Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '11

     
    Kategori
    Günübirlik Turlar
    Okunma Sayısı
    503
     

    Haftasonu Günübirlik Turlar

    Haftasonu Günübirlik Turlar
     

    Erfelek Şelaleleri


    Yaşadığımız Şehir Büyük - Habitatımız Küçük

    Yağmur yağar, strese gireriz...Yine trafik yoğun olacak, yine işten eve dönüş çile olacak diye. Hergün trafikde 1 saatten az vakit kaybeden herhalde çok az şanslı insan vardır İstanbul'da. Tarihi, kültürü ve coğrafi konumuyla herkesi kendine hayran bırakan dünyanın en güzel şehirlerden biri olan İstanbul. Mukim olarak yaşamanın zor, ama turist olmanın harika olduğu bir şehir oldu artık. Zira bu koca şehirde 30'lu yaşlardan itibaren çoğumuzun yaşam alanı, ofis ve ev metrekareleri ile sınırlanmış durumda.

    Belli bir yaştan sonra mesleği dışında merak ettiği bir alanda vakit ayırarak kendini geliştirme arzusu nükseder. Tek düze yaşanagelmiş yaşam tarzının dışına çıkıp, hayatını yeni renkler yeni zevkler katarak zenginleştirmek ister. Ama ne zamanı ne de enerjisi vardır günlük hayatın temel ve basit ihtiyaçlarını giderebilmek için verilen meşakatli uğraşlardan. Bu yüzden birgün, işi, gücü, herşeyi geride bırakıp, küçük bir sahil kasabasında yaşamak gibi hayali olmayan da yok gibidir.
     
    Aslında İstanbul ekosistemi bu kadar ağır tahribata maruz kalmadan önce, kuş göç yollarının merkezinde bulunan, sık ormanlarla çevrili, kendine has endemik bitki türleri barındıran bir bölgenin ortasında kurulmuş,  bir medeniyet merkezi iken, bugün yere baktığımızda beton, havaya baktığımızda yine beton bloklardan oluşmuş binalardan başka birşey göremediğimiz klostrofobik bir mekan olmuş durumda. Geceleri ise suni ışık kirliliğinden dolayı görülebilen yıldız sayısı parmakla sayılabilecek kadar az. Daha çok neon lambalı reklam tabelaları, havaya tutulmuş spot ışıklarının bulutlara bıraktığı izler ile, birçok şaire, besteciye ilham vermiş olan İstanbul'dan eser yok artık. Yerine panik atak, depresyon yada sürekli endişeli olma ruh halinde yaşayan yığınların karıncavari yaşam izleri hakim.
     
    Sağlıklı yaşamak için yeterince destekleyici çevresel faktörlerin bulunmadığı İstanbul gibi büyük şehirlerde, en azından günlük hayatın stresinden kurtulmak için, alternatif olarak o şehrin hızlı gece hayatına kendini kaptırarak rahatlamak isteyenlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Oysa sonuç yine sağlıksız bir hayatı tercih etmekten başka bir seçeneğe çıkmıyor. Bu kısır döngü içinde, karikaturist MetÜst'ün dediği gibi biz bu hayatı değil "bu hayat bizi yaşıyor".
     
    Merak duygusunun en temel güdü olduğunu düşünmüşümdür hep. Yaşamayı anlamlı kılan, sorularımızın cevaplarını bulmak için harcadığımız çabalar ve cevabı bulduğumuzda ürettiğimiz yeni sorular, ve yeni arayışlarla geçen zaman...Bir ömür. Oysa bu karmaşa içinde, farkında olmadan zaman akıp giderken, biz içinde hareketsiz bir şekilde pozisyon almış, herşeyin bitmesini beklermişçesine , dünyaya, evrene karşı ancak pasif bir duruş sergiliyebiliyoruz. Bir günlük zamanın sadece bir kaç saatini kendimize ayırma şansımız varken, günün yorgunluğu, üzerimize sinen bezginliği bu kısa zaman dilimini de aktif ve yapıcı bir şekilde değerlendirme şansını bizden alıyor.
     
    Geriye ise haftasonu zamanımızı nasıl değerlendirdiğimiz öne çıkıyor. Tercih olarak, ya gece dışarı çıkıp eğlenmek, - ki başka bir yorgunluğun eklenmesi genelde - ya da pazartesi günü dinç bir şekilde işe başlamak adına, evde oturup TV izlemek seçeneklerinden birine yöneliyoruz. Ama nedense buna rağmen yeni haftaya yine yorgun başlıyor ve acaba bende kronik bir yorgunluk hastalığı mı var diye sorunu kendi kontrolumuz dışındaki etkenlere bağlıyoruz.
     
    Oysa haftasonlarını alternatif sağlıklı yaşam geliştirmek adına yapacağınız faaliyetlerle geçirmek,hayata bakış açınızı pozitif yönde etkileyerek, gerek iş yaşantınıza gerekse de, sosyal ilişkilerinize pozitif yönde katkı sağlar ve kendinizi hayatta edilgen değil etken konumda hissettirir. Bir hobi şeklinde edinebileceğiniz herhangi yeni bir alışkanlık, uğraş, kendinize ait, birbirinden izole edilmiş paralel iki hayat, mutluluğunuza ve genel performansınıza tahmin edebileceğinizden fazla olumlu etkiler bırakabilir. 
     
    Bir hobi edinmek konusunda da sıkıntı yaşıyorsanız, en azından haftasonları şehirden uzaklaşmak için, gezilere katılmak, doğada yürüyüş yapmak, çeşitli acentaların düzenlediği günübirlik turlar ile dere tepe yürümek, kuş ve akarsu seslerinden başka gürültü duymayacağınız (ki gürültü müdür gerçekten ?) yemyeşil ormanlarda, yaylalarda bol oksijenli faaliyetlere katılmak da benzer şekilde sizi aktif olarak dinlendirecek, kendinizi çok daha iyi hissettirecektir. Tek yapmanız gereken cumartesi sabah, iş için kalktığınız saatte kalkmak! Başlamanın en zor olan kısmı sadece bu işte. Ama emin olun, akşam evinize dönüş yolunda, kendinizi "bir daha ki sefere nereye gitsem", veya "hangi faaliyete katılsam " şeklinde plan yaparken bulacaksınız. Kısaca bir kere bu tarz bir etkinliğe katıldığınızda, sağlıklı ve eğlenceli yeni bir alışkanlık sahibi olma yolunda ilk adımınızı atmış olacaksınız. Çünkü bu tip aktiviteler kendi motivasyonunu içinde barındırdığından bir süre sonra izinlerinizde tatil yapma tercihlerinizi de etkileyecek. Yıllık tatillerinizde edindiğiniz bu yeni alışkanlık paralelinde, vaktinizi değerlendirebilmek için can atacaksınız.
     
    İster doğa yürüyüşü, ister açık hava sportif faaliyetleri, ya da eğitimi, isterseniz kendine özgü kültür değerlerine sahip yöre gezileri, şeklinde programları bulunan çeşit çeşit günübirlik turlar için, internet üzerinden online rezervasyon yapabildiğiniz, www.breakoutdoor.com adresine göz atmanızda fayda var. Size uygun günübirlik bir aktivite bulabileceğiniz gibi, Afrika'da safariden, Moğolistan steplerinde at üzerinde seyretmeye, kutuplarda husky'kerin çektiği kızaklarda seyahat etmeye kadar, şuan okurken bile heyecan duyduğunuz alternatif tatil programlarını; yelken, yamaç paraşütü, scuba, hayatta kalam teknikleri gibi başlangıç ve uzmanlık eğitimlerini bulabileceğiniz bir platform. 
     
    Bir önsöz olarak hazırladığım bu yazı, devamında Istanbul ve Ankara'dan günübirlik olarak yapılabilecek faaliyetleri ve lokasyonları tanıtarak bilgi paylaşımında bulunacağım serinin başlangıcı idi...

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 503
    Kayıt tarihi
    : 04.12.11
     
     

    Elektronik ve Haberleşme Mühendisiyim, Internet teknolojileri ve Telekomunikasyon seköründe çalış..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster