söylenenlerin tutmadığı belli.

Saat başlarında haber vardı. Sabah saatlerinde Ankara-Bala’da gece olan 5, 5 şiddetindeki deprem haberi vardı. Öğleden sonraki saatlerde Pakistan’dan gelen haber güne damgasını vurdu.

Komşu apartmanın bahçesine konulmuş güzel bir kulübenin önüne bağlanmış kocaman bir köpek depremden sonra bir başladı havlamaya, gün boyunca da havladı. Bu havlamalar yüzünden bir türlü uykuya dalamadım, Bu sırada hayvan sevgisi mi, insan sevgisi mi onları sorguladım kafamda. O köpek, onu seven bir kişi tarafından oraya bağlanmış. Bu kadar çok havlıyorsa demek ki mutsuz. Önce artçı depremlerin sarsıntılarını daha iyi hissettiği için havlıyor sandım ama hep sürünce öyle olmadığını anladım. Apartmanın bahçesinde bağlı bir köpek oraya komşu apartmanlardaki 50 aileyi rahatsız ediyorsa, bu da sorgulanması gereken başka bir konu.

Hafta içi bir günde evde zaman böyle geçiyormuş.

Ankara, 28 Aralık 2007

(1): Ankara’da 5, 5 şiddetinde deprem (27-12-2007)) http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=82844

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Havalar soğuk, etraf mikroptan kırılıyor herkes hasta... Şöyle dolu dolu bir kar yagabilsede her taraf tertemiz olsa.... Sana çok çok geçmiş olsun diliyoruz Emre'yle...

seval çetinkaya 
 29.12.2007 11:24
Cevap :
Kar bekliyorum ben de, yeni yıla bembeyaz girebilsek ne güzel olur. Teşekkürler geçmiş olsun dileklerine. Emre'yi öpüyorum. Sevgiler.  29.12.2007 11:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2401
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster